Paylaş
Tüm Sayılar      2022      Sayı 200 - Şubat 2022      Adalı’nın 200’üncü Sayısı ile Merhaba

Adalı’nın 200’üncü Sayısı ile Merhaba

Yayınlanma Tarihi: 03 Şubat 2022  /  Son Güncellenme: 04 Şubat 2022

İstanbul Adaları yerelinde aylık periyodik yayın olarak yayın hayatına başlayan Adalı dergisi, 200’üncü sayısına ulaştı. Ne İstanbul’da ne de Türkiye’nin herhangi bir ilçesinde bu kadar uzun soluklu bir periyodik yayın kaldı mı, hatırlamıyorum. Bu bile başlı başına bir başarı öyküsüdür.

2003 Temmuz’unda başlamıştık bu güzel yolculuğa. İlk sayı büyük bir heyecanla hazırlanmış, basılmış ve büyük ilgi görmüştü. Dün gibi gözümün önünde. Aynı yönetim kurulunda birlikte görev yapmaktan onur duyduğum gazeteci abimiz Necmi Tanyolaç ilk sayıyı gururla eline almış, övgü dolu sözler söylemişti. Dergiye yazmak ve yazdırmakla yetinmemiş, Vakfa gelir sağlayabilmek için reklam peşinde bile koşmuştu.

Öyle nice gönüllü katkıyla, gönülden destekle başladı Adalı’nın öyküsü ve bugünlere kadar geldi. Bu süreçte ben dahil yorulanlar oldu. Bayrak değişimleri yaşandı. Yeni enerji ve soluklar devreye girdi. Zaten öyle olmasa sürmezdi. Hepimiz birbirimizden öğrendik. Yeni insanlar, yeni Adalılar tanıdık. Zengin dostluklar biriktirdik. Bir bölümü artık aramızda olmayan dostlarımızdan söz ediyorum. Ama bıraktıkları hoş seda, derginin sayfalarında duruyor ve duracak.

200 sayılık yolculukta emeği olan yüzlerce insan var. Saymaya kalksak unuttuğumuz birileri çıkacak ve haksızlık edeceğiz.

Ama o ilk günlerden bugüne soluğu hiç eksik olmayanlara, hepsini temsilen sevgili Bercuhi Berberyan üzerinden selam göndermek de boynumuzun borcu olsun.

Dergi Adalar Vakfı’nın dergisiydi ama hiç bir zaman Adalar Vakfı yönetiminin yayın organı olmadı, bağımsız yapısını korudu.

Derginin yayınına karar verdiğimizde, Adalı’nın Adalar Vakfı Yönetim kurulu ile ilişkilerini de tanımlamıştık. Vakıf yönetimi adına aynı zamanda yayın kurulunda da görev alan isimler sorumlu olacaklardı. Yönetim Kurulu dergiye müdahale etmeyecekti. Derginin o ilk yıllarında başkan Aykut Mutlu’nun tutumunu özellikle not etmek isterim. Zaman zaman, özellikle de yerel siyasetin dalgalı dönemlerinde kaleme alınan yazılar, gerek dergi yönetimi ve ama daha da çok vakıf yönetimi üzerinde baskı oluşturmuştu. Ben de kişisel olarak bu baskılara muhatap olduğumu hatırlıyorum. Ama hiçbir zaman yazarlarımıza bunu yansıtmamaya çalıştık, onların başının dik durmasına özen gösterdik.

Şimdi basının içinde bulunduğu iklimi izliyorum da, ne iyi yapmışız diyorum.

Adalı’nın işte bu 19 yılı bulan 200 sayısının kısa öyküsünü, dergimizin bu sayısında bulacaksınız.
Ama bu sayı, herhangi bir sayı değil.
19 yıllık öykü, dergide dönem dönem yaşanmış bayrak değişimlerinin de tarihi aynı zamanda.
200’üncü sayı da öyle.
Vakfımızın ve dergimizin son on iki yılında, özellikle de internete taşımaya karar verdiğimiz dönemde sevgili arkadaşımız Bülent Özden imdadımıza yetişmişti. Adalar Müzesi’nin elektronik alt yapısı, tüm gösterimlerine ve daha bir çok sorununa ek olarak vakfın internet yayıncılığında da önemli bir sorumluluk almıştı üzerine. Bugüne kadar bir gün bile aksamadan o büyük sorumluluğun gereğini yerine getirdi. Gecesi gündüzü, bayramı tatili olmayan bir sorumluluktu bu.

Bülent, 200’üncü sayıya bir kala, iş yaşamına yeni bir yön vermek amacıyla izin istedi.
Ve örnek bir devir süreciyle, bayrağı yeni arkadaşımız Murat Kezli’ye bıraktı.
Bu değişim, dergimizin yeni Yayın Kurulu ile yeni bir enerji ve soluk yakaladığı döneme de denk düştü. Son iki aydır, Adalar Vakfı Danışma Kurulu’ndan doğan Yayın Kurulumuz etkin bir çalışma yürütüyor. Sorumlulukların ve alınan yüklerin paylaşıldığı, içerik olarak önceki döneme göre bir nitel değişimin ipuçlarının geçen sayıdan itibaren gözlendiği güzel bir dönüşüm.

Hem yazarların çeşitliliği, hem ele alınan konuların zenginliği ve derinliği, hem de Murat Kezli arkadaşımızın yarattığı yeni form ve sunuşla hissedilecek bu dönüşüm üzerine düşüncelerinizi bizden esirgememenizi dileriz.

Derginin 100’üncü sayısı için yazdığım ve Adalar’ın ve Adalar Vakfı’nın 30 Yılı kitabına taşıdığım cümleyi, 200’üncü sayının sunuşuna son söz olsun diye buraya almak isterim:
“Peki ben nice 100 sayılara Adalı dergisi dersem, beni duyan, bana inanan olur mu? Ben diyeyim de…”

Sağlıklı günler…


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.