Paylaş
Tüm Sayılar      2022      Sayı 201 – Mart 2022      Özlemez miyim?

Özlemez miyim?

Yayınlanma Tarihi: 05 Mart 2022  /  Son Güncellenme: 06 Mart 2022

Yağmurlu bir havada yola çıktım. Her yer ıslaktı. Yüzümdeki maske ve havadaki sıkıntı insanı boğuyordu. Kişinin kendi rızası ile veya mecbur tutularak Covid-19 ve variantlarına karşı herkes aşılanmadıkça sürekli maske kullanmamız gerektiğine inanıyorum. Tenha yerlerde maskeyi indirip nefes alarak yoluma devam ediyordum. Öyle bir an geldi ki elimdeki çanta, şemsiye ve botlar fazla geldi, montumu çıkarmak istedim ama ıslak-sıcak havaya boyun eğmek zorunda kaldım.

İşlerimi bitirip dalgın dalgın eve dönerken tanıdık bir sesle irkildim. “ Sosi, yağmur yağmıyor.” Adalı bir arkadaşla karşılaştım. Haklıydı, yağmur yağmıyordu ve hatta kaldırımların üstü yer yer kurumuştu. Gülüştük. Şemsiyemi kapattım.

Dalgın dalgın yürürken nerelere dalıp gittiğimi anlatmadım arkadaşıma. Vapurun güvertesinde olmak istemiştim. Kâh dalgaları seyredip kâh yağmurla Sivri Ada’ya uzaktan bir merhaba demekti niyetim.

Kınalı Ada iskelesine varınca kediler yolcuları karşılarlar. Nazlı kedi, kara kaplan, cilveli, ebruli kedi kışı atlattılar mı acaba? Derin bir nefes alıp ben hayalimde yine evime giden yolu uzattım. Kıyıda dolaşan kazları, ördekleri aradım bulamadım. Balıkçının çavelaları boştu. Çarşıya varınca, selamlaşmalar başladı.   “Sosi abla hoş geldin, kalacak mısın?” Aheste aheste yürürken denizin kokusu sindi ciğerlerime. Sıcacık poğaçamı aldım, kartonda da demli bir çay. Çiseleyen yağmurun yapraklara düşmesi ile çıkan tatlı bir melodi eşliğinde, asırlık ağaçlar sanki bana hoş geldin diyorlardı.

Top sahasına kadar yürüdüm. Kimsecikler yoktu. Bir kedi dolandı ayaklarıma. Biraz poğaçamdan yedi. Yine hayalimde bir şarkı mırıldanarak Burgaz adasına doğru yürüdüm. Sisler içinde adayı seyrettim.

Yağmur dindi. Üst yola çıktım, tanıdıkların evlerine baka baka ferah havada gönlümce yürüdüm. Yollar tenhaydı. Çiçeklere, bahar dallarına, mimoza ağaçlarına yalancı bahar gelmişti. Evimize yaklaşınca Balım köpek beni karşıladı. Onun yemeğini ayrı veririm. Hemen yemeğini yedi, ben de başını okşadım.

Eve vardım ki bizim yaramaz kediler sanki adada olduğumu haber almışlar gibi beni karşıladılar. Paşa kedi, mıncırık, hırsız kedi, balaban, ikizler, kuyruksuz, zeytin, sevulig ve ailesi elimdeki torbaya bakıyorlardı. Yemek dağıtılırken aralarındaki meseleyi çözmek cidden çok zordur fakat çok eğlenceli oluyor.

Saksılarım da beni beklemişler. Saksı sulama ve bitkilerin solmuş yapraklarını ayırma işlemi de bittikten sonra hayalimde bir kahve molası verip dönüş vapurunu bekleyene kadar sahilde dolaşmak varken arkadaşımın sesi ile kendimi Kurtuluş caddesinde buldum.

Ne kadar özlemişim Kınalı Ada’yı. Kavuşmamıza az kaldı. Deniz mevsimi ve sıcaklar başlamadan Heybeli Ada’da ikamet eden arkadaşımı ziyaret edeceğim. Büyükada ve Burgaz Adası’nı da unutmam.

Ben Adalar’a gitmeyi hayal ederken, umarım Adalar da beni bekliyordur.

Sosi Cındoyan


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.