Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 250 – Nisan 2026      Elena Kovaçi Uygan’ın Kitabı “Çaydanlık Gibi Olun”

Elena Kovaçi Uygan’ın Kitabı “Çaydanlık Gibi Olun”


Yani, “Gırtlağınıza kadar suda olsanız bile yine de ıslık çalın” düsturu bu…

28 Mart’ta sevgili Elena Kovaçi Uygan’ın yazdığı Çaydanlık Gibi Olun adlı kitabın Bomonti Bulgar Eksarhanesi’ndeki tanıtımı ve imza gününe katıldım. O özel mekânı zaten pek severim. evime de yakın olduğundan sık sık önünden iç geçirerek geçerim, zira şehrin ortasında bambaşka bir dünya gibidir; vaktinde resim sergisi yapmıştım orada… Öyle  ki sevgili Elena’ya olan yakınlığıma, mekâna olan yakınlığım da eklenince, beni her koşulda eve kapatan sel sağanak yağmura aldırmadan keyifle gittim. İyi ki de gitmişim. Bir dolu eski dostun buluşması gibiydi.

Makedonya’dan Türkiye’ye, Selanik’in bir köyünden İstanbul’a ve Burgazada’ya, baştan sona nostalji kokan kitabın lansmanı, devlet sanatçısı, değerli tiyatrocu Sn. Dilek Türker’in moderatörlüğü, Miryam Şulam’ın yönetimiyle, dostlar arasında keyifli ve sıcak bir sohbet tadında gerçekleşti. Çok da güzel bir ilgi gördü. Biz eski Burgazlılar ayrıca ekstradan duygusal anlar yaşadık. Geçmiş güzel günleri andık. Ortak anılar paylaştık.

Adalar’ın, özellikle Burgazada’nın, tüm ada halkının akraba gibi olduğu, gece gündüz, hatta evde yokken bile, evlerin kapılarının hiç kilitlenmediği gibi, herkesin açıp girebileceği şekilde, anahtarın üstünde ve dışarıda durduğu, bir daha yaşanması asla mümkün olmayan, koşulsuz sevgi ve güvene dayanan ilişkilerin bezediği unutulmaz günlerini anlattık. Ben dahil, göz yaşartacak kadar duygusal gönül sözleri ettik ve dinledik. “Hatırlıyor musun hani bir gün adada…” şeklinde başlayan cümleler birbirini kovaladı, mutluluk, hüzün ve nostalji tavan yaptı.

Hepsi birbirinden lezzetli, el emeği ikramların tadını çıkardık. Zevkle okuyacağımızdan emin olduğumuz kitaplarımızı imzalattık. Anı olacak fotoğrafları Jak Arditti çekti.

Mecburi göç, elde olmadan bozulup yeniden kurulan düzenler, aile bağları, vatandaşlık duyguları, sadakat, toprak sevgisi, içtenlik, güven ve sarsılmaz dostlukları çağrıştıran kitap, çok keyifle okunuyor. Sadece bir ailenin geçmişten güne uzanan hikayesine değil, eski İstanbul’un çok kültürlü dokusuna ve kaybolmak üzere olan renkli sosyal yaşamına da ışık tutuyor. İnce bir mizah içeren anlatım dili, tatlı bir sohbet gibi… Sürekli genel akışı izlenecek bir roman gibi kurgulanmış olmadığından, herhangi bir bölümü, herhangi bir zamanda, rastgele açıp keyifle okunabiliyor.

Özellikle gençlerin mutlaka okumasını öneririm.


Yayınlanma Tarihi: 09 Nisan 2026  /  Son Güncellenme: 09 Nisan 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.