Kapak Fotoğrafı: Bülent Ergün Erol

Paylaş
Tüm Sayılar      2022      Sayı 207 – Eylül 2022      Seksen Desibel Gürültü Eşliğinde Egzoz Gazı Teneffüse Hoş Geldiniz

Seksen Desibel Gürültü Eşliğinde Egzoz Gazı Teneffüse Hoş Geldiniz


Bu yazımı Heybeliada için yazıyorum. Prens Adaları’nın diğer adaları için de bu yazıda anlatmaya çalıştığım hallerin hemen hemen aynı olduğunu tahmin ediyorum.

Heybeliada’nın 300 metre uzunluğunda güneydoğu-kuzeybatı doğrultusunda bir sahil meydanı var. Bu meydanın doğu sınırında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Hatları İşletmesi’ine ait tarihi vapur iskelesi, batı ucunda ise yük iskelesi var. Yük iskelesinin bitiminde ise İBB’nin araç parkı ve liman yer alıyor.

Ben Heybeliada’ya 1985’de yerleştim. O yıllarda meydanın kara tarafında denize nazır balık lokantaları ve kahvehaneler yan yana dizilmişlerdi. Her lokantanın önünde camekanlı balık dolapları çeşitli balıkları müşterilerine sergilerlerdi. Aralarda yeşil alan öbekleri yerleşmişti, ağaçlar gölge ve serinlik yapardı. Arada bir vapur gelir meydanın doğu ucundaki iskeleye yanaşır yolcu indirir ve bindirirdi. Misafirlerini veya aile fertlerini bekleyenler onları vapur iskelesine en yakın kahvehanelerde beklerlerdi. Adalılar, sahil meydanındaki deniz manzaralı lokantalar ve kahvehanelerde buluşur, sohbet eder ve sosyalleşirlerdi.

Önce İDO geldi

Hızla büyüyen İstanbul’un betonundan ve giderek azalan yeşil alanların yokluğundan bıkan, kentin kıyılarının betonlaşmasından, denizin kirliliği nedeniyle denize girme olanağının kalmamasından ve daha temiz havaya hasret kalan ve sakin ortam arayan insanların Prens Adaları’na gitme isteği arttı. Yalnızca Sirkeci ve Kabataş’tan kalkan vapurların sayısı giderek büyüyen İstanbul’daki talebe yetmemeye başladı. İBB, 1987 yılında İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İDO) adlı şirketi kurdu ve vapurlardan daha hızlı bu katamaran türü yolcu teknesini hizmete koydu. Bu tekneler için dört adaya da büyük yolcu salonlu devasa iskeleler yapıldı. 2011’de özelleştirilen deniz otobüsleri son iki yıldır adalarımıza nedense artık hizmet vermiyor. Diğer adalarda olduğu gibi Heybeliada’daki İDO iskelesi, meydanın tam ortasında ve yedi basamak yüksekte bomboş ve işlevsiz duruyor.

“Motorlar” geliyor

Marmara Denizi kıyılarından çeşitli noktalara sefer yapan ve özel şirketlere ait ve adına “motor” denilen bir tür toplu taşıma tekneleri, vapur seferleri yetmeyince Adalar İlçesi’ne de yöneldiler. Yolcu salonunda 80 desibel motor gürültüsüyle, yetersiz havalandırmasıyla, sürgülü kapılarıyla ve konfor, tahliye ve güvenlik konularındaki soru işaretleriyle, bu iki katlı, alçak tavanlı ve farklı standart ve ölçüleri olan motorların sayısı giderek arttı. Denizde toplu taşıma yapan bu araçları hangi standartlar belirliyor bilmiyorum. İskeleye baştankara yanaşan bu motorlara, genişliği 1.5 metre ve iskeleye göre yüksekliği farklı olan merdivenle yaşlılar, engelliler, çocuk arabalılar ve valizliler tırmanarak biniyorlar. Engellilerin işi çok daha zor. Baştankara yanaşmış motora itilerek iliştirilen 4-5 basamaklı merdivenden iniş/biniş manzaraları vapurlardan sonra ne yazık ki haketmediğimiz bir “teknolojik gerileme” görüntüsü veriyor.

Yukarıda fiziksel özelliklerini ve yolculuk durumunu fazla ayrıntıya girmeden biraz açıklamaya çalıştığım bu motorlar, sayısı giderek artan seferlerle adalara yolcu taşımaya başladılar. Farklı firmalar, İstanbul’un farklı yerlerinden yolcu taşımaya başlayınca, her bir firma her adada standardını bilmediğimiz türdeki kendi iskelelerini inşa ettiler. Heybeliada sahil meydanında tarihi vapur iskelesi ve yük iskelesi yine var ama, son on beş yılda bunların arasına dört tane daha iskele eklendi. Eklenen iskelelerin üçü motor biri İDO iskelesi. Son yıllarda, sahil meydanına iskelesi olmayan ama plajlara yolcu taşıyan üç farklı plajın motorları da gelmeye başladı. Bunlar, iskele meydanında sahile boş buldukları her yere baştankara yanaşıyorlar. Plaj motorları için meydanda bağıra çağıra müşteri toplayan elemanlar, üç basamaklı merdivenle plaj müşterilerini sahildeki duvarın üzerine çıkartıp motora binmesini veya dönenlerin inmesini sağlıyorlar. İki yıl önce belediyenin yaptırdığı yeni kıyı duvarına plajcıların çaktırdığı demir halkalara tekneler bağlanıyor ve müşteri bekleniyor. Böylece, 300 metre uzunluktaki sahil, yedi yerden baştankara yolcu indirilen/bindirilen gürültülü ve egzoz dumanlı bir yer haline getirildi.

İDO’nun ki hariç (çünkü kapalı) Heybeliada iskelelere yanaşan motorların ve vapurun sefer tarifelerinden günde kaç kere yanaştıklarına dair bir döküm yaptım. Buna göre, vapur iskelesine Bostancı’dan geliş 13 kez, Kabataş’tan 14 kez; Mavi Marmara-Dentur iskelesine Bostancı’dan geliş 17 kez, Kabataş’tan geliş 4 kez, Avcılar’dan geliş 1 kez; Prenstur iskelesine Kartal’dan geliş 20 kez; Turyol iskelesine Eminönü’nden geliş 8 kez. Toplam 77 kez. Bu sayıya, üç plaja ait motorların meydana yanaşmasının tahmini sayılarını da eklersek, en az 100 kez iskeleye yanaşma trafiği olduğu anlaşılmaktadır. Motorların büyük cüsseleriyle beklemeleri, manevraları ve ayrıca sahil meydanına indirdikleri kalabalık yolcu trafiği, denizi görünmez hale getirmekte ve sahil bandında 80 desibel gürültüsü olan bir kaos ortamı yaratmaktadır. Böyle bir ortamda, kahvehanelerde ve lokantalarda dinlenmeye gelen, sohbet eden, çay-kahve içen ve yemek yiyenlerin hem denizle ilişkisi ortadan kalkmakta hem de insanların bol miktarda egzoz dumanı yutmasına neden olmaktadır.

Çözüm var

Heybeliada’daki sahil meydanında süren bu kaosun, çevre tahribatının ve hava kirliliğinin önüne geçmenin çözümü var. Vapur iskelesi korunarak, İDO dahil motorlara ait iskeleler kaldırılmalıdır. Yük iskelesi ve liman yeniden tasarlanmalı ve ortak (entegre) bir iskele tesisi yapılarak yolcu motorlarının, plaj motorlarının ve yük motorlarının yeni yapılacak iskele tesislerini kullanması sağlanmalıdır. Ayrıca, halen iskele sorunu olan deniz ambulansı için de özel bir tasarım yapılmalıdır.

Sahil meydanının çevresi ve görünümü Heybeliada’nın tarih ve kültürüne uygun olarak yeniden düzenlenmeli, yalnızca yayalar için gürültüsüz, denize nazır ve bir gezinti, dinlenme ve yeme/içme mekânı tasarlanmalıdır. Böylece, Heybeliada’ya yakışan bir sahil meydanı oluşacak, adalar halkı ve gelen ziyaretçiler, Heybeliada sahil meydanında hak ettikleri rahat, sakin ve yaşanabilir bir çevreye kavuşacaklardır.


Yayınlanma Tarihi: 06 Eylül 2022  /  Son Güncellenme: 06 Eylül 2022


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.