Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 251 – Mayıs 2026      Berberyan Kumpanyası ve “Ha Kurtuluş Ha Kınalı”

Berberyan Kumpanyası ve “Ha Kurtuluş Ha Kınalı”


Arto Berberyan’ın yıllar önce temelini attığı ve ölümünden sonra eşi yani bendeniz Bercuhi Berberyan’ın ‘Berberyan Kumpanyası’ olarak adlandırıp, yönetimini üstlendiği tiyatro ekibi, Kınalıada içerikli oyunlarıyla izlenim rekorları kırdıktan sonra çalışmalarına mecburi bir ara vermişti. Bu nahoş durumun nedeni, hiç de adil olmayan toplumsal sorunlardı. Böylesine verimli bir ekibin yıllarca sahnelerden el etek çekmesi, ülke genelindeki sanatı önemsizleştirme hâlinin cemaati de etkilemesiyle gerçekleşti. Profesyonel sahneler işlevsizleştikçe amatör sahnelerin bulunduğu mekânlar da ‘rant’a teslim edildi.

Dolayısıyla ben de kendimce bir protesto gerçekleştirip sahne çalışmalarına son verdim. İçimden gelenleri başka şeylere yönlendirdim. Kitap yazdım, resim yaptım filan falan… Aradan yirmi üç yıl geçti. Az buz değil, dile kolay değil mi? Yıllar geçince beden de eskiyor, eskisi gibi deli deli koşturmak gözde büyüyor. Tiyatro işi koşturma işi. Hele de ‘ben rolümü iyi oynayayım yeter’ konumunda değilsen, her bir şey senin sorumluluğundaysa… Öyle ki bunca yıl sonra kimi vakıf yönetim kurumlarının iyi niyetli girişimine ve de ekibin hevesine karşılık vermek imkânsız.

İlk niyetlendiklerinde, sansasyon yaratan Kınalıada içerikli oyunların devamı niteliğinde yeni bir oyun yazmamı istediler benden. Düğmeye basılınca bir oyun yazılabilirmiş gibi sanki… Ayrıca o oyunlar benim yirmi yıllık Kınalıada gözlemlerimden doğmuştu; ben yıllardır adaya ayak basmamışım. Üstelik tüm adalar artık benim gibi eski adalılara hepten yabancı. Eh kabul etmedim tabii. Artık akraba gibi olduğumuz ekibin hevesli beklentisine dayanamayan sevgili kardeşim tiyatro araştırmacısı Boğos Çalgıcıoğlu ve ekipten yetişme can gibi sevilen sevgili Serda Arslan el ele vererek, diğer heveslilerden de destek alarak bir oyun yazdılar. İyi de yaptılar. Ama çok eziyet çektiler ve ben artık kesinlikle o yürek tükentisine katlanamazdım. Çektiklerini gördükçe ve “ben bunları kaldıramazdım” dedikçe, “sana bu eziyeti çektirmezdik” deseler de ben kendimi bilirim. Yalnızca yönetip başka hiçbir şeye karışmamayı beceremezdim ki…

Sonuç olarak oyun çıktı. Ve ben bu yazıyı yazarken gala gösterisini izlemiş bulunuyorum. Tam Nasreddin Hoca’nın “Çok uğraştım ama ayı da gökyüzüne çıkardım” benzetmesindeki gibi hissettim. Herhangi bir seyircinin beklentisiyle hiç ilgisi olmayan şeylere takılarak, endişelenerek, bitirip çıktıklarına şükrederek… Bizim ekipten kalanlara bir dolu hevesli genç eklenmiş oldukça kalabalık bir kadro oluşmuş. İzleyicinin kahkaha beklentisinden oldukça uzak ama bir dolu sosyal mesaj içeren bir oyun çıkmış. Adı ‘Ha Kurtuluş Ha Kınalı’. İlk perde Kurtuluş’ta geçiyor, ikinci perde Kınalı’da. Oyun yazılma aşamasındayken, metni getirip, bana has espriler koymamı rica etmişlerdi; malum, mizah benim kanımda var… Ama ben onu da yapmadım. Üstelik hâlâ telefon edip beni kutlayanlara, bu işle hiç ilgim olmadığını anlatmaya çalışıyorum.

Ben gerçekten katlandıkları bu eziyeti çekemezdim. Eskiden bizim dernek sahnemiz vardı, yerleşik bir düzenimiz vardı. Orası ikinci evimiz gibiydi. Böyle mekânların hepsini yok ettiler. Prova yeri bulmak, sahne bulmak, bulunan sahneye her oyunda yeniden dekor kurmak, oyun bitince kaldırmak hatta orada hiç prova yapamadan çıkıp oynamak… Harcanan paralardan söz etmeme bile gerek yok. Asla yapamazdım. Ve aylarca çalışmanın sonunda, taş çatlasın, parmakla sayılabilecek kadar oyun oynayabilmek. Hem yönetip hem baba bir rol oynamak da cabası…

Ortaköy Vakfı’nın ana sponsorluğunda, Karagözyan Okulu’nun prova mekânı desteğiyle Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyunun gala gösterisine Türkiye Ermenileri Patriği Sahak II Maşalyan, Başepiskopos Aram Ateşyan, Şişli Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, AKP İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Sevan Sıvacıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikaları Kurulu üyesi Aram Kuran, Ortaköy Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri ve davetliler katıldılar.

Oyunla ilgili bilgiler internette bolca var. O yüzden o tarz detaylara girmiyorum. Görmediyseniz, bu yazı çıkana kadar sürmekteyse, gidin görün derim. Hem bol kahkahalı olması şart değil. Bilinmesi gereken çok mesaj içeriyor.


Yayınlanma Tarihi: 09 Mayıs 2026  /  Son Güncellenme: 09 Mayıs 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.