Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 253 – Temmuz 2026      AdaBene: Dayanışmanın Kadın Hali

AdaBene: Dayanışmanın Kadın Hali


Bir kadın, yıllardır ördüğü çantayı ilk kez satışa çıkarıyor. Bir başkası yaptığı cam kolyelerin gerçek değerini, ancak maliyet hesabı yapmayı öğrendiğinde fark ediyor. Bir diğeri ise bütün gün hiçbir şey satamadan eve dönüyor ama uzun zamandır ilk kez mutlu olduğunu söylüyor. Belki de AdaBene’nin hikâyesini anlatmaya tam buradan başlamak gerekiyor. Çünkü Adalar’da yaklaşık bir yıl önce kurulan AdaBene – Adalar Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin hikâyesi yalnızca el emeği ürünler üreten kadınların hikâyesi değil. Aynı zamanda görünmeyen emeğin görünür olmasının, dayanışmanın yeniden kurulmasının ve kadınların birlikte güçlenmesinin hikâyesi.

Bugün altmış beş üretici kadını aynı çatı altında buluşturan kooperatif, kısa sürede bir satış platformunun çok ötesine geçmiş. Burada yalnızca ürünler değil, deneyimler, bilgiler ve umutlar da paylaşılıyor. Belki de bu yüzden AdaBene’yi anlamak için önce raflardaki ürünlere değil, o ürünlerin arkasındaki kadınlara bakmak gerekiyor.

Kooperatifin çekirdek kadrosunu Begüm Yavuz, Ramona Çiftçioğlu, Av. Ayşegül Kamalı, Mahmure Vaizoğlu, Dilşah Söylemez, Yaprak Özöncel ve Fatma Gürel oluşturuyor. Aralarında hukukçu da var, mali müşavir de, sosyal hizmet uzmanı da, iletişimci de, sanatçı da… Farklı mesleklerden geliyorlar ama ortak bir hedef etrafında buluşuyorlar: Kadınların yalnızca üretmesini değil, emeğinin gerçek değerini görebilmesini sağlamak.

Bu hikâyenin kökleri ise bugünden çok daha eskiye uzanıyor. Begüm Yavuz, yıllar önce de Adalar’da bir kadın kooperatifi kurma girişiminde bulunduklarını anlatıyor. O günün koşullarında bu hayal gerçekleşememiş. Ancak vazgeçmemişler. Aradan geçen yılların ardından bu kez aynı hayali paylaşan genç, üretken ve kararlı kadınlarla yeniden yola çıkmışlar. “Bu kez idealist genç kadınları buldum” diyor Begüm Yavuz. Belki de AdaBene’yi farklı kılan tam olarak bu. Burada yalnızca deneyim gençliğe aktarılmıyor; gençlerin enerjisi de yılların birikimiyle buluşuyor.

Kooperatifin kapısından içeri girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey raflardaki ürünler değil masanın etrafında toplanmış kadınlar oluyor. Bir köşede yeni bir eğitim planlanıyor, diğer tarafta bir sonraki kermes konuşuluyor. Sohbetlerin arasına kahkahalar karışıyor. Tam da o anda anlıyorsunuz ki burada değişen yalnızca kadınların gelir elde etme biçimi değil; birbirlerine bakışları, kendilerine duydukları güven ve “birlikte yapabiliriz” duygusu.

Bugün kooperatif çatısı altında bir araya gelen kadınlar çanta örüyor, seramik yapıyor, cam işliyor, keçe üretiyor, takı tasarlıyor. Ancak kurucular için bunlar yalnızca satılacak ürünler değil. Her biri, bir kadının kendi emeğiyle kurduğu ilişkinin somut bir karşılığı. Bu nedenle AdaBene’de yalnızca üretim değil, öğrenme de teşvik ediliyor. Maliyet hesaplamasından fiyatlandırmaya, pazarlamadan ürün fotoğrafçılığına, sosyal medya kullanımından dijital satışa kadar pek çok alanda eğitimler düzenleniyor. Çünkü yıllarca yaptığı işi zararına sattığını fark etmeyen bir kadın, maliyet hesabını öğrendiğinde yalnızca fiyat belirlemeyi öğrenmiyor; emeğinin gerçek değerini de yeniden keşfediyor. Asıl dönüşüm de tam burada başlıyor. Kadın önce yaptığı işin değerini görüyor, ardından kendi değerini.

Kooperatifin en görünür faaliyetlerinden biri düzenli olarak gerçekleştirilen kermesler. Ancak bu buluşmalar yalnızca satış yapılan etkinlikler değil; kadınların birbirlerini tanıdığı, deneyimlerini paylaştığı, birlikte vakit geçirdiği sosyal alanlar. Kurucuların anlattığı küçük bir hikâye bunu çarpıcı biçimde özetliyor. Gün sonunda hiçbir ürün satamayan katılımcı bir kadın, yine de eve büyük bir mutlulukla döndüğünü söylüyor.

Belki de AdaBene’nin en büyük başarısı tam burada saklı. Bir kooperatif kurmak kolay değil ama insanların birbirine güvenmesini sağlamak çok daha zor. Kurucuların en çok gurur duyduğu şey de bugüne kadar kurdukları bu güven ilişkisi. Farklı karakterlere, farklı mesleklere ve farklı hayat hikâyelerine rağmen ortak hedeflerinden hiç uzaklaşmamışlar. Sohbet boyunca en sık duyulan kelime “güven”. Çünkü güven olmadan dayanışmanın, dayanışma olmadan da gerçek bir kooperatifin kurulamayacağını düşünüyorlar.

Bu güven zamanla yalnızca kadınlar arasında kalmamış. Evlerde de karşılığını bulmuş. Kermeslerde eşlerin gelip yardım etmesi, “Karnınız aç mı?” diye sorarak sıcak ekmek getirmesi ya da kadınların eve daha mutlu dönmesi, kooperatifin görünmeyen ama en kıymetli etkilerinden biri olmuş. Çünkü ekonomik bağımsızlık kadar önemli olan bir başka şey daha var: Kendini ait hissedebileceğin bir topluluğun parçası olabilmek.

Kurucuların özellikle andığı isimlerden biri, Büyükada’daki Cavcav Kafe’nin sahibi Murat Batmas. Kooperatifin ilk kermeslerinden itibaren kapılarını kadınlara açan Batmas, mekânını hiçbir karşılık beklemeden AdaBene’nin kullanımına sunmuş. Dahası, kermes günlerinde kadınların rahat çalışabilmesi için gösterdiği destek, zaman zaman kendi işletmesinin ticari kaygılarının bile önüne geçmiş.

Kooperatif üyeleri bu dayanışmayı unutmadıklarını söylüyor. Hatta kendi aralarında, biraz da gülümseyerek, Murat Batmas’ı oy birliğiyle “Adalar’ın Yılın Babası” ilan etmişler. Çünkü onlara göre gerçek dayanışma yalnızca aynı hedef için çalışan kadınlarla değil; bu hedefe gönülden inanan herkesle birlikte büyüyor.

Henüz yolun başında olsalar da AdaBene’nin hedefleri büyük. İnternet satış platformu, uluslararası iş birlikleri, kadın girişimciler için planlanan bir kuluçka merkezi, ortak üretim alanları ve sürekli açık kalacak bir kooperatif mağazası sırada bekliyor. Kurucular, yerel yönetimlerden de özellikle üretici kadınların yıl boyunca ürünlerini sergileyebilecekleri kalıcı bir mekân konusunda daha güçlü destek beklediklerini dile getiriyor.

AdaBene’nin hikâyesi aslında yalnızca bir kadın kooperatifinin kuruluş hikâyesi değil. Aynı zamanda Adalar’da yeniden filizlenen bir dayanışma kültürünün hikâyesi. Bu hikâyede ekonomik kalkınma kadar dostluk, paylaşım, görünürlük ve birlikte üretmenin yarattığı umut da var. Çünkü bazen bir kooperatif yalnızca ürün satmaz. İnsanların birbirine yeniden güvenmesini sağlar. Ve en önemlisi, kadınlara yalnız olmadıklarını hatırlatır.


Yayınlanma Tarihi: 09 Temmuz 2026  /  Son Güncellenme: 09 Temmuz 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.