Paylaş
Tüm Sayılar      2024      Sayı 225 - Mart 2024      Kıskandım

Kıskandım


Yılbaşı tatilini farklı bir ortamda geçirmek için Budva’da konaklayıp Karadağ çevresini gezmeye gittim.

Genelde fazla nostalji yapmanın yersiz olduğu düşüncesindeyim çünkü değişen dünya ile bizlerin de değişmek ve yeni dünyaya intibak etmek zorunda olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar düşüncemi tatbik etmek zaman zaman zor olsa da çağdaş dünyanın bize kazandırdığı artıları da görmemezlikten gelmek doğru olmaz kanaatindeyim.

Tüm bu duygu ve düşüncelere rağmen Budva, Tivat, Adacıklar, Kotor, Urcya, Montenegro’da beni çocukluğuma götüren çok şey oldu ve ben mutluluğumu gizleyemedim. Karadağ halkının kibar ve güler yüzlü oluşu, uzun yolların ve şehirlerin temizliği, tek bir pet şişe, çöp torbası veya konteyneri görmememiz tura katılan herkesin dikkatini çekti. Halka açık on dört kilometrelik pırıl pırıl bir sahil, Yılbaşı’nı karşılama coşkusu, meydanlarda kurulu platformlarda spor ve kültür faaliyetlerinin yanı sıra çocuklara özel eğlenceler tertiplenmesi, birbirinden güzel patlayan havai fişeklerle gece kutlamalarından sonra ertesi sabah görüntü kirliliği yaratılmaması beni hem şaşırttı, hem kıskandırdı.

Karadağ ufak bir ülke, Karadağlılar ise disiplin içinde doğmuş insanlar oldukları için iyiyi ve güzeli birbirine karıştırıp yaşamasını biliyorlar. Belediyelerin her şehrin nüfusuna yetecek sayıda personeli var ve hizmet sunmakta sorun yaşamıyorlar. Ayrıca diğer birçok ülkede gördüğüm gibi, Karadağ’da turistler otele yerleştiklerinde ziyaretçi olarak kalacakları gün kadar bir ödeme yapıyorlar. Pasaportlar ise ödeme yapılmadan geri verilmiyor. Örneğin Venedik ve Roma’ya da otobüsle girişlerde giriş ücreti ödeniyor. Biz Prens Adaları’nda bu sistemi neden tatbik etmiyoruz?

Beş yüz yıllık bir Osmanlı geçmişi ve etrafında bir Türk köyü kurulmuş olan Karadağ’da tek bir Osmanlı kalesi bulunması da ilgimizi çekti. Osmanlı’dan sonra yaşadığı çağı geriden izleten sistemden kurtulan bu ülke kendi içinde büyümüş ve 36-37 yaslarında bir Cumhurbaşkanı ve bir Başbakanla yola devam etmenin mutluluğunu yaşamaya başlamış. Gelişmesi gereken bu ülkenin yerli halkı artık eksiklerini idrak edecek kadar bilinçli.

Karadağ’da kediler her yerde fakat ülkeye sevimlilik katan kediler “Kotor kedileri” ismi altında ünlenmişler. Kediler kraliyetlerini kurmuş ve turistlerin ilgisini çekiyorlar. Kedi patiler pırıl pırıl tüyleri ile hem bakımlı hem de karınları tok geziyorlar. Belirli yerlere mamalar dökülüyor, kediler kavga etmeden karın doyuruyorlar, insanlara da sırnaşmıyorlar. Kediler mağrur, kendilerini biraz sevdiriyor ve pati atmıyorlar çünkü vicdanlı insanlarla birlikte yaşıyorlar. Kotor şehrinde kedi müzesini gezemediğim için üzgünüm. Müze Mayıs ayına kadar kapalı tutuluyormuş ama Kotor kedileri ile ilgili dükkanlar, hediyelik eşya satanlar ve veterinerleri gezmek kedi severler için zevk oluyor. Köpeklere gelince ne tek başına gezen ne de tasmasız köpek gördük.

Geçen gün Facebook sayfalarında üzücü bir haber vardı. Kınalıada Çandarlı sokakta köpekler gün boyu boğuşmuşlar ve netice olarak üç köpek kötü durumdaymış. Yalnız o sokaktaki köpekler mi? Köpekler çete halinde birbirleri ile haberleşerek dolaşıyorlar. Eylül ayında artık sokağa çıkmak mümkün olmuyor. Yazın bile ada turu yapamıyoruz. Kışın soğuk havada yağmurda betonların üstünde sürüm sürüm kalmıyor mu bu köpekler? Bu yıl da mamalar bir hayli pahalı ve insan bütçesini zorluyor. Ada patileri yarı aç kaldılar. Köpekler doğaları gereği saldırıyorlar, ısırıyorlar, kedileri boğuyorlar, hindilere ve kazlara da saldırıyorlarmış. Yazık oldu bu hayvanlara. Köpeklerin birbirlerine ölesiye saldırmalarını seyretmek hayvanseverlik olmuyor.

Prens Adaları’nda yaşayan adalılar için yirmi dört saat doktor ve hemşire bulundurulması lazım. Maalesef Kınalıada’da bundan yoksun yaşadığımız için ikametler de adaya alınamıyor. Patilerimiz için de haftada iki yarım gün değil de devamlı veterinerimiz olsa seviniriz.

Bodrum’da bir sitede yaşayan arkadaşım aylık aidatlarına ek olarak kedilere mama alınması için ödeme yaptıklarını söyledi. Her halde orada sahipsiz köpek dolaşmıyor.

Prens Adaları’nda daha güzel şeyler olmasını istiyorum. İnsan sevdiğini, sevdiği şeyleri kıskanır. Kıskandığım için utanç duymuyorum.


Yayınlanma Tarihi: 06 Mart 2024  /  Son Güncellenme: 07 Mart 2024


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.