Paylaş
Tüm Sayılar      2023      Sayı 211 – Ocak 2023      Vordonisi, Photios ve Manastır Öyküleri

Vordonisi, Photios ve Manastır Öyküleri


John Lodge’un  1770 tarihli İstanbul Haritası’nda Vordonisi siyah kare içinde gözüküyor.

“Prens Adaları başkent çevresinde Rum manastırlarının bulunduğu yegâne yer” diye yazar Charles Petrusier 1815 tarihli kitabında. “Diğerlerini bulabilmek için Aynaroz’a, hatta en ünlü manastırların yer aldığı Sina Dağı’na gitmek gerekir” diye de ekler.[1]  Gerçekten de adalarımızın tarihine göz attığımızda kiliselerin yanı sıra özellikle Bizans döneminde yapılmış çok sayıda manastıra rastlıyoruz. Bunların en bilinenleri dört büyük adaya yayılmış olsa da çoktan sular altında kalmış olan Vordonisi ve balıkçıların uğrak yeri olarak tanınan Neandros’ta da iki manastırın varlığından söz ediliyor. Tekerleği baştan keşfetmeye gerek yok; yakın dönemde yapılan farklı araştırmalar ve konu hakkında yazılmış makaleler de bu manastırlara dair kimi bilimsel, kimi spekülatif bilgiler sunuyor bizlere.

Tarih boyunca farklı isimlerle anılan, Kutulo, Polimia, Manastır Kayalıkları, Bostancı Çöken Ada ve Höreke diye de bilinen [2] ve etimolojik kökeni üzerinde değişik tartışmalar yapılan Vordonisi’nin adının Yunanca “işlenmemiş kaya” anlamındaki Vordona’dan geldiğini öne sürenler var. Akla en yatkın iddia, adanın Bizanslılar tarafından Nisos tu Vordonos (Vordonos Adası) olarak adlandırıldığı ve bunun da yerli halk tarafından zaman içinde Vordonisi’ye dönüştürüldüğü. Düzce Üniversitesi’ndeki Kuzey Doğu Marmara Sualtı Mirası projesini yürüten ve konuyla ilgili çalışmalar yapan ekipten Dr. Ahmet Bilir, Atlas Dergisi’nin Aralık 2019 sayısında yayınladığı yazısından hemen önce 16-18 Ekim 2019 tarihlerinde Atina’da düzenlenen “Conference in Management of Accessible Underwater Cultural and Natural Heritage Sites: Dive in Blue Growth” başlıklı uluslararası konferansta da şu ifadeyi kullanıyor: “İlk olarak bu isme ise 787 yılındaki II. İznik Konsili’nde rastlanmakta olup manastırın 1204’teki Latin işgalinden sonra ise bir daha kullanılmadığı anlaşılmaktadır.”[3]

Kaynak: https://www.atlasdergisi.com/gundem/1010-yilinda-istanbuldaki-depremde-batan-ada-vordonisi.html

Dragos ile Küçükyalı arasında, Maltepe sahilinin yaklaşık bir kilometre açığında bulunan ve onuncu ada olarak Prens Adaları arasında yerini alan Vordonisi’nin nasıl battığının zaman içinde değişen hikayesi de ilginç. Kaynakların hemen hepsi, adanın 1010 yılındaki Büyük İstanbul Depremi sırasında sular altına gömüldüğünü, bazıları ise kıyı bölgesinin alüvyon yapısından dolayı birkaç deprem sonrasında battığını iddia ediyor. Öte yandan Ahmet Bilir daha farklı bir görüş koyuyor ortaya: “Adanın 1010 yılında depremde battığına dair bir görgü tanığı ve yazılı kaynak yok. Yazılı kaynaklara göre, sadece azizlere ait kiliselerin tamamının kubbesinin çöktüğü bilgisi yer alıyor. Hatta John Lodge’nın 1770 yılında çizdiği ve Gentlemans’s Magazine’de yayınlanan haritada bu ada halen batmamış gözüküyor” diyen Bilir’e göre adanın 1770 yılından sonra zamanla batmış olma olasılığı daha yüksek.[4] Deniz biyoloğu Mert Gökalp de benzer görüşleri paylaşıyor ve ekliyor: “Vordonisi Adası’nın bir depremle battığını net biçimde söylemek biraz zor. Deprem kırığının daha önce adaların batısından geçtiğini düşünüyorduk. Oysa Yalova’nın daha doğusundan başlayıp Kartal ve Bostancı kıyısına uzanan bir deprem etkinliği belirledik.”[5]

“Bizans entrikası” ifadesi boşuna girmemiş dilimize. Geçen sayılardan birinde İmparatoriçe İrene’nin Büyükada’da yaptırdığı manastırı ve imparatorluk içindeki çekişmeleri anlatmıştım hatırlarsanız. Vordonisi için de benzer bir durumu hayal etmek olası. Rekabet ve çekememezlik salt imparatoriçeler, komutanlar, veliahtlar arasında süregelmiyor İstanbul’un şanlı tarihinde. Keşişler, patrikler, filozoflar da benzer itişmelerden nasibini alıyor besbelli:

“Madrid Milli Kütüphanesi’nde bulunan Ioannes Skylitzes’in elyazması vakayinamesinin ‘f76’ numaralı minyatüründe İgnatios ile ilgili tasvir. İgnatios’un patriklik makamına ilk seçilişi (Scylitzae, 2000, no. f76).” Kaynak: “İstanbul Tavşanadası’ndaki Ortaçağ Bizans Manastırı” Yüksek lisans Tezi. S. Emre Üstündağ, İstanbul 2010, sf. 142.

Nitekim, münzevi bir hayatı tercih etmiş görünen filozof ve din adamı Rahip Photios, bir rivayete göre Vordonisi üzerinde “Armeniakon”[6] adıyla anılan bir manastır yaptırır ve burada kitaplarıyla sessiz sakin bir hayat sürerken erkek kardeşi Sergios’un İmparatoriçe Theodora’nın kız kardeşi İrene ile evlenmesi ile birlikte saraya çağrılır. Bu sırada patrik olan İgnatios dolaylı bir “kız meselesi” yüzünden görevinden azledilir ve yerine otuz sekiz yaşındaki Photios atanır. Bu duruma çok içerleyen İgnatios Küçükyalı’ya sürgüne gönderildiğinde buradaki Bryas Sarayı kalıntıları üzerine Satyros (Satiros) Manastırı’nı inşa eder. Yine bir rivayete göre iki manastır, yani İgantios’un Küçükyalı’daki Satyros’u ve Photios’un Vordonisi’deki Armeniakon’u neredeyse birbirinin kopyasıdır ve biri karada, diğeri adada banilerinin birbirlerine karşı duruşlarını betimlerler adeta. Hatta Satyros Manastırı’ndan deniz altına doğru uzanan dehlizlerin iki manastırı birbirine bağladığı bile iddia edilir.[7]

Patrik Photios’un azizlik mertebesine getirildiği gün 6 Şubat’tır. Kaynak: https://orthodoxwiki.org/Photius_the_Great

Eski ve yeni patrik arasındaki fikir ayrılığını sırf ikona düşmanlığına indirgemek Ortodoks tarihine haksızlık elbette ama konumuz bu olmadığından o dönemde derin izler bırakan bu ezeli rekabeti şimdilik detaylandırmayalım. Vatikan’daki Papalık’a sırt çeviren Photios görevden alınır, yine kendi manastırına, Vordonisi’ye yedi seneliğine sürgüne gönderilir; İgnatios ikinci kez patrik olur ve o ölünce Photios da ikinci kere patrikliğe atanır. On seneden fazla bu görevde kalan Photios daha sonra yeniden azledilir ve kimilerine göre 891 yılında Vordonisi Adası’ndaki Armeniakon Manastırı’nda[8] kimilerine göreyse 893[9] yılında sürgüne gönderildiği Ermnenistan’daki Bordi Manastırı’nda[10] ölür. Henüz Vordonisi’deki manastıra dair herhangi bir arkeolojik bulguya rastlanmamış olsa da yine bir rivayete göre Photios’un mezarı da Vordonisi kayalıklarının içinde saklıdır.[11]

Photios’un 9. Yüzyül ortasına tarihlenen bu mühürü üzerinde “Tanrının Annesi, Yeni Roma Konstantinopolis’in Hizmetkarı Patrik Photios’un yardımcısı ol” yazar. Kaynak: Dumbarton Oaks Bizans Mühürleri, bkz. https://www.doaks.org/resources/seals/byzantine-seals/BZS.1947.2.2

1936 yılında Satyros Manastırı’nı tespit eden Semavi Eyice ise 1956 yılında Fener Rum Patrikhanesi’nin MS 500 yılına ait İstanbul haritasını incelerken Vordonisi Adası’nın varlığını ve iki adacıktan oluştuğunu keşfeder ve Vordonisi’yi kayıt altına alır.[12] Bir yanda Küçükyalı’daki Satyros Manastırı kazı çalışmaları 2018 yılında İtalyan arkeolog Alessandra Ricci[13] başkanlığında yürütülürken, Vordonisi üzerinde yapılan araştırmalara Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile Düzce Üniversitesi de katılır. Adalar’dan Serco Ekşiyan, Volkan Narcı ve CHP Adalar İlçe Başkanı Ercan Akpolat da bu çalışmada yer alır ve araştırma ekiplerine önemli destek verir.[14] Öte yandan aynı dönemde üç farklı üniversite ve Maltepe Belediyesi’nin iş birliği kapsamında 2016 yılında Vordonisi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne katılması yolunda çalışmalar da başlatılır.[15] Sanıyorum bu çalışma sonucunda henüz akademik bir makale yayınlanmadı. İleride yayınlanırsa Vordonisi konusunda bizi daha etraflıca aydınlatacağını ve bu derlediğim bilgileri bilimsel açıdan zenginleştireceğini umuyorum.

Adalı dalış ekibi basın toplantısında. Kaynak: https://www.adagazetesi.com.tr/istanbulun-onuncu-adasi-vordonisi.html

 

Vordonisi’nin günümüzde havadan görünümü. Kaynak: https://www.dailysabah.com/life/2016/03/01/istanbul-seeks-unesco-listing-for-submerged-vordonisi-island

Bu sayının yazısı sırf Vordonisi üzerine olsun. Neandros’daki manastırın hikayesini özellikle Şubat’a sakladım. Zira araştırmam sırasında önüme çıkan çalışmalarda Patrik İgantios’un -Sedefadası ve Neandros’dakiler de dahil- banisi olduğu pek çok manastır ile birlikte geçmişine, yaşadıklarına ve yaşattıklarına dair de son derece ilgi çekici bilgilere ve tabi yine sonu gelmez entrikalara rastladım. Buraya sıkıştırmam haksızlık olur.

Hazır yeri gelmişken kısa bir hatırlatma da yapayım: Ada kelimesinin Latin dillerindeki kökenini (isle, isola, island—suyun üzerindeki kara parçası) “isolare” ya da “isolate” (tecrit) sözcüklerine dayandırmak çok da doğru değil. Ama bu dillerdeki tecrit kelimesinin ada (isla/island/isola) kökünden türediğini söylemek mümkün. Dilimizde ise ada, “ayrılmış yer” anlamındaki Orta Türkçe sözcük otruğ ile aynı kökten gelen atağ’dan türemiş.[16] Dolayısıyla her iki durumda da önce suyun üzerindeki bir “şey” ya da (ayrılmış kara parçası) ifadesinin ortaya çıktığını, bu ayrılmış parçaya tecrit anlamının ise sonradan yüklendiğini söylemek mümkün.

Bu “ayrılmış” kara parçaları dünyanın hemen her yerinde gönüllü-gönülsüz sürgün yeri adeta. İnzivaya çekilenlerin, kendini yeni baştan tanımlamak isteyenlerin de tercihi. Aktörler, dinamikler, koşullar tarih boyunca değişse de bu gerçek görece aynı kalıyor.

Adalar’ı biraz da bu yüzden sevip seçmiyor muyuz?


 

[1] Charles Pertusier, Promenades Pittoresques Dans Constantinople et eur Les Rives du Bosphore, 1815, Paris, s. 102-103.

[2] https://mobil.egedesonsoz.com/yazar/Semavi-Eyice-/11958

[3] https://www.atlasdergisi.com/gundem/1010-yilinda-istanbuldaki-depremde-batan-ada-vordonisi.html

https://www.researchgate.net/publication/340210929_The_Studies_on_the_Underwater_Cultural_Heritage_of_Istanbul_from_the_Anatolian_Side_to_the_Prince_Islands_The_NEMSUS_Project

[4]https://www.atlasdergisi.com/gundem/1010-yilinda-istanbuldaki-depremde-batan-ada-vordonisi.html

[5] https://www.adalaragidelim.com/vordonisi-adasi/

[6] https://orthochristian.com/97929.html

[7] https://www.adagazetesi.com.tr/istanbulun-onuncu-adasi-vordonisi.html

[8] https://orthochristian.com/97929.html

[9] https://www.encyclopedia.com/religion/encyclopedias-almanacs-transcripts-and-maps/photius-patriarch-constantinople

[10] https://orthodoxwiki.org/Photius_the_Great

[11] https://psalvatore.com/Yazarlar/Aysin-Yetmen/Vordonisi-kayip-ada.html

[12] https://mobil.egedesonsoz.com/yazar/Semavi-Eyice-/11958

[13]https://www.academia.edu/39775465/A_Ricci_Tra_spiritualit%C3%A0_sussistenza_e_scambio_il_monastero_di_Satyros_K%C3%BC%C3%A7%C3%BCkyal%C4%B1_Istanbul_nei_periodi_Medio_e_Tardo_bizantino_Maneviyat_ge%C3%A7im_ve_ticaret_Orta_ve_Ge%C3%A7_Bizans_d%C3%B6neminde_Satyros_manast%C4%B1r%C4%B1_K%C3%BC%C3%A7%C3%BCkyal%C4%B1_%C4%B0stanbul_in_Arkeoloji_ve_Sanat_160_2019_129_140

[14] https://www.adalaragidelim.com/vordonisi-adasi/

[15] https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/istanbulun-batik-adasi-unesco-dunya-mirasi-listesi-yolunda-489044

[16] https://www.nisanyansozluk.com/kelime/ada


Yayınlanma Tarihi: 05 Ocak 2023  /  Son Güncellenme: 10 Ocak 2023


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.