Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 255 – Eylül 2026      Geçmiş Zaman Kargaları Üzerine

Geçmiş Zaman Kargaları Üzerine


1976 yılıydı. Molla Fenari yokuşunu tırmanırken duyduğum heyecanın adı; “amatör karikatürist adayının heyecanı” idi. Tırmanışın varacağı durak GırGır dergisi olunca, orada da sizi eski bir Kasımpaşa kabadayısı bıyığı, onunla tamamen uyumsuz kalın siyah çerçeveli gözlüğü, uzun boyu ve sıska bedeniyle bir adam bekliyorsa, o adam da o dönemin herkesin hayatına giren dergisinin kurucusuysa, yaşınız on iki de olsa kalbiniz duracakmış gibi atar. Oğuz Aral’ın GırGır dergisinde ilk karikatürümün yayımının ya da daha doğru bir tanımla “bu aşkın” ellinci yılını idrak etmiş bulunuyorum. Bazı şeyler denk düşüyor işte.

Kargalarla ilk münasebetim Cumhuriyet gazetesinde çizdiğim “Ağaç Yaşken Eğilir” bantları sırasında başladı. Hatta çok yaşlı gazete çalışanı mesai arkadaşlarım beni ciddiye alsınlar diye “Gökhan” olan adımı “Kemal Gökhan” yaptım ki, ofis boy muamelesi görmeyeyim. “Gençler, gelecek sizlersiniz. Peki siz kimlersiniz? Ne yer ne içersiniz, nelerdir düşleriniz, nedir daha bu yaşta kaybettikleriniz” şeklinde bir tanıtımla başlamıştım bu günlük bant serisine. İlk Ağaç Yaşken Eğilir bandı da Eylül 1984 yılında yayımlanmıştı ve ben de daha yeni yirmi olmuştum. 12 Eylül darbesinin yaralarını sarıp kendi hayatlarını kurmaya çalışan gençlere seslenen, kendi de aynı dertlerle yüzleşmeye çalışan biriydim ve ama bir yandan da bizi o yaşa ilk golümüzü yemiş olarak getirip bırakan bir önceki kuşakla da derdimizi tartışmaya gelmiştim. Ağaç Yaşken Eğilir yaklaşık on yıl kadar sürdü.

Köşenin kenarında bir karga belirdi. Yavaş yavaş ukalalıklar yapmaya, ahkâm kesmeye başladı. Sevdim kendisini. Baktım birkaç yıl içinde köşeyi ele geçirmiş. 1990’ların ortasında köşenin adı Kargaca oldu. Bütün yorumları o yapmaya başlamıştı artık. Benim de gençliğim çoktan tamamlanmıştı aslında…

Sanki eskiden beri burada yaşayan, hatta belki kim bilir buraları “kuran” ve birlikte yaşamaktan çok da mutlu olmadığımız, bu nedenle “azınlık” muamelesi gören kargalar adına bir karga yavaştan bu köşede her konuda konuşmaya, meselelere kendi gözünden bakıp yorumlar yapmaya başladı.

Sonra sosyal medya icat edildi. Tipo baskı ile başlayan (Cumhuriyet 1980’lerin başlarında tipo baskı ile basılıyordu) dijital dünyaya evrilmiş karga önce eski adıyla Twitter’da konuşmaya başladı. Sonra Twitter X oldu ve Elon Musk çocuklarına isim yerine numara vermeye başladı, diğer deli Trump’la el ele verip dünyayı yakıp yıkıp Mars’a yerleşme projeleri yaparlarken X hesabımı kapattım. Kaldım Zuckerberg’in Instagram’ına…

O gün bugündür benim karga oradan ötüyor.

Artık eleştiriden şikâyete evrilmiş bir huysuz canlı duygusu veren “karga kafası” hesabı son duraklarımdan. Ama kargalara doyamayan ben, pek de düşkün olduğum eski İstanbul fotoğraflarına bakınırken, dostum Yaman İrepoğlu’nun da dürtmesiyle önce o fotoğraftakiler yavaş yavaş martılarla yer değiştirmeye başladı. Sonra benim martıyla kurduğum ilişkinin ideolojik boyutunda yaşadığımız uyumsuzluk beni yine ebedi sevdiceğim kargalara geri götürdü.

Bu uzun ömürlü olduğu kimilerince iddia edilen canlılar, benden de eski İstanbul’un, doğduğumda nüfusu sadece bir milyon iki yüz elli bin olan şehrimin çok eski tanıklarıydı. Hiç iyi muamele görmediler. İstenmedikleri bir yerde yaşadılar. Yaşıyorlar, yaşamaya devam ediyorlar. Zekalarıyla, karmaşık ahlak anlayışlarıyla ama kadim bir varlık olarak…

Kaybettiklerimizi düşünsenize… Onlar neredeler şimdi? Buradan çok uzakta. Ya da belki hâlâ yanı başımızda. Bir karga kılığında. Sakın o Nimet Abla gişesinden millî lotaryanın büyük ikramiyesini kazanan da bir karga olmasın. E, o zaman sakın Nimet Abla da bir karga olmasın? Garden Bar’da eğlenen ve yeni yeni serpilmeye başlamış batı burjuvazisinin kahramanları taze zenginlerle, aralara kaynamış müflis aristokratlar, dönemin artistik bohemini parasız ama renkli yaşayan sanatçılar… hepsi sakın birer karga olmasınlar?

Olsunlar.

Kaybettiğimiz bir kent kültürünün, sürekli değişen bir kent kültürünün, yaşam alışkanlıklarının, şehrin espasının, fotoğraflardan özlemle içimize çektiğimiz o eski İstanbul manzaralarının, adadaki eğlence kültürünün… Hepsini tanıklığını onlara verdim.

Belki bakıp, böylece biz de neleri kaybettiğimizi hissedebiliriz diye.

Metinler de çok yardımcı oldu. Hareketsiz resimlere daha çok kendi döneminde yayımlanmış gazetelerden alınma haberlerin tadında, ama hepsi benim zihnimin uydurmaları olan bu hikayeler eşlik etti. Eğlencesinin arttığını görünce daha tamamlamış hissettim ben de bu anlatıyı…

Size olabildiğince içeriden, çok da derine inmeden böyle özetleyebilirim “Geçmiş Zaman Kargaları”nı…

İnsan yaparken elbette bunları planlayıp, sıralı bir şekilde gerçekleştirmiyor. Bir şey bir diğerini doğuruyor, birbirini geliştiriyor ya da tamamlıyor.

Ben bu yazıyı yazarken yarın, yaz kış yaşadığım Büyükada’da Taş Mektep’te İBB Miras, İBB Kültür ve Adalar Müzesi’nin ortak girişimiyle açılan sergimi anlatıyorum sizlere başından beri. Sergi 3 Eylül’de açıldı, 31 Ocak 2027’ye kadar açık kalacak.

Sergi sadece Taş Mektep’te değil ama. Şehir Hatları İskelesi’nde, gelecek vapuru beklerken izlenebilecek şekilde panolarla hayatın içine karıştı “Geçmiş Zaman Kargaları”. Önünde dondurma yiyerek vapur bekleyen de var, cep telefonundan Tik-Tok’ta kaydıran da… Hayatın bu kadar içinde olmaları beni nedense çok sevindiriyor. Çizginin hayata karışması, hayatımızı yaşarken, ya da bir yerden geçerken o yerde durup bir hikâye sokumak… Bunu düşünmek bile beni mutlu etmeye yetiyor.

Taksim İlk Yardım doğumlu, sanatçı bir ailenin en küçük çocuğu kendi İstanbul’unu anlatmaya çalışıyor da diyebilirsiniz. Bu şehrin bize çok borcu varmış gibi düşünsek de bence bizim de bu şehre o kadar çok borcumuz var ki… Ben payıma düşenin küçük bir kısmını ödemeye çalıştım. Umarım keyif alırsınız.


Yayınlanma Tarihi: 08 Eylül 2026  /  Son Güncellenme: 08 Eylül 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.