Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 255 – Eylül 2026      Adalar’da Trafik

Adalar’da Trafik


Kınalıada’dan yazıyorum. Yıllarca tartışılan adalılara altmış beş yaş üstü vatandaş taşıma hizmeti, Akasya Caddesi Başar Acarlı evinin önünden kalkan bedelsiz araçlarla başlamıştı. İyi niyeti suistimal etmeyi marifet sanan bazı insanlar hiç sıkılmadan çoluk çocuk araca doluyorlar, haksız isteklerle sürücü arkadaşları yoruyorlardı.

Sonra Prens Adaları’na akülü özel araçlar girdi. İhtiyaçtan değil de gösterişten olacak ki sayıları çoğaldı ve araçlar kötü kullanılmaya başlandı. Aslında o araçlar başa dert oldu. İnsanlar yürümeyi unuttular. Adalara göbekli, kalçalı, hareketsiz insanlar doldu. Özel akülü araçlar çocuklara oyuncak oldu. Araç kullanımının bir sisteme bağlanması istenince, yönetim kuralsız yaşamayı ilke edinmiş insanların hışmına uğradı. Araçlar toplandı. Araçlar geri verildi. Araçlar gizlendi. Araçlarla taksicilik başladı. Devreye Emniyet Müdürlüğü, IETT ve UKOME girdi ama bazı insanlar hâlâ Adalar Belediyesini muhatap aldılar.
Bu kez toplu taşıma araçları Adalar’a giriş yaptı. Benim cici-bici dediğim havadar araçlar yokuşları tırmanamayınca şimdiki Adabüsler devreye girdi. Ada halkı haklı olarak bu devasa toplu taşıma araçlarına karşı çıktı ama şunu da kabul edelim ki o araçlar tepelere sonradan mahalle kuran vatandaşlar için Adalar’a giriş yaptılar. Yazlıkçı ve kışlıkçı olarak tabir edilip Adalar’da yaşayan bizler hep komşu oturmuştuk. Biz birlikte yürüdük, birlikte spor yaptık, birlikte denize girdik, doğayı birlikte paylaştık. Birlikte büyüdük, birlikte güldük ve ada konularında birbirimize destek olduk.
Toplu taşıma araçları şimdi yaşlıya, engelliye ve hasta adalılara hizmet veriyor. Yolcular büyük çoğunlukla altmış beş yaşın üstünde olup bedelsiz verilen hizmet için Adalar Belediyemiz’den başlayıp emek veren herkese her fırsatta teşekkürlerini açıkça belirtiyorlar. Bu teşekkürlere İETT sürücülerine, yolculara gösterdikleri saygı, alaka, hayvanseverlikleri ve dikkatli araç kullanımları için de memnuniyetimizi ekliyorum.

Adabüslerle yolda olmak bu sıcak yaz günlerimize renk katıyor. Adalılar’la ve sürücü arkadaşlarla selamlaşarak sosyalleşiyoruz. Bazen biraz zor olsa bile insanları disipline alıştırmak da faydalı oluyor. “Beyefendi, sıraya bu taraftan giriyoruz lütfen” “Biliyorum, beni tanırlar, ben burada dururum” diyor o beyefendi ve valizini bırakıp uzaklaşıyor. “Beyefendi, ben sadece ikaz ettim, sizi tanımıyorum. Bende kalmasın diye söyledim” diyor genç adam. Sonra, sıradaki insanlar öyle bir ilerliyorlar ki, bırakılan o valiz istenilen sıraya giremiyor. Yola devam ederken arkadan bir ses yükseliyor. “Kaptan, büyük ağacın önünde indir beni, tam evimin önünde”. Hanımın biri kart basmayı beceremiyor, bir başkası sesini yükselterek “Arkaya oturabilir misiniz? Burası benim yerim.” diyebiliyor. Verilen hizmete teşekkür etmesini bilmeyen bir kişi “Bu saatlerde bari arka arkaya iki araç koysunlar, hizmet veriyorsan hizmete benzesin” diyebiliyor ve Manastır’a yakın bir yerde araçtan inip makilere karışıyor. Bebeklere hizmeti de vardır Adabüsler’in. Bebek arabası ile binenlere yardım edilir. Bebeğe sevgi gösterilir ve illa ki ismi sorulur.
Herkese bedelsiz hizmeti de vardır toplu taşımacılığın. Salı günleri Kınalıada Pazarı kurulur ve alışverişler belli bir güzergâh takip edilerek araçlarla taşınır. “Kaptan, sağa dön, biraz ilerde inerim” “Dönemem abi, yasak” “Ben yetmiş beş yaşındayım. Çantam çok ağır, nasıl taşıyayım?” “Abicim, aracı bırakıp sana yardım edemem, anla beni.” Ada halkı yardımseverdir. Anında bir kişi yaşlı beye yardım edip evine kadar pazar çantasını taşır. Velhasıl insanları mutlu etmek çok zor.
Yine de ada halkının bu trafikten mutlu olduğunu sanmayın. Yollarımız dar, manevra alanımız kısıtlı. Özel araçlar ikinci kez değişti. Dört tekerlekli olanlar çok pahalı ve kesinlikle yaşlılar için uygun değiller çünkü birçok yaşlının el-kol ve bacaklardan fizik terapi görmeye ihtiyacı var. Dönemeçlerde zorlandıklarını söylüyorlar. Esnaf küskün, esnaf dargın, esnafın yüzü gülmüyor. Her iş sahibinin bu araçları alabilmesi için maddi gücü olmayabilir fakat dağıtım yapabilmeleri için yatırım yapmaları kaçınılmaz oldu. Onlar için bir formül bulunmasını ümit ederken gördüm ki aralarından bazıları araçlarını değiştirmişler. Demek ki küçük esnaf her zaman mağdur olmaya mahkûmdur.

Prens Adaları SİT alanıdır. Son yıllarda artan kalabalık içinde bir de trafikle uğraşan insanlar çile çekiyorlar ve bunun sonucunda mutsuzluk ve ruhsal dengesizlik artıyor. Adalara bisiklet yakışır oysa şimdi çocuklarımız üç tekerlekli bisiklet sürmek için yol bulamıyorlar. Scooterler ve kiralık bisikletler yolda yürüyenler için tehlike yaratıyorlar. Trafikte kaza olabilir ama kaza yaratmaktan kaçınmamız gerekir.

SİT alanı olan değeri biçilmez Adalarımız’da huzuru kaybetmemek, kazaları önlemek ve Prens Adaları’na yakışmayan trafiği önlemek için hizmetin yalnızca yaşlılara, engelli ve hastalara verilmesini öneriyorum.
Yurt dışında SİT alanı olan yerlerde örneklerini gördüğümüz gibi ada girişlerinin ödemeli olmasının Adalar’a faydadan ziyade zarar veren kalabalığı dengeleyeceğini, ada kalitesinin korunacağını, yolların yürümeye açılacağını ve toplanan ödemelerin de ada temizlik işlerine harcanabileceği kanaatindeyim.


Yayınlanma Tarihi: 08 Eylül 2026  /  Son Güncellenme: 08 Eylül 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.