Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 250 – Nisan 2026      Adalar’ın Merdivenli Yolları: Ada İçinde Adalar

Adalar’ın Merdivenli Yolları: Ada İçinde Adalar

Burgazada Mahalle Meclisi Katılımcısı


Adalar’da otomobil yoktur belki ama kamu araçları, akülü taşıtlar, sessizliğin içine ince bir uğultu bırakır. Ada, kendi içine görünmeden, hissettirmeden değişir. Fakat bir yer vardır ki Adalar’da bu akışın dışında kalır: merdivenli yollar. Adalar İstanbul’dan ayrışırken, merdivenli yollar da Adalar’dan ayrışır.

Yokuşu kesen basamaklar yalnızca yükselmez, zamanı da kat kat böler. Her basamak, bir araçsızlık yemini, bir hafıza eşiğidir. Tekerleğin ulaşamadığı bu yollar, adayı kendi içinde çoğaltır; iç içe geçmiş sessizlik kesitleri gibi derinleşir.

Merdivenli yollar, adanın kalbinde duran ikinci bir kıyıdır aslında. Gürültünün ulaşamadığı, hızın yönünü kaybettiği, yalnızca adımların konuştuğu bir iç deniz… Her basamak, bir dalganın kıyıya vurmadan hemen önceki hâlidir: gerilmiş, yükselmiş, nefesini tutmuş. Sanki deniz, adanın içine kadar sokulmuş da geri çekilmeyi unutmuştur. Bu yüzden merdivenli yollar yalnızca bir geçiş değil, içeride kalmış bir kıyıdır.

Merdivenli yollar, adanın içindeki son dirençtir. Değişimin, mekanik iradenin karşısında duran ıssızlık içinde ıssızlık… Taşın içine işlenmiş bir ‘hayır’. Ve belki de bu yüzden, her basamak bir kıyı çizgisi gibi durur: denizin çekildiği ama izinin kaldığı yer.

Dalgalar nasıl tekrar eder ama asla aynı kalmazsa, bu yollar da her adımda yeniden kurulur. Üzerlerinden geçen ayaklar, o donmuş kabarıklığı yeniden hareketlendirir. Onlar, yokuşla uzlaşmanın, yerçekimiyle yapılan sessiz bir anlaşmanın cisimleşmiş hâlidir.

Her basamak, bir dalganın kabarışı gibi gerilidir; eğilmez, düzleşmez. Taş kesilmiş olmasına rağmen içindeki hareketi unutmamıştır. Dalgalar nasıl ki en vurucu anlarında en saf hâllerine ulaşırsa, bu yollar da en dik, en dar, en zor oldukları yerde en “ada”dır. Herkesi kolay kabul etmezler ama kabul ettiklerini de unutmazlar. Belki de bu yüzden, merdivenli yollardan geçen biri sadece bir yere varmaz, bir dirence dokunur.

Hız, bu donmuş dalgaların ritmini bozamaz. Bu yüzden merdivenli yollar, adanın içinde korunmuş bir zaman parçasıdır; kargaşanın kıyıya çarpıp geri döndüğü bir iç sahil. Çünkü merdivenli yollar taşıyıcı değil sınayıcıdır. Araçları dışarıda bırakır, insanı, kedileri, köpekleri içeri alır. Nasıl ki deniz, kendisine girmek isteyen herkesi önce ağırlığını bıraktırarak kabul eder, bu yollar da insandan hızını, alışkanlıklarını bırakmasını ister. Hafiflemeden çıkamazsın.

Merdivenli yolların bir başka sessiz sakini daha vardır: kediler, köpekler. Kovalanmanın, ürkütülmenin olmadığı duraklar… Basamakların arasında, taşın serinliğinde, ağaçların gölgesinde uzanırlar—sanki denizin ortasında kendi kıyısını bulmuş gibi. İnsan geçer, bakar ve yoluna devam eder. Çünkü burada herkes yerini bilir: belki de bu yüzden, bu sessiz varlıklar, adanın içindeki bu ikinci adanın gerçek sahipleri gibi, zamanı bölmeden, yalnızca içinde yaşayarak var olurlar.

Merdivenli yollar donmuş dalgalarsa, o dalgaların içinden yükselen ağaçlar da küçük adalardır. Çünkü her ağaç, kendi başına bir varoluştur. Kökleriyle toprağa tutunan, gövdesiyle yükselen, çevresinde bir gölge ve serinlik alanı kuran… Her biri kendi kıyısını kendi gölgesiyle çizer. Her biri, etrafında küçük bir iklim kurar.

Merdivenli yollar tepelere yaslanır; çıkarken yorulursun. Her basamak nefesini tutturur, adımını ağırlaştırır. Ama yol seni geri çevirir; zorla değil, incelikle. Omzundan tutup yüzünü denize döndürür. O an anlarsın: çıktığın şey bir yol değil, donmuş bir denizin hafızasıdır. Ve denize baktığında, o hafıza çözülür gibi olur. Düz bir yolda yürürken göz hep ileri kaçar. Ama burada, her yoruluş bir durak, her durak bir kıyıdır. Dönüp bakarsın; geldiğin yer küçülür, deniz büyür. Sanki her basamak seni biraz daha hafifleterek yukarı değil, içeri taşır. Ve belki de en çok bu yüzden, tepeye vardığında fark edersin: aşağıda bıraktığın şey yalnızca mesafe değildir, yükündür.

Ne var ki merdivenli yollar bir kudretin değil bir zayıflığın eseridir. Toprağın dikliği, yolun daralması, bir tepeye ulaşma zorunluluğu… Hepsi bir eksiklikten, bir çaresizlikten doğmuştur. Yürünecek yer yoktur, o yüzden basamak yapılır. Ada, kendi bedenindeki kırışıklıkları saklayamaz, onları taşa çevirir. Bu yollar, mühendisliğin değil, boyun eğmenin mimarisidir. Toprakla pazarlık değil; onun şartlarını kabul ediştir.

Ve böylece bir zamanların kusuru, bugün bir ayrıcalığa dönüşür: adanın içinde saklı kalan, değişimin ulaşamadığı. Çünkü zayıflık, kendini korumasını da öğretir. Bir zamanlar “yetersizlik” olan şey, bugün bir sınırdır. Araçların geçemediği, gürültünün kıyıya vurup geri çekildiği bir eşik.

Merdivenli yollardan vapura inersin. Vakit dardır; deniz seni çağırır, vapur düdüğü uzaktan bir ip gibi çekmeye başlar. İçinde bir acele kabarır; koşmak istersin. Ama koşamazsın. Her basamak, adımını geri çağırır. Hızlanmak istediğin anda ayağının altındaki taş sana hatırlatır:

“Ben düz bir yüzey değilim; beni geçemezsin, ancak benimle ilerlersin.”

Bu yüzden merdivenli yollar, insanı kendi hızına indirir. İçindeki telaşla yolun ritmi çarpışır ve kazanan hep o olur. Koşamazsın, çünkü burası geçiş değil, temas yeridir. Her basamak kendini hissettirir; ayağının altına değil, zihnine basarsın sanki. Acele etmek istedikçe, yol seni daha çok fark ettirir kendine.

Aşağıda vapur bekler, yukarıda zaman ağırlaşır. Ve o an anlarsın: düz yollarda insan zamanı kovalar ama merdivenli yollarda zaman seni yakalar. Belki vapuru kaçırırsın. Ama yolu kaçırmazsın. Çünkü merdivenli yollar seni bir yere yetiştirmez, seni kendine yetiştirir.


Yayınlanma Tarihi: 09 Nisan 2026  /  Son Güncellenme: 09 Nisan 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.