Paylaş
Tüm Sayılar      2025      Sayı 241 – Temmuz 2025      Emeklilik Zor Dert Oldu

Emeklilik Zor Dert Oldu


Başlığı görünce, aklınıza takılacak soruyu biliyorum. “Ülkemizde zor dert olmayan ne kaldı ki?” Çok doğru. Ülkemizde neredeyse yaşamak bile zor oldu. Pahalılık diz boyu, ekonomi Allah’a emanet… Ay Timur Selçuk’un ‘Ekonomi Tıkırında’ diye bir şarkısı vardı vaktinde, içimden söyleyip duruyorum. Valla bi bakıverin internetten, tam bizlik bu aralar… Tamam, kestim. Ne diyordum? Ha yakınıyordum. Trafik rezalet, ev geçindirmek büyük marifet, hastanelik olmak kâbus gibi bir şey. Göz göre göre yozlaşan şeylere tahammül etmek neredeyse imkânsız. Emeklilikse başlı başına bir dert. Ve de canım devletimin de başına dert olduğu çok belli. Neredeyse açık açık “ölseler de kurtulsak” diyecekler. O kadar yıl maaşımızdan çatır çatır kesilen vergilerle sonuna kadar hak ettiğimiz emekli maaşımızı ödemek için suyu duvardan yukarı çıkarıyorlar.

Yine eziyet çektirdiler bana. Bir kere daha yakınmıştım bu emekli maaşı meselesinden hatırladınız mı dostlar? Hani hesap hareketi yok, yani her ay gidip vezneden maaş çekmiyorum diye ölmüş olduğuma karar verip kaç ay yatmamıştı maaşım. Hani olan biteni öğrenmek için bankaya koştururken, sinirimden, karısını tartaklayan bir adamı yumruklamıştım yolda… Ve de yaşadığımı, canım devletime ispat etmek için nasıl uğraşmıştım… Bu kez de başka bir şey oldu.

Maaşımın yattığı bankanın SGK sözleşmesi bitmişmiş. Eee? Ne olacak? Eh başka bir bankaya nakledilecek. Ayrıca bütün bankalar cayır cayır promosyon reklamı yapıyorlar madem, iyi olur, bi de üstüne para alırım. Peki, öyle olsun. Olsun da, o iş o kadar kolay değil, öyle iki banka arasında fırt diye olmuyormuş meğer. Niye? Çünkü banka artık ilişkiyi kesiyor, ne demekse ve bana neyse…

Taaa merkeze gidip, sanki yeni maaş bağlanıyormuş gibi başvuru yapacak, seçtiğin bankayı bildireceksin-miş. Bunu da nasıl öğreniyorum? Seçtiğim bankada hesap açtırıp, durumu anlatınca söylüyorlar.  Ay uzatmayayım diyorum ama bu ara hiç aklımdan çıkmıyor… Beynim bozuk plak gibi “kaşıkla verip sapıyla gözünü çıkarmak” deyip duruyor. Vallahi masamın başına otururken düşündüm, hiçbir şey yazasım yoktu. Yıllardır hiç aksatmadığım dergi yazım bu ay da olmayıversin diyordum. Sonra birden dertleşesim geldi hiç görmediğim ama hep hayatımda olan okuyucu dostlarla. Sonuç? Vallahi sözde halloldu. Aslında varlıklarına hep şükrettiğim, etrafımdaki gençler, ne kadar uğraşsam da aklımın ermediği, canım teknoloji yoluyla e-devlet falan gibi bir yolla hallettiler. Onun sonucunu ise, ay sonunda ödeme günü geldiğinde öğreneceğim. Öff içimi döktüm rahatladım.

Tam burada düşündüm ki eğer kafamı meşgul eden bu sorun olmasaydı ne yazacaktım? Peh… yine yakınmalarla dolu olacaktı yazım. Mesela, sergi yaptım, epey resim sattım, o aldığım paraların hepsi gitsin diye ne lazımsa oluyor. Bilgisayarım bozuldu, telefonum bozuldu—ki ikisine de alışamadım daha… Televizyonum da can çekişiyor. Ayrıca telefonumu taksitle aldım. Sözde taksitler normal faturama aksedecekti. Meğer canım devletim aniden o usulü de kaldırmış TC kimliğe aksettirmeye karar vermiş. Nereden bileceğiz? Yani ben aylardır ödeniyor sanıp da ödememiş olduğum taksitler için bir de ceza verdim. İyi mi? Vallahi bu aralar ben mi pek negatifim, olaylar mı bilemedim ha…

Düşünsenize ilki epey sansasyon yarattı diye Kınalıada’da da yapmayı planladığım imza günü etkinliğimi, başa çıkılamaz kalabalıkların adaları istilası yüzünden iptal etmek zorunda kaldım. Ayrıca sahibi bu işe pek hevesli olan, iki katlı mekânın üst katında aynı gün, Amerikan özentisi bir şaur etkinliği var. Olay ve yaratacağı karmaşa gözünüzün önüne geliyor mu? Adamcağız o işi alırken düşünmüş ki ben alt katta uslu uslu oturacağım, insanlar yanıma gelip sessiz sedasız kitap imzalatacaklar. Yukarıdaki gürültüden bize ne, değil mi? Ne bilsin bizim söyleşimizi? Oyunlarımdan seçtiğimiz kimi sahnelerin oynanması keyfini falan? Ah ah… Benim bir oyunumda bu şaur olayıyla resmen dalga geçen bir sahne var. Şeytan diyor ki sen de aşağıda o sahneyi oynat, yukarıdaki şaurcular, aşağıdaki şaur gösterisine koşsunlar… Ne komik olur di mi? Hem komik olur hem de hainlik olur ama, bana uymaz ki?

Neyse, kafam deşildikçe yakınacak yeni bir şey geliyor. En iyisi ben fazla uzatmadan yazımı noktalayayım. Ay ben yakınmalarımı bile esprili hale getirirdim vallahi. Bu kez onu bile yapamadım. Af buyurun e mi dostlar? İnşallah gelecek ay biraz daha keyifli şeyler yazabilirim diyerek bitireyim ben.


Yayınlanma Tarihi: 09 Temmuz 2025  /  Son Güncellenme: 10 Temmuz 2025


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.