Paylaş
Tüm Sayılar      2025      Sayı 241 – Temmuz 2025      Adalılar Hafıza Çalışmaları Her Adanın Özgünlüğüne Vurgu Yapıyor

Adalılar Hafıza Çalışmaları Her Adanın Özgünlüğüne Vurgu Yapıyor

and


Adalar Müzesi, adalarda yaşamış, adalarda iz bırakmış, adalarda doğup büyümüş, çalışmış, vakit geçirmiş, vefat etmiş ya da hâlâ yaşamakta olan kişilere ilişkin yayınlanmış biyografik bilgileri ve otobiyografik anlatıları “adalılar” başlığını verdiği bir çevrimiçi arşivde bir araya getirmeye başladı. Bu konuda Adalı Dergisi’nde daha önce de haberler ve yazılar yayımlandı. [1]  “Kim kimdir” türü bilgilerin yer aldığı bir başvuru kaynağı işlevi görecek bu çalışma aynı zamanda Adalar’a ilişkin tarih yazımı üzerine çalışanlara tüm çeşitliliği ile adalıların ve normalde kayda alınmayanların anlatılarından oluşan tutarlı ve kapsayıcı bir arşiv sunmayı hedefliyor. Halen Robert Schild, Orhan Şevki, Semiha Akpınar, Ahmet Tanrıverdi, Nejat Gülen, Bercuhi Berberyan, Adil Bali gibi yazarların adalılarla yaptıkları görüşmelere dayanarak ortaya çıkarttıkları ada portreleri ve adalıların kaleme aldıkları ‘hatırladıklarım’ odaklı külliyat sayesinde birey tanıklıklarından hareket eden adalar yazını oldukça gelişkin. Adalar Müzesi’nin başlattığı “Adalılar” arşivi adaların tarihine ilişkin yapılan bütün bu çalışmaların zenginleşmesi,  çok-sesli ve çok-yönlü nitelik kazanması bakımında büyük katkı yapacak. Bazı girişlerde adalıların aile tarihlerini, oturdukları evleri kime nasıl yaptırdıklarını, evlerin geçirdiği müdahaleleri, aile fertlerinin yaşam mücadelelerini, adalardaki yaşantılarını, komşuluk ilişkilerini, adaların sosyal hayatını, adalarda zaman içinde yaşanan dönüşümleri, güzel günlerin yanı sıra çalkantılı, sıkıntılı dönemleri, bütün bu gündelik hayata ilişkin anlatıları, arşiv için konuşanlar tarafından verilen görseller eşliğinde okuyabiliyoruz. Üstelik Adalılar Veri Tabanına yapılan girişlerin Müze’nin Taşınmaz Kültür Mirası Veri Tabanı ile ilişkilendiriliyor olması birey hatıralarını anlatan metinleri üç boyutlu hale getirmeye yarayacak.

Adalar Müzesi Adalılar Arşivi çalışması ile katılımcı ve enteraktif bir hafıza bilgi alış-verişi süreci başlattı. Adalılar kendi hikayelerini ekleyebilecekleri gibi arşive girilmiş bilgilerde buldukları eksiklikleri, yapmak istedikleri eklentileri artık websitesi üzerinden rahatlıkla yerine getirebilecekler. Çevrimiçi arşive erişimin ve kullanımın kolay ve okunaklı olması adalarda geçmişte yaşananlara ilişkin merakın daha da yaygınlaşmasına ve kendi hikayesini de eklemek isteyeceklerin sayısının artmasına yardımcı olacaktır. Bu tür doğrudan, adalıların ağzından, aktarılan hafıza anlatılarının Adalılar Arşivi’nde yayımlanarak çoğalması adaların tarihine ilişkin kamusal bir düşünce, paylaşım, tartışma zeminin gelişmesine ivme verecektir. Anlatıların kamusallık kazanması, aynı zamanda hatırlama ve aktarma eylemlerine ilişkin daha fazla düşünce ortaya çıkartacaktır. Belli zaman ve mekân bağlamında bireylerin kendi yaşadıklarına ilişkin hatırladıklarının anlatılarından oluşan somut malzeme ile karşı karşıya kalındığında hafızanın nasıl ve neden hatırlandığı veya hatırlanmadığı, nasıl ve hangi çerçevelendirmelerle kayda alındığı ve işlendiği konularına özdüşünümsel (self-reflexive) bir duruş geliştirebilmek gerektiği konuşulabilir hale gelecektir.

Adalar Müzesi adalılar arşivine ilgiyi ve katılımı arttırmak ve bireylerin hafıza anlatılarının kaydının ne anlama geldiği, önemi ve sınırları, sorunları konularında birlikte düşünmek amacıyla dört adada Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında beş atölye çalışması gerçekleştirdi. Avrupa Birliği Sivil Düşün programı tarafından desteklenen çalıştay ve atölyeler programının ilki Adalılar Veri Tabanı’nın geniş bir uzman çevresine ve adalılara tanıtımı ve benzeri projeleri yürütenler arası bilgi-alışverişinin sağlanması amacıyla düzenlenen “Hafıza ve Sözlü Tarih Çalışmalarında Yeni Yöntemler” başlıklıydı. 12 Nisan’da Büyükada’da müzede yapılan çalıştayda sözlü tarih çalışmalarında yeni yaklaşımlar ele alındı, sözlü tarih verilerinin haritalanması ve çevrimiçi erişime yeni görselleştirme teknikleriyle açılması, topluluk arşivi ve hafıza turları gibi çalışmaların bireysel ve kolektif belleğin aktarılması açısından önemi üzerinde duruldu. Ardından sırasıyla Heybeliada, Burgazada, Büyükada ve Kınalıada’da atölyeler düzenlendi. Adalarla ilgili sözlü tarih çalışmaları yürüten, obje ve materyal koleksiyonları yapan, adaların geçmişine ilişkin tanıklıklar üzerine bilgi ve belgeler derleyen, bunlar üzerine düşünen ve yazan ve bu konularla ilgili olanların katıldığı atölyeler ilgi topladı. Atölyelerde konuşulanlar arasında müşterek bir konu her bir adanın araştırılmayı bekleyen çok konusu olduğu idi. Prens Adaları diye ortak bir algıda buluşturulan adaların her birinin birbirinden ne kadar farklı olduğu, her birinin özgün olduğu ve her adanın araştırılması sürecindeki katılımcıların profillerinin de farklılaştığı üzerinde çokça duruldu. Heybeliada buluşmasında katılımcılar ertesi gün buluşup kendi aralarında sözlü tarih görüşmeleri başlatacaklarını ilan ettiler. Katılımcıların heyecanı çok etkileyiciydi. Burgazada’da yağmurların sel gibi akıp gittiği bir günde yapılan buluşmada, yağmura rağmen kalkıp gelenler adanın değer verilen müşterek miras unsurlarının günümüzde hangi dinamikler nedeniyle tehdit altında olduğunu incelemenin önemine vurgu yaptılar. Atölye buluşmasını takiben başka bir mahalli toplantıya yetişmesi gerekiyordu birçok katılımcının; takip edilmesi gereken çok sorun vardı adada. Önemli bir tespit adalara ilişkin son zamanlarda popülerleşen anlatının nostaljik bir geçmiş algısı üzerine inşa edildiği idi. Bir zamanlar adalarımız ne kadar güzeldi, ne hoş komşuluklarımız vardı diye giden bu anlatının günümüzdeki peyzaj düzenlemelerinden, kamusal alanlarda çalınan müziklere kadar nasıl yansıdığı üzerinde duruldu. Büyükada’da yapılan atölye çalışmasına katılım bir hayli yoğundu. Bu atölyede Adalılar Veri Tabanı detaylı bir şekilde hep birlikte incelendi ve veri girişlerinin nasıl arttırılacağı üzerinde duruldu. Katılımcıların çok yapıcı önerileri ve düşündürücü önerileri vardı. Bu çalıştayda da Adalar’ın tarihi denildiğinde daha ne kadar çok incelenmesi gereken konu başlığı olduğu bir kere daha anlaşıldı. Katılımcılarda Maden Mahallesi muhtarının kendi ailesinin geçmişine ilişkin anlattıkları Büyükada’nın su ve kuyular ile ilişkisine ilişkin çok ince detayları ortaya çıkarttı. Kınalıada’daki atölye serinin en sonuncusu oldu. Kınalıada, kendi içinde yer kimliğini korumaya çalışan, Prens Adaları içinde kendini uzak tutan bir ada olarak görülüyor. Adalar Müzesi için de Kınalıada’da bu atölye vasıtasıyla Kınalıadalılar’la onların yerinde bir araya gelmek karşılıklı iş birliği ve diyaloğu geliştirmek için iyi bir fırsattı. 21 Haziran Cumartesi günü, son ada toplantısını Kınalıada Su Sporları Kulübü’nde yaptık. Adanın farklı kesimlerinden on beş kişinin katıldığı toplantı, projenin sürdürülebilirliği açısından da oldukça verimli geçti. Kınalıada Mahalle Meclisi’nin kurulması için girişimde bulunan Adalılar’ın da sahiplenmesiyle, tıpkı Heybeliada’da olduğu gibi, Kınalıada’da da projenin bitiminden sonra da devam edecek bin nüve oluşmuş oldu. Adada sözlü tarih çalışmaları da yeniden hız kazandı. İkili gruplar halinde yapılacak sözlü tarih kayıtlarıyla uygulamada sözlü tarih eğitimi gerçekleşmiş olacak. Toplantının bir başka önemli çıktısı da, Ermeni basının arşivinin dijital ortama aktarılması için temasta bulunmak oldu. Ayrıca Hrant Dink Vakfı tarafından başlatılan ve Kınalıada’daki kimi miras mekanlarını da içeren Kardes projesiyle Adalar Kültür Mirası projesinin işbirliği konusu da gündeme geldi.

Adalılar Arşivi (ya da Veri Tabanı) ucu açık bir bilgi, belge toplama süreci olarak hayata geçecek. Her bir adadan yapılacak katkılarla adaların özgün geçmişlerine ilişkin çok-sesli anlatılar çoğalacak, öbür taraftan ada ve adalı olmanın getirdiği ortak temalar, duygu ve varoluş biçimleri daha çok ifade imkânı bulacak. Sonuç olarak Adalar Müzesi bu tür arşiv çalışmaları yaparak adaların geçmişine ve geleceğine ilişkin, adalı olmaya dair düşünen, yazan, sanatsal ve kültürel çalışmalar yapmak isteyenler ve tüm ilgililer için üzerinde çalışılacak, yaratıcı yorumlarla zenginleştirilecek muazzam bir malzeme ortaya çıkarıyor; bu çabayı destekleyerek adalılar ortaya çıkacak ürünlerin ortak yapımcıları haline gelecekler.

Önemli not:

Bu yazı aynı zamanda Adalılar’a, Adalar üzerine çalışanlara da bir çağrı.

https://adalilar.adalarmuzesi.org/ sitesinde yayına açılmış olan veri tabanına herkes katkıda bulunabilir. Giriş sayfasındaki yönlendirmeleri izlemek yeterli.


 

[1] https://adalidergisi.com/gundem/hafiza-ve-sozlu-tarih-calismalarinda-yeni-yontemler-calistayi/

https://adalidergisi.com/tum-sayilar/2025/mayis-sayi-239/hafiza-calismalari-ile-adalar-tarih-yazimini-katmanlastirmak/

 

 


Yayınlanma Tarihi: 10 Temmuz 2025  /  Son Güncellenme: 10 Temmuz 2025


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.