İÇİNDEKİLER | Sayı 203 – Mayıs 2022


Paylaş
Tüm Sayılar      2022      Sayı 203 – Mayıs 2022      Sunuş: Hatıra, Hatırlama, Hafıza…

Sunuş: Hatıra, Hatırlama, Hafıza…

Yayınlanma Tarihi: 04 Mayıs 2022  /  Son Güncellenme: 05 Mayıs 2022

Bir dergi sayısının ortaya çıkışı hemen her zaman benzer koşullarda gerçekleşiyor. Derginin yayın kurulu genellikle o sayı için belirlenen bir izlek ekseninde yazarlarına yazı siparişleri veriyor, gelen yazılar değerlendirmeden geçiyor ve bir bütün ortaya çıkıyor. Kimi zaman da bu bir “dosya konusu” olabiliyor. Adalı Dergisi’nde durum biraz daha farklı; bu derginin genel teması Adalı olması. Evet, yine birbirinden değerli üyelerden oluşan bir yayın kurulu var ve yazılar bu kurulun yayın ilkeleri doğrultusunda elekten geçiyor ama yazılar “sipariş” edilmiyor. Sonuçta Adalı Dergisi bir edebiyat, tarih ya da bilim dergisi değil; kuruluşundan bu yana katkıda bulunmaya gönül veren ve aralarına yeni katılanlarla zenginleşen derginin bir yandan Adalar’a dair eski-yeni haberleri de bünyesinde toplayan bir özelliği var.

Mayıs sayısındaki yazıları yayına sunmadan önce gözden geçirirken bu kez hepsinin aslında -belki de tesadüfen- çok önemli bir noktada kesiştiğini fark ettik: hatırlama, hatırlatma, hafıza. Müze arşiv ve sergi mekanlarında hayat bulan bir Adalar geçmişi, Balkan Naci İslimyeli ve Arto Berberyan gibi derin, anlamlı ve kalıcı izler bırakarak aramızdan ayrılanlar, Hasan Çavuş gibi adı bile bilinmeden kaybolup gidenler, lavanta kokusuyla bizi sarmalayan doğal miras, hayatımızı şekillendiren Marmara Denizi’nin geçmişi ve bugün geldiği hâl, Eski Mektep’in geçirdiği evreler, emekçilere destek vermek uğruna gözünü kırpmadan kendini feda edenler, doğanın dengesinde güçlünün varoluş biçimleri, adaya dair çocukluk anıları, Sait Faik’in pasaport öyküsü, Marmara Adası’nın kaybolan değerleri ama hepsinden önemlisi, Gezi davası ile yitirilen ve asla yerine koyulamayacak hakları, özgürlükleri en verimli çağlarında ellerinden alınan dostlarımız, kardeşlerimiz, evlatlarımız…

Tarihin zıttı değilse de seçenek olarak hafızaya duyulan ilgi, hafızanın kendisini tarihsel söylem karşısında “şifa verici” bir seçenek olarak sunmasından kaynaklanmaktadır diye yazıyor Kerwin Lee Klein bir makalesinde. Hafızaya, hatıralara, hatırlatmaya duyduğumuz ilgi kadar bugüne de kayıtsız kalmıyoruz, kalamıyoruz: bugünün yaşanmışlıkları, geleceğin hatıralarını, hafızasını oluşturacak. Bu şüphe götürmez gerçeğin tanıkları olarak bizlere düşen sesimizi birlik içinde yükseltmek; şimdiyi yarına nasıl taşıdığımız, geleceğin hafızasını nasıl oluşturduğumuz, çocuklarımıza ve dünyaya hafızamızdan neler aktardığımız bizim elimizde.

Modern çağın hafıza patlaması karşısında ortaya çıkan duyarsızlığa direnmek de öyle.

Keyifli okumalar dileriz.

 


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.