Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 254 - Ağustos 2026      Burgazada Kompost Bahçesine Verilen Akillas Millas Ödülü

Burgazada Kompost Bahçesine Verilen Akillas Millas Ödülü

Burgazada Mahalle Meclisi Katılımcısı


Burgazada Kompost Bahçesine Verilen Akillas Millas  Ödülü  Neyi Görünür Kılıyor

Bazı ödüller yalnızca başarılı bir çalışmayı değil, unutulmuş bir düşünceyi de görünür kılar. Burgazada Kompost Bahçesi’ne verilen Akillas Millas Araştırma Ödülü de böyle bir anlam taşımaktadır. Çünkü bu çalışma yalnızca organik atıkları komposta dönüştüren bir çevre girişimi değil, Burgazada’nın yüzyıllar boyunca toprağıyla kurduğu ilişkinin, üretim kültürünün ve kolektif yaşam bilgisinin günümüzde yeniden yorumlanmasıdır.

Bunun nedenini anlayabilmek için önce Akillas Millas’ın anlattığı Burgazada’ya bakmak gerekir.

Akillas Millas’ın Anlattığı Üreten Ada

Burgazada’nın tarımsal karakterini ayrıntılı biçimde anlatan ilk kaynaklardan biri Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sidir. On yedinci yüzyılda adayı gezen Evliya Çelebi, yaklaşık üç yüz bağlı bahçeli evden, tatlı su kuyularından ve son derece verimli arazilerden söz eder. Fakat bütün bu tasvirlerin içinde hafızalara kazınan tek bir cümle vardır: “Dağlardaki bağların hesabı yoktur.” Bu kısa cümle, aslında Burgazada’nın ekonomik ve kültürel yapısını tek başına özetler. Evliya Çelebi’nin özellikle kuyuları da vurgulaması dikkat çekicidir çünkü yaz aylarında üretimin devam edebilmesi büyük ölçüde bu tatlı su kuyularına bağlıdır.

Yüzyıllar sonra Akillas Millas’ın Burgazada adlı çalışması, Evliya Çelebi’nin gördüğü bu üretim dünyasının izlerini ayrıntılarıyla takip eder. O, yirminci yüzyılın ilk yarısına kadar devam eden bağcılığı ve şarapçılığı, daha sonraki yıllarda gelişen bostancılığı ayrıntılı örneklerle ortaya koyar. Domates, salatalık, patlıcan, kabak, fasulye, börülce, marul, maydanoz, soğan ve sarımsak gibi ürünlerin yetiştirildiğini aktarırken, her bostanı bir aileyle, her bahçeyi bir hikâyeyle ilişkilendirir.

Aynı bölgede Karipi Manastırı’nın geniş bostanları uzanır. Millas, Rahibeler Yolu boyunca ilerleyen bu üretim coğrafyasını ayrıntılarıyla tasvir eder; Hristo Bola’nın, ardından Hristo Zisopulos’un ekip biçtiği bu alanlar, Burgazada’nın üretiminin yalnızca aile bahçeleriyle sınırlı olmadığını, örgütlü bir tarımsal yaşamın bulunduğunu gösterir.

Millas’ın en etkileyici anlatılarından biri de Terpsithea üzerine olan sayfalardır. Bugün büyük ölçüde unutulmuş olan bu bölgenin, on dokuzuncu yüzyılda Burgazada’nın en gözde gezinti alanlarından biri olduğunu aktarır. İnsanlar buraya yalnızca manzara seyretmeye değil, bağlar ve bahçeler arasında vakit geçirmeye gelmiştir.

Millas’ın anlattığı Burgazada, yalnızca güzel evlerin bulunduğu bir sayfiye değil, toprağıyla yaşayan üretken bir adaydı.

Yaşayan Hafıza

Bu tarihsel tablo, yazılı kaynakların ötesinde sözlü tarihle de doğrulanır.

Burgazadalı Kazım Biçer ile yaptığım sözlü tarih görüşmesi, bostancılığın en azından 1978 yılına kadar adanın gündelik yaşamında önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir. Biçer’in tanıklığına göre, bugün Cemevi’nin bulunduğu çevre geçmişte Taso’nun bahçesi olarak bilinmekteydi ve burada çeşitli sebzeler yetiştirilmekteydi. Günümüzde pazar yeri olarak kullanılan alanın bir kısmında ise Foti’nin bahçesi yer almaktaydı; burada özellikle enginar ve ayva üretimi yapılmaktaydı, ürünler yalnızca ada halkı tarafından tüketilmekle kalmayıp İstanbul’a da gönderilmekteydi. İlkokulun yukarısında bulunan Mimi’nin serasında yetiştirilen kasımpatılar ise İstanbul pazarına gönderilmekteydi. Biçer’in üzerinde özellikle durduğu bir diğer alan, halk arasında Avusturyalılar’ın evi olarak bilinen geniş arazidir; burada yetiştirilen kaliteli sebze ve meyvelerin İstanbul’daki Saint George Avusturya Hastanesi’ne gönderildiği aktarılmaktadır.

Yıllar sonra Robert Schild’in hazırladığı Burgazadalı Olmak Bir Ayrıcalıktır adlı eser, bu tabloyu sözlü tanıklıklarla tamamlar. Kitapta, Avusturyalılar’ın arazisinde çocukluğunu geçiren Rupert Wilbrandt’ın anlatıları, Millas’ın tarihsel olarak ortaya koyduğu üretim kültürüne yaşayan bir hafıza kazandırır. Wilbrandt’ın aktardığına göre, rahibelerin işlettiği geniş sebze bahçelerinin üzerinde uzanan üzüm bağlarında Bruder Anton şaraplık üzümlerle ilgilenirken, Schwester Rafaela büyük sebze bahçesinin üretimini yürütmektedir.

Böylece arşiv belgeleri ile yaşayan hafıza aynı noktada buluşmaktadır.

Kaybolan Ada Kimliği

Adalar bir zamanlar yalnızca denizle yaşayan yerleşimler değildi; bağları, bostanları, mandıraları, kuyuları ve mevsimlik üretimiyle belirli ölçüde kendi kendine yetebilen, üstelik yetiştirdiği ürünlerin bir bölümünü İstanbul’a gönderen üretken ada ekonomilerine sahipti. Zaman içinde bu üretim kültürü büyük ölçüde ortadan kalkmış, Adalar tüketimin öne çıktığı bir yerleşim kimliğine dönüşmüştür. Dolayısıyla bugün kaybedilen yalnızca tarımsal üretim değil, ada kimliğinin en önemli bileşenlerinden biridir.

Burgazada Kompost Bahçesi

İşte tam da bu nedenle Meir Razon ve ekibinin kazandığı Burgazada Kompost Bahçesi sıradan bir çevre projesi değildir. Kompost sadece çevrecilik değildir. Evlerden, pazardan ve esnaftan çıkan organik atığın yeniden toprağa dönmesi, yalnızca biyolojik bir süreç değil, Burgazada’nın yüzyıllar boyunca sürdürdüğü üretim kültürünün çağdaş bir yorumudur.

Ortak bahçelerde değerlendirilen bu atığın çocuklara, gençlere ve gönüllülere aktarılması, aslında Evliya Çelebi’nin kuyularıyla başlayan, Akillas Millas’ın bostanlarında ayrıntılanan ve Robert Schild’in sözlü tarih çalışmalarında sergilenen kültürün günümüzde yeniden hayat bulmasıdır.

Neden Akillas Millas Ödülü?

Ödül sadece komposta verilmedi. Üreten ada fikrine verildi. Millas’ın eserlerinde anlatılan yaşam biçiminin — toprağıyla ilişki kuran, kendi kendine yetebilen, doğayla bütünleşik ada yaşamının — günümüzde yeniden kurulmasına verildi.

Sonuç

Bugün Taso’nun bahçesinde sebzeler yetişmiyor olabilir. Foti’nin enginarları İstanbul’a gönderilmiyor olabilir. Mimi’nin serasında kasımpatılar açmıyor olabilir. Kalpazankaya’nın mandırasından süt kokusu yükselmiyor olabilir. Fakat bunların hatırası toprağın içinde yaşamaya devam ediyor.

Bir avuç kompost, bazen kalın bir tarih kitabından daha çok şey anlatır.

Çünkü toprağın da hafızası vardır. Ve Burgazada’nın hafızası, bugün yeniden toprağa dönmektedir.

Kompost, yalnızca organik atığı toprağa değil; bir adanın hafızasını da geleceğe kazandırmaktadır.
– – –

Kaynaklar

Çelebi, E. (t.y.). Seyahatnâme. Millas, A. (2022). Burgazada (Antigoni–Panormos). Adalı Yayınları. Schild, R. (2024). Burgazadalı Olmak Bir Ayrıcalıktır. Adalar Belediyesi. (t.y.). Burgazadası. https://adalar.bel.tr/burgazadasi/


Yayınlanma Tarihi: 08 Ağustos 2026  /  Son Güncellenme: 08 Ağustos 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.