Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 249 – Mart 2026      Adalar’da Nal Seslerinden Uzak Yeni Bir Ses Peyzajı 

Adalar’da Nal Seslerinden Uzak Yeni Bir Ses Peyzajı 

Yüksek Mimar


Prens Adaları denildiğinde bellekte beliren imgelerden biri, çam ağaçlarının gölgesinde ağır ağır ilerleyen faytonların çıkardığı ritmik nal sesleriydi. Bu sesler yalnızca bir ulaşım aracını değil, adalarda yaşanan zamandan kopuk hissedilen yavaş bir yaşam ritmini de temsil ediyordu. Faytonların kaldırılmasıyla birlikte adalarda yalnızca nostaljik bir taşıt türünün kaybı değil, kolektif hafızanın gölgede kalmış anıları aynı zamanda duyusal bir katmanı da sessizliğe gömüldü.

Faytonlar, Adalar’ın çok katmanlı kültürel dokusunda hem gündelik yaşamının çam ormanlarıyla birleşen kentsel dokusunun bir parçası hem de romantik bir imgesiydi. Düğün fotoğraflarından kartpostallara, edebiyattan sinemaya, kadar uzanan geniş bir temsil alanında yer almasıyla ada kimliğinin sembollerinden biri hâline gelmişti. Bugünse onların yokluğu, geçmişle kurulan bağın somut bir göstergesinin ortadan kalkması anlamını taşır ki, hatıralarımızın sisli dağarcığında yer alırken Adalar’da çocukluklarını yaşayan özellikle eski adalılar için tarif edilmesi güç bir eksiklik ve hüzün duygusu yaratır.

Faytonlarla beraber Adalar’da bisikletin, gerek seyir gerek ulaşım ve gerek spor amaçlı kullanımı en az faytonlar kadar geçmişten günümüze taşınmış geleneksel ve doğa ile uyumlu bir buluşma hâlidir. Bu buluşma çocukluk hatıralarımızla süren adaların sessiz ve ağaçlı sokaklarında mesafelerin sadece varılacak yer olarak görülmesinin dışında Adalar’da rüzgarın kokunun ve beden ritminin derinliğine hissedilebildiği bir duygu durumudur

Bununla birlikte bu nostaljik hüzün, çelişkili duygular bütününü barındırır. Faytonların kaldırılması, hayvan hakları ihlalleri ve çalışma koşulları ile hijyenik korumaya dair uzun süredir dile getirilen etik sorunlara bir yanıt niteliği taşıyordu. Dolayısıyla duyulan özlem, yalnızca kaybedilen bir estetik deneyime değil, aynı zamanda geçmişin sorunlu yönleriyle yüzleşmenin yarattığı karmaşık bir duygusal alana işaret etmektedir. Hatırlanan şey ise, çoğu zaman gerçeğin kendisinden çok, onun bellekte yumuşatılmış ve arzu edilir şeklidir.

Bugün ise Adalar’da faytonların yokluğu, bisikletlerin çoğalması ve sınırlı sayıda akülü araçların varlığı yeni bir ses peyzajı oluştururken, eski nal seslerinin yerini daha kesintisiz bir sessizlik almıştır. Bu sessizlik, kimi zaman huzur verici, kimi zaman ise duyularda kaybedilen hatıraların ve geçmişin nal seslerinde bir boşluk gibi hissedilir.

Ta ki ulaşımın kolaylaşması amaçlı şehir minibüslerinin ada yaya trafiğine karışmasına kadar. Özlediğimiz o sessizlik peyzajı bu kez de karmaşık trafik ve sürat endeksinin yıkıcı atmosferi ile farklılaşarak yaratılır. Renklerin, kokuların ve seslerin kimi zaman geriye dönüşü imkânsız gibi hissedilmesiyle biz Adalılar’ın genizlerinde bir yutkunma ile gözlerinde bir nemlilikte kendini yineler. Nostalji tam da bu boşlukta filizlenir; kaybolanın ardından değil, dönüşenin keskin farkı ile  içsel bir sızı olarak belirir.

Öte yandan gelişen ve çoğalan bisiklet kullanımı, akülü olsun olmasın Adalılar arasında yeni dayanışma ağlarının da oluşmasına zemin hazırlamıştır. Üç tekerlekli bisikletlerin çoğalması, özellikle kadınların gündelik hayatlarında kolaylaştırıcı bir unsur olarak yerini alırken alışverişin pazar ulaşımının ve sepetlerinde taşıma kolaylığının cazibesini yaygınlaştırmıştır. Tamir atölyeleri, bisiklet paylaşım girişimleri ve çocuklara yönelik sürüş eğitimleri, sürdürülebilir ulaşımın ötesinde topluluk bilincinin kazanılması yönünde oldukça faydalı olmuştur. Bu küçük ölçekli pratikler, Adalar’ın geleceğine dair söz söyleme hakkının yalnızca yönetsel kararlara değil, gündelik yaşam pratiklerinin tercihlerine de bağlı olduğunu ortaya koyar.

Kısaca Prens Adaları’nda bisiklet, bir ulaşım aracından çok daha fazlasıdır: çevresel duyarlılığın, kamusal alanı adil paylaşma arzusunun ve yavaş yaşam kültürünün hareket hâlindeki ifadesidir. Adaların karşı karşıya olduğu güncel sorunlara karşı, her pedal dönüşü sürdürülebilir bir geleceğe atılmış küçük ama anlamlı bir adımdır.

Covid’li döneminde izole kalmayı büyük ölçekte becerebilen Adalarımız’ın pandeminin sona ermesiyle birlikte yeniden yoğunlaştığını, anakaraya yakınlığına rağmen zor günlerden geçen şehir insanına bir soluk alma mekanı sunduğunu görüyoruz. Gitgide artan bu yerleşik yoğunluğun yanısıra turizmin de yaygınlaşması ve her daim gözde sayfiye mekanı Adalar’a hücum eden günübirlik ziyaretçi akınları her devirde olduğu gibi günümüzde de Adalar’a mahsus kimi değerlerin kaybına neden olmuştur.  Özellikle tepe yörelerde oturanların ve esnafın kendi ticari olanaklarının da  sürdürülmesi amacıyla edindiği elektrikli taşıma araçları ve akülü motorlar aktif olarak ada ulaşımının bir parçası haline gelmiş ve Adalar’da hissedilen huzursuzluğa tuz biber ekmiştir. Yerel yönetimler bu kullanımları gerek araç tipi, gerek yoğunluk açısından denetim altına almak istese de ne yazık yasaklar ile baş etmek mümkün olmamaktadır.

Sonuç olarak faytonların yokluğu, Prens Adaları’nın değişen kimliğinin duygusal bir eşiğini temsil etmektedir. Bu hüzün, yalnızca geçmişe özlem değil, aynı zamanda daha adil, daha sürdürülebilir bir gelecek arayışının gölgesinde şekillenen, olgun bir hatırlama biçimidir. Adalar bugün başka bir ritimle ve farklı bir ses peyzajıyla yaşamaya devam ederken, nal sesleri belleklerde, zamana dirençli bir yankı olarak varlığını sürdürecektir.


Yayınlanma Tarihi: 08 Mart 2026  /  Son Güncellenme: 08 Mart 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.