Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 250 – Nisan 2026      Şeffaf Bahçelerden Kapalı Sokaklara

Şeffaf Bahçelerden Kapalı Sokaklara

Y. Mimar


Adalar’da kentsel peyzaj kayboluyor mu?

Adalar’ın kentsel mekanlarının karakterini yalnızca tekil yapılar değil, bahçe sınırları, parmaklıklar, duvarlar ve sokakla kurulan görsel ilişki belirler. Son yıllarda hızla artan branda, plastik çit ve opak kapatma uygulamaları bu özgün peyzajı geri dönülmesi zor biçimde dönüştürmektedir. Bu uygulamalar sonucunda ortaya kimliksiz tanımsız sokaklar, meydanlar çıkmaktadır. Sit alanı olmanın nitelikleri silinmektedir.

Sokak peyzajı bir mimari mirastır

Adalar, bütünüyle kentsel, doğal ve kültürel sit alanı olan nadir yerleşimlerden biridir. Bu koruma statüsü yalnızca tek tek yapıların değil, sokak dokusunun, bahçelerin ve kamusal alan algısının da korunmasını gerektirir. Adalar’da mimari kimliği belirleyen en önemli unsurlardan biri, yapı ile sokak arasında kurulan geçirgen ilişkidir.

19. yüzyılın sayfiye kültürü içinde şekillenen Adalar yerleşiminde, konut ile sokak arasında kesin ve sert sınırlar değil, görsel ve mekânsal süreklilik tercih edilmiştir. Bahçe duvarları genellikle alçak tutulmuş, parmaklıklar geçirgen yapılmış, bitkisel peyzaj kamusal mekânın doğal uzantısı gibi kurgulanmıştır. Böylece sokak boyunca kesintisiz bir yeşil doku algısı oluşmuş, yapıların mimari dili ile peyzaj arasında uyumlu bir ilişki kurulmuştur.

Bu özellik, Adalar’ı Doğu Akdeniz’in sayfiye kültürü içinde gelişmiş yerleşmeleri arasında özel bir konuma yerleştirir. Bu bütünlük, yalnızca geçmişten kalan bir miras değildir, bugün hâlâ günlük yaşamın parçası olan yaşayan bir kentsel peyzajdır. Adalar’a ayak bastığınızda bu peyzaj sizi karşılar ve etkiler.

Küçük müdahaleler, büyük kayıplar getirmektedir.

Son yıllarda özellikle mahremiyet kaygısıyla yaygınlaşan bazı uygulamalar bu bütünlüğü giderek zayıflatmaktadır. Plastik hasır kaplamalar, PVC paneller, branda örtüler, yapay çim uygulamaları ve sentetik çit kaplamaları başlangıçta geçici çözümler olarak düşünülse de kısa sürede kalıcı bir görsel değişime yol açmaktadır.

Bahçe parmaklıklarının tamamen kapatılması, balkon ve terasların opak yüzeylere dönüştürülmesi ve bazı durumlarda bahçe sınırlarının bütünüyle geçirimsiz hale getirilmesi, sokak ile yapı arasındaki ilişkinin kopmasına neden olmaktadır.

Bu müdahaleler tek tek küçük gibi görünse de birlikte değerlendirildiğinde sokakların algısını köklü biçimde değiştirmektedir. Geçirgen sınırlar yerini opak yüzeylere bıraktıkça sokak perspektifleri kapanmakta, bahçe peyzajı kamusal alandan kopmakta, yapıların mimari oranları algılanamaz hale gelmektedir. Adalar’a özgü hafiflik ve açıklık duygusu yerini parçalı ve ağır bir görünüme bırakmaktadır.

Bu süreç devam ettiğinde sokaklar tarihsel kimliğinden uzaklaşmakta, yerleşimin kendine özgü karakteri giderek silikleşmektedir.

Tasarım rehberinin ortaya koyduğu ilkeler

Adalar Kentsel Tasarım Rehberi, sınır elemanlarının yalnızca mülkiyet ayrımını sağlayan teknik unsurlar olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu elemanlar kentsel peyzajın temel bileşenlerinden biridir.

Rehberde yer alan ilkeler, sınır elemanlarının mekânsal algıyı bozmayacak ölçülerde tasarlanması gerektiğini vurgular. Bahçe duvarlarının görünen yüksekliği en fazla doksan cm olmalı, böylece sokak ile bahçe arasındaki görsel ilişki korunmalıdır.[1]

Çit ve korkulukların geçirgen olması esastır; kapladıkları yüzeyin en az %50’si boşluklu olmalıdır.[2]

Ayrıca plastik ve türevi malzemelerin çit yapımında kullanılmaması gerektiği açıkça belirtilmektedir. Çitlerin bitki hariç herhangi bir malzeme ile kaplanması uygun görülmemektedir.

Bu ilkeler, Adalar’da sınır elemanlarının duvar etkisi yaratmaması gerektiğini ortaya koyar. Amaç, yerleşim dokusunun korunması ve sokak peyzajının sağlıklaştırılmasıdır. Koruma yaklaşımı böylece yalnızca tekil yapıların değil, kamusal mekânın bütününün korunmasını hedeflemektedir.

Mahremiyet ihtiyacı ve peyzajın sürekliliği

Mahremiyet ihtiyacı konut yaşamının doğal bir parçasıdır. Ancak Adalar’daki geleneksel çözümler yüksek ve opak yüzeyler oluşturmak yerine peyzajı güçlendirmeye yönelmiştir.

Sarmaşıklar, çalı grupları, ahşap kafesler ve yarı geçirgen parmaklıklar hem mahremiyet sağlamış hem de sokak peyzajının sürekliliğini korumuştur. Bitkisel elemanlar mevsimsel değişimlerle birlikte yaşayan bir sınır oluşturmuş, bahçeler kamusal alanın görsel zenginliğine katkıda bulunmuştur.

Bugün ise hızlı ve pratik çözümler olarak tercih edilen sentetik kaplamalar kısa sürede estetik niteliklerini kaybetmekte, kırılmakta, solmakta ve parçalanmaktadır. Bu malzemeler zaman içinde görsel kirlilik üretmekte ve doğal çevre ile uyumsuz bir görüntü oluşturmaktadır.

Plastik çitler: estetik sorunun ötesinde bir çevre meselesi

Plastik esaslı bahçe kaplamaları yalnızca estetik bir sorun değildir. Bu malzemeler güneş ışığı ve dış hava koşulları nedeniyle zamanla parçalanmakta ve mikroplastik oluşumuna yol açmaktadır.

Adalar gibi hassas ekosistemlere sahip bir çevrede bu tür malzemelerin yaygınlaşması gereksiz bir çevresel yük oluşturmaktadır. Doğal malzemelerin yaşlanma sürecine uyum sağlayan estetik karakteri sentetik malzemelerde bulunmamaktadır.

Kısa ömürlü bu ürünler sık sık yenilenmekte, böylece hem ekonomik hem de çevresel açıdan sürdürülebilir olmayan bir döngü ortaya çıkmaktadır.

Sokak, ortak bir mekândır

Adalar’da sokak yalnızca bir ulaşım alanı değildir; yürüyüş kültürünün, komşuluk ilişkilerinin ve kamusal yaşamın temel mekânıdır. Bahçe sınırları bu kamusal deneyimin önemli bir parçasını oluşturur.

Her parselde yapılan küçük bir değişiklik, bütün sokak silüetini etkilemektedir. Bu nedenle sınır elemanları yalnızca bireysel tercih konusu değil, aynı zamanda kamusal sorumluluk alanıdır. Bu seçimleri yaparken kendi mülkiyetimizin dışındaki alana ne kadar büyük bir yükler getirdiğimizin farkında olmamız gerekir.

Kentsel peyzajın niteliği bireysel kararların toplamı ile oluşur.

Jiletli tel kullanımı: kentsel peyzajla bağdaşmayan bir güvenlik anlayışı

Son dönemde bazı parsellerde ve özellikle plaj gibi kamusal alkanlarla, geniş bahçeli yapılarda görülmeye başlayan jiletli tel uygulamaları, Adalar’ın yerleşim kültürü ile açıkça çelişmektedir. Jiletli tel, doğası gereği yüksek güvenlikli tesisler, askeri alanlar veya endüstriyel sınırlar için geliştirilmiş bir elemandır. Konut alanlarında ve kamusal çevrede kullanılması, mekânın algısını sertleştirmekte ve yerleşim dokusunu bir güvenlik tehdidi varmış izlenimi veren bir dile dönüştürmektedir. Oysa Adalar’ın kentsel karakteri açıklık, geçirgenlik ve peyzaj sürekliliği üzerine kuruludur. Bu tür kesici ve yaralayıcı elemanlar yalnızca görsel bir sertlik yaratmakla kalmamakta, çocuklar, hayvanlar ve yayalar açısından da doğrudan tehlike oluşturmaktadır. Nitekim Tasarım Rehberi de doğal hayat ve insan güvenliği açısından risk yaratabilecek dikenli ve jiletli tel gibi elemanların kullanılmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Adalar gibi kamusal mekân kalitesinin yüksek olduğu bir yerleşimde bu tür uygulamaların yaygınlaşması, yalnızca estetik bir bozulma değil, yerleşimin temel değerleri ile bağdaşmayan bir yaklaşımın göstergesidir.

Kamusal alanlarda görülen uygulamalar: örnek olması gereken yerlerde peyzaj kaybı

Sorunun daha da dikkat çekici bir boyutu, söz konusu kapatma ve uygunsuz sınır elemanı uygulamalarının zaman zaman okul, hastane, plaj ve benzeri kamusal alanlarda da görülmesidir. Kamusal yapıların çevresinde kullanılan sınır elemanları yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda eğitici ve yön gösterici bir rol üstlenir. Bu alanlar toplumun ortak mekânları olarak iyi uygulamaların örneğini oluşturmak durumundadır.

Oysa branda, plastik çit kaplamaları veya geçirimsiz yüzeyler ile oluşturulan sınırlar hem Tasarım Rehberi’nde tanımlanan ilkelerle uyumsuzluk yaratmakta hem de kamusal alanların peyzaj kalitesini düşürmektedir. Kamunun sorumluluğunda bulunan alanlarda bu tür uygulamaların varlığı, koruma yaklaşımının günlük hayata yansıması bakımından ciddi bir çelişki yaratmakta ve toplumda yanlış bir örnek oluşturmaktadır.

Adalar gibi bütünüyle koruma statüsüne sahip bir yerleşimde kamusal alanların nitelikli peyzaj uygulamaları ile öncü olması, kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.

Kültürel peyzaj gündelik kararlarla korunur

Adalar’ın kimliği büyük ölçekli projeler kadar küçük müdahalelerle de şekillenir. Bir bahçe sınırının nasıl tasarlandığı, hangi malzemenin tercih edildiği, bir çitin nasıl kapatıldığı gibi kararlar zaman içinde bütün yerleşimin karakterini değiştirebilir.

Şeffaf bahçeler ve geçirgen sınırlar üzerine kurulu Adalar peyzajında sözkonusu ilişkinin korunması yalnızca estetik bir tercih değil, kültürel mirasın devamlılığı açısından bir gerekliliktir.

Koruma, yalnızca geçmişi muhafaza etmek değil, geleceğin mekânsal kalitesini de güvence altına almaktır. Bu nedenle kamusal kurumların ve bireylerin aynı sorumluluğu paylaşması büyük önem taşır.

Koruma sorumluluğu ve Kurul’un rolü

Adalar, bütünüyle kentsel, doğal ve kültürel sit alanı statüsüne sahip olduğu için yerleşim dokusunu etkileyen her türlü fiziksel müdahale koruma mevzuatının ilgi alanına girmektedir. Bu nedenle Koruma Bölge Kurulu’nun, kentsel peyzaj bütünlüğünü zedeleyen bu tür uygulamalar konusunda ilkesel bir değerlendirme yapması ve uygulamada rehber ilkelerin gözetilmesini sağlayacak yönlendirici kararlar geliştirmesi önem taşımaktadır. Koruma yaklaşımının yalnızca yapı ölçeğinde değil, sokak ve bahçe ilişkisini de kapsayacak biçimde ele alınması, Adalar’ın kültürel peyzaj değerlerinin sürdürülebilirliği açısından gereklidir.

Adalar’ın sokakları ortak hafızanın bir parçasıdır. Bu hafızanın sürekliliği, günlük hayatta verilen küçük ama bilinçli kararlarla mümkün olacaktır.


Kaynaklar

[1] Adalar Kentsel Tasarım  Rehberi  Sayfa 365

BAHÇE DUVARLARI. Form

Özel mülkler ve kamusal alanlarda geçirimsiz yüzeyle sınır elemanı oluşturmak için bahçe

duvarı çözümlerine başvurulabilir. Duvarlar imar planı sınırları içerisinde kalmalıdır.

Boyut / Nitelik / Nicelik Farklı kotları ayırmak için uygulanan bahçe duvarlarının görünen yüzeyinin yüksekliği en fazla 90 cm olabilir. Harpuştalar 90 cm duvar yüksekliğine dâhildir. Y_ençok = 90 cm Malzeme Bahçe duvarları moloz taş, yonu taşı veya tuğla ile yapılabilir. Boyanmayacak ise derzleri sıfıra yakın derz olmalı, derzlere kontur çekilmemeli ve boyanmamalı, boyanacaksa yapı rengi ile aynı olmalıdır. Bahçe duvarının boyutu ve şekli taş duvar yapılmasına olanak vermiyor ise betonarme perde, kazık sistemler kullanılabilir. Duvar yüzeyleri boyanabilir veya kaplanabilir, boyanacaksa yapı rengi ile aynı olmalıdır.Duvar yüzeyleri moloz taş veya yonu taşı ile kaplanacak ise derzleri sıfıra yakın derz olmalı, derzlere kontur çekilmemeli ve

boyanmamalıdır. Harpuşta, kaplama veya yapım malzemesiyle uyumlu olmalıdır. Doğal hayat ve insan hayatı açısından tehlike yaratabilecek, afet anında müdahaleleri zorlaştırabilecek ve can kayıplarına yol açabilecek kafesli, dikenli, jiletli tel vb. sınırlayıcı elemanlar kullanılamaz.

[2] Adalar Kentsel Tasarım  Rehberi  Sayfa 366

KORKULUK

Form Geçirimli sınır elemanı olarak zemin veya duvara ankreli çit kullanılabilir. Kapladığı alanın en az %50’si geçirgen yapıda olmalıdır.

Boyut/Nitelik/ Nicelik

Bahçe duvarı veya istinat duvarı üstüne ankre edilecek çitlerin yüksekliği en fazla 1,20 m olabilir.

Zemin üstüne ankre edilecek çitlerin yüksekliği en fazla 2 metre, genişliği ise en fazla 10 cm olabilir.

Malzeme

Plastik ve türevleri hariç diğer çit yapım malzemeleri kullanılabilir. Yapılan bu korkuluklar / çitler bitki hariç hiçbir malzeme ile kaplanamaz


Yayınlanma Tarihi: 09 Nisan 2026  /  Son Güncellenme: 09 Nisan 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.