Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 253 – Temmuz 2026      Yoksa Değil, Oysa

Yoksa Değil, Oysa


İstanbul’dayım fakat yabancısı olduğum bir muhitte çok başarılı olacağına emin olduğum bir konser izlemeye gidiyorum. Tarif edilen yola koyuldum. Hava sıcaktı ve geç kalmamalıydım. Bir hanımla karşılaştım. Bakıştık ve selamlaştık. Tedirginliğimi fark etmiş olacak ki, nereye gittiğimi sordu. Akabinde Adalar’dan geldiğimi öğrendi ve bu kez Prens Adaları ile ilgili kitaplardan öğrendiği tüm tarihi ve sosyal bilgileri hayranlıkla anlattı bana. Kısa anlamlı ve güzel bir muhabbete başladık. Özlem Hanım ulaşmak istediğim kültür merkezine çok yakın bir yere kadar bana refakat edeceğini söyledi.

Özlem Hanım benim için nezaketin, iyi niyetin, sanata kültüre yakınlığı ile varlığına özlem duyduğum bir İstanbul hanımefendisiydi. Adalardan bahsettiği anlarda duygulandığını içinden bir şeyler anımsadığını hissettim. “Ada, adalının romanını yazar “derim hep ve belki de Özlem Hanım’ın romanının bir sayfasına dokunmuş ama o sayfaya ne yazmış bilemedim, öğrenmek de istemedim. Adalar birbirini tanımayan ama duygusal iki insanı yakınlaştırmıştı.

Geçenlerde Kınalı adaya dönüş yapmadan önce bir kafede dinlenmek istedim. Yolcuları izliyor, çayımı yudumluyordum ki, cici bici giyenmiş kız çocukları ile genç bir aile yan masaya gelip oturdu. Elimdeki kalem yere düşünce anne hemen yerinden kalkıp yuvarlanıp giden kalemimi masaya getirdi.

Cici kız çocuğu anneye soruyor: “Anne bu teyze Büyükaday’a mı gidiyor?” Gülüştük. Çocuğun ilk Adalar’a gidişiymiş. Dondurma istiyormuş. Baba sordu “Paran var mı?” “Var, biriktirdim” “Göster bakayım” Çocuk çantasından yirmi TL. çıkardı. Gülüştük. “Aferin şimdi de mısır yemek için para biriktireceğiz”. İşte eğitim budur dedirttiler bana. Çocuğun soruları bitmek bilmiyordu. “Teyze Adalar’da herkesin evinin kapsı denize mi açılıyor, herkesin havuzu var mı?” derken sabırlı anne biraz mahcup oldu ama açıklayıcı doğru cevaplar verdi.

İskeleye geçme zamanı gelmişti. Elimdeki çantayı taşımak istediler. Çanta ağır değildi, ben taşıyabilirdim, Vapurda cam kenarı bir yer kapabilmeleri için acele etmelerini tavsiye ettim. Kınalıada’ya vardığımda iyi ki dönüp vapura baktım.  Birbirimize el salladık. İyi vakitler diledik.

Akşam yemekten sonra sosyal medyaya bir göz attım. Ada sayfaları ve gruplara kaydı gönlüm. Çözüm getiren öneriler, alternatif sunan eleştiriler ilgimi çeker fakat bilmeden, araştırmadan, ezbere yapılan bilgi eksikliği kokan hatta bazen hakarete varan yorumlar bu önemli sayfaların gereksiz yere kullanıldığını doğrulayıp gerçek amacın dışa kayıp başka bir yere sığındığının göstergesi oluyor.

Adalı olmak, tek olan doğru çizgiyi takip etmek demektir. O çizgide menfaat, çıkarcılık, particilik, hırs, kin, ben bilir imcilik olmamalı. Çözüm üretmeyen hiçbir şeye itibar etmemeliyiz. Kefenin bir gözüne yetkiler, imkanlar, iyi niyet ve görev paylaşımı yerleştirip, diğer gözüne çözüm üretmek için önerileri yerleştirelim ve ada sorunlarını hakkaniyetle, saygı ve hukuki çerçevede tartışmaya açalım. Vatandaşlık görevimizi ifa ederken gençlerimize iyi örnek olmayı unutmayalım ve el ele vermeyi ilke edinelim.

Yoksa biz Adalarımız’ı sevmiyor muyuz? Yoksa biz yollarda rastladığım o güzel insanlar kadar Adalarımız’ı sevmiyor muyuz? Oysa biz adalıyız, ada olmadan yaşayamayız.


Yayınlanma Tarihi: 09 Temmuz 2026  /  Son Güncellenme: 09 Temmuz 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.