Paylaş
Tüm Sayılar      2022      Sayı 200 - Şubat 2022      Badem ve Luna

Badem ve Luna

Yayınlanma Tarihi: 03 Şubat 2022  /  Son Güncellenme: 03 Şubat 2022

Adalar’da “Satın alma-Sahiplen” kararını verenlerle söyleşileri sürdürüyoruz. Bu sayımızda konuklarımız Badem ile Luna için Melis Şeyhun Çalışlar.

Sizi tanıyabilir miyiz? Kaç yıldır adada oturuyorsunuz? Daha önce köpek baktınız mı? İlk ise nasıl karar verdiniz?

İsmim Melis Şeyhun Çalışlar, 48 yaşındayım, editör, yazar ve çevirmenim. Doğduğumdan beri Büyükada Nizam’da aynı evde oturuyorum. Eşim de benimle birlikte adalı oldu. 9 yaşında bir kızımız var pati düşkünü. Çocukluğumda yaz ayları adadaki bahçede köpeklerle geçti hep, ama kışın şehirde apartmanda oturduğumuz için ebeveynlerim eve köpek almama izin vermezdi. Dolayısıyla, köpeklerle haşır-neşir olmama karşın kendi evimde hiç köpek bakmamıştım. Ta ki bir gün Badem kapımızı çalana, sonra da Luna yoluma çıkana kadar.

Satın Almayıp SAHİPLEN yapma kararınız çok kıymetli, nasıl karar verdiniz barınaktan ya da sokaktan bir köpek edinmeye? Aileye ve eve adaptasyonu nasıl oldu? Barınaktan/sokaktan köpeği ilk seçiminiz nasıl oldu? Sahipleneli ne kadar oldu? Adını kim koydu?

Badem 6.5 yaşında bir Golden Retreiver. Büyük ihtimalle adaya terk edilmiş. Biz bulduğumuzda yaklaşık 1 yaşında, kısırlaştırılmış, sokakta kalmaktan tasmasının pembe rengi tüylerine akmış, aç-bilaç, sıskası çıkmış haldeydi. Ada’dan bir dostumuzun kapısına gelmiş, o da bize haber verdi, “Bahçeniz müsaitse geçici olarak alabilir misiniz?” diye. Eve ilk geldiği günü hiç unutmuyorum. Yokuş yukarı koştu, koştu, sonra arka patilerinin üzerinde ayağa kalkarak bana sarıldı. O anda zaten Badem’in bizim eve ait olduğunu hissettim. Eşim başta çok direndi. Önceki hayatlarının hepsinde büyük ihtimal kedi olduğu ve kedi de çok sevdiği için köpek görünce hemen kabarır, tıslar! Ama zaman içinde o da çok alıştı. Badem eğitimli de olduğu için eve adaptasyonu çok kolay oldu. Söz dinler, tuvaletini haber verir, tasmayla rahat gezer, herkesle geçinen, iyi huylu bir pamuktur.  Adını ben koydum; insanın içine işleyen “badem” gözleriyle konuşur hep. Bizim evde beş tane de kedi var, hepsi sokak mahsulü. Onlara karşı da çok sevecen ve saygılıdır.

Luna ise 1.5 yaşında bir Kangal kırması. 40 günlükken sabah koşum sırasında karşıma çıktı, ezilir korkusuyla tişörtümün içine koyup eve getirdim. Annesinin izini sürdüm, sahibini buldum. Yavrulara bakamadıklarını, sahiplenmek istersem bende kalabileceğini söylediler. Badem’e bir kardeş iyi olur diye düşündüm. Dolunayda bulduğum için de adını ay anlamına gelen Luna koydum. Luna, derginin Ocak sayısında haberi çıkan ve barınaktan sahiplenilen Rita’nın da kardeşi aynı zamanda.  Ailemize bebekken katıldığı için, daha önce tecrübe etmediğimiz tuvalet eğitimi, tasma kontrolü, temel itaat, vs. gibi bütün evreleri biraz el yordamı, biraz da eğitmen desteği ile öğrendik. Luna’nın karakteri Badem’e göre çok farklı; nasıl aynı evde büyüyen, aynı eğitimi alan kardeşler bambaşka kişilik özelliklerine sahip oluyorsa, bu canlar da öyle. Badem evin ağırbaşlı, sakin, duygusal ablası, Luna ise son derecede koruyucu, hareketli, meraklı bir sevgi böceği.

Aile bireylerinin hayatlarına ne kattı bu canlar? Sahiplenmek isteyenlere önerir misiniz?

Ben evde patisiz bir hayat düşünemiyorum. Pek çok insan, “Bakamam, ayak bağı olur, komplikasyon yaratır,” gibi düşüncelerle köpek sahiplenmekten imtina ediyor. Oysa bu canların aile hayatına, hele de -evde varsa- çocuklara muazzam bir katkısı oluyor. Sorumluluk duygusunu, hayvan sevgisini, sahipsiz hayvanlara kol kanat germeyi, satın almaya karşı çıkmayı, tüm canlılara aynı sevecenlikle yaklaşmayı öğrenmekle kalmayıp çevrelerine de öğretiyorlar. Benim kızım iyice aktif bu konularda artık, bütün arkadaşlarına da #satınalmasahiplen felsefesini yayıp duruyor!

Teşekkürler Sevgili Melis.

Luna, Badem, Mırmır, Zagor, Mishuki, Ponpon ve Boncuk’suz bir hayat çok renksiz ve tekdüze olurdu. Sokakta yaşayan, terkedilmiş canlara kucak açıp onlara sevgi ve güven duygusu verebilecek herkese sesleniyorum, tavsiye etmenin ötesinde, yakarıyorum: Lütfen siz de en az bir köpek sahiplenin, hele de adada yaşıyorsanız. Koşulsuz sevgi alma ve verme gücünün sınırlarını keşfedeceksiniz.   


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.