Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 256 – Ekim 2026      Çöp Arttıkça Çekinme Azalır

Çöp Arttıkça Çekinme Azalır

Burgazada Mahalle Meclisi Katılımcısı


Adalar’da bir yaz sezonu daha geride kaldı. Eylül ayının son haftasında Adalar Kent Konseyi ve mahalle meclisleri yine eldivenlerini giyip kıyılara indi. Artık neredeyse gelenek hâline gelen bir temizlik bu. Hani evde bayram öncesi, mevsim dönüşünde yapılan büyük temizlikler vardır ya… Biraz öyle. Kınalıada’da Kınalı Kayalıklar Koyu, Burgazada’da Martha Koyu temizlendi. Şişeler, plastikler, yiyecek ambalajları, poşetler toplandı.

Ama temizlik sırasında hemen herkesin ağzından aynı cümle çıkıyor: “Neden gelip kullandığınız bu güzelim adayı kirletiyorsunuz?” Asıl rahatsız edici olan belki de çöplerin kendisinden çok, bu sorunun yanıtsız kalması.

Çünkü ilk akla gelen açıklamaları biliyoruz: Çevre bilinci yok. İnsanlar duyarsız. Yaptırım yetersiz. Eğitim eksik… Hepsinde doğruluk payı var. Ama bir soru daha var: Neden normal koşullarda çöpünü yere atmayacak bazı insanlar da Martha Koyu’nda ya da Kınalı Kayalıklar Koyu’nda bırakıp gidebiliyor? İnsanın tipine bakıp “bu bırakır, bu bırakmaz” demek de pek işe yaramıyor. Bazen çevresine son derece özenli görünen biri de aynı davranışın içine giriyor. İşte burada mesele yalnız bireysel ahlak olmaktan çıkıyor. Mekân da davranışa karışmaya başlıyor. Her bırakılan çöp, bir sonrakini biraz daha kolaylaştırıyor. Bir pet şişe… Yanında bir poşet. Sonra birkaç kutu. Bir süre sonra ortada görünmez bir cümle beliriyor: “Buraya çöp bırakılıyor.”

İlk şişe bir yığının habercisidir

“Kırık Camlar Teorisi” tam da bu noktada düşünmeye değer. Çünkü teori bize yalnızca suç ya da düzensizlikten söz etmiyor, küçük ve görünür ihlallerin çevredeki insanlara nasıl bir mesaj verdiğini de anlatıyor. Martha Koyu’nu düşünün. İlk aşamada birkaç kampçı çöplerini belirli bir noktada bırakıyor. Henüz ortalık çöplüğe dönmüş değil. Belki iki poşet, birkaç şişe… “Ne var bunda?” denebilecek kadar az. Ama aslında önemli bir şey olmuş durumda. Mekân bir işaret üretmiş oluyor. O nokta artık bütünüyle temiz bir kıyı değil, çöp bırakılabilen bir yer.

Senin bir şişen, bir başkasının “zaten”i

İkinci aşamada daha ilginç bir şey oluyor. Normalde çöpünü yanına alıp götürecek biri geliyor. Çevresine bakıyor. Birikmiş birkaç poşeti görüyor. Ve o küçücük kelime devreye giriyor: “Zaten…” Zaten burada çöp var. Zaten başkaları bırakmış. Zaten benim bıraktığım neyi değiştirecek?

Benim attığım neyi değiştirir? Bir sonraki gelenin gördüğünü

İşte insanın çekinmesi tam burada azalmaya başlıyor. Kişi artık temiz bir alanı kirlettiğini düşünmüyor; kendi bıraktığının zaten var olan dağınıklığın içinde fark edilmeyeceğini varsayıyor. Bir şişe daha bırakmak ona büyük bir ihlal gibi gelmiyor. Sonra bir başkası geliyor. O da aynı manzarayı görüyor. Böylece davranış bulaşıyor. Özellikle kıyılarda asıl tehlike belki tam burada: çöpün kendisinden önce, verdiği mesaj. “Burada böyle yapılıyor.” Bir kez bu duygu yerleşti mi mesele hızla bireysel olmaktan çıkıyor.

Temizleyenler açısından da tersinden benzer bir durum var. Kıyıda yalnızca birkaç pet şişe olduğunda insanın aklından “Durum o kadar da kötü değil” diye geçebiliyor. Masum bir cümle. Ama kirleten kişinin “zaten çok kirli” demesiyle, temizleyen kişinin “daha o kadar kirli değil” demesi arasında tuhaf bir yakınlık var. İkisinde de müdahale erteleniyor. Oysa birkaç şişelik o ilk aşama belki de en kritik olanı. Çünkü sorun çöpler yüzlerce parçaya ulaştığında başlamıyor; çok daha önce, ilk çöp görünür kaldığında başlıyor. Elbette kimse bütün gün koyun başında bekleyemez. Ama asıl önemli olan, ilk düzensizliğin kalıcı bir işarete dönüşmesine fırsat vermemek.

Bunun için Martha Koyu ve Kınalı Kayalıklar Koyu gibi yoğun kullanılan kıyılarda yaz boyunca küçük ama düzenli müdahaleler düşünülebilir. Özellikle yoğun günlerden sonra kısa kontroller, bırakılan ilk atıkların hızla kaldırılması, insanlara çöplerini geri götürmelerini hatırlatan ama buyurgan olmayan küçük uyarılar… Ve belki en önemlisi: temizliğin görünür olması. Çünkü temiz bir mekân da mesaj verir: “Burası böyle kullanılıyor.” İnsanlar kötü alışkanlıkları çabuk benimsediği gibi iyi olanı da kolayca benimseyebilir. Bu yüzden koy çok temiz görünürken bile zaman zaman temizlik yapmak anlamsız değildir. Tersine, temizliğin kendisini görünür bir davranışa dönüştürür.

Bu nedenle Adalar’da özellikle kıyıları temiz tutmanın yolu yalnız kirletenleri suçlamak değil, çöp bırakmayı kolaylaştıran ortamın oluşmasına daha baştan izin vermemek olabilir. Kırk camlar teorisi de bu fikri destekliyor. Belki mesele, çöpler birikip görünür hâle geldikten sonra büyük bir temizlik yapmak değil, ilk şişenin ikinciyi çağırmasına fırsat vermemektir. Tabelalara şu yazılar yazılabilir:

Benim attığım neyi değiştirir? Bir sonraki gelenin gördüğünü.

Senin bir şişen, bir başkasının “zaten”i.

İlk şişe bir yığının habercisidir.


Yayınlanma Tarihi: 07 Ekim 2026  /  Son Güncellenme: 08 Ekim 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.