Paylaş
Tüm Sayılar      2025      Sayı 245 – Kasım 2025      Büyükada Rum Yetimhanesi Hakkında Dönemin Ermeni Basınındaki Haberler (1902-1903)

Büyükada Rum Yetimhanesi Hakkında Dönemin Ermeni Basınındaki Haberler (1902-1903)


Adalar Müzesi’nde açılacak olan Büyükada Rum Yetimhanesi sergisi hazırlıkları kapsamında yaptığımız araştırmalarda Rum Yetimhanesi’ne dair dönemin Ermenice basınında da haberlere rastladık. Bunun dönemin şartları göz önüne alındığında şaşırtıcı bir durum olmadığı aşikâr. Ermeni toplumu o dönem 1890’lardaki şiddet olaylarının sonucu olarak ağır bir yetimler sorunu ile karşı karşıyaydı. Bu dönemde gerek Ermeni toplumunun kurumları gerek ise misyonerler özellikle Anadolu’da yetimhaneler kurarak yetim kalmış Ermeni çocuklarını koruma altına almaya çalıyordu.

Bu dönemde Ermeni basını imparatorluk genelinde gerek hükümetin gerek ise diğer gayrimüslim toplumların kurdukları yetimhaneleri dikkat ile takibe başlamışlardı. Kezâ yine bu dönemde açtığı ve desteklediği hayır kurumlarıyla tüm toplumun hamisi olduğuna dair imajını güçlendiren Sultan II. Abülhamid, Darü’l-hayr-ı Âli adında bir yetimhaneyi açmak için çalışmalara başladığında, Ermeni basınında büyük bir ilgi görmüştü. Bu bağlamda Büyükada’da büyük bir Rum yetimhanesinin açılması (belki de daha doğru bir ifade ile açılabilmesi) ve sultanın gayrimüslim bir hayır kurumuna verdiği idari ve maddi desteğin Ermeni toplumunun ilgisini çekmesi çok doğaldı.

İncelediğimiz Püzantion (Բիւզանդիոն) gazetesinde Rum Yetimhanesi ile ilgili karşımıza çıkan haberleri bu bağlamda düşünmek gerekiyor. Bu haberlerin çoğu 1902 yazında Prinkipo Palas Oteli’nin yetimhaneye çevrilmesine dair gelişmeleri aktarır iken paylaştığımız sonuncu haber ise 1903 Haziranı’nda yetimlerin Büyükada’ya taşınmaları ve Yetimhane’nin açılış merasimi ile ilgili oldukça detaylı ve uzun bir yazı. Yazıların ortak noktası görüleceği üzere otelin yetimhaneye dönüşümü, bu dönüşümü yürüten patrikhane ve Rum toplumunun önde gelenlerin fedakarlıkları ve yapılan masraflar ve de Sultanın desteği olduğu görülüyor. Gazetenin bu haberleriyle, okuyucuları Büyükada Rum Yetimhanesi ile Ermeni yetimhanelerini karşılaştırmaya yönlendirmeyi hedeflemiş olması pek muhtemeldir. Gazete haberlerinde göze çarpan bir diğer unsur ise Sultan II. Abdülhamid’e desteğinden ötürü gösterilen saygı. Bu da dönemin siyasi iklimini ve onun şekillendirdiği kamusal dili çok iyi yansıttığı gibi, sultanın tebaasıyla kurmak istediği (ve hukuk temelli kurallar çerçevesinde oluşturulmak yerine) daha kişisel ilişkilere ve ihsana dayanan hamilik ilişkisini ve buna kamusal alanda Rum toplumunun ne yollarla karşılık verdiğini göstermesi açısından da kayda değer.

M.Salim Kaptan, Binbaşı Adil Mustafa Bey (1871-1904) Hayatı ve Objektifinden Seçmeler, Kazmaz Matbaacılık Sa ve Tic.Ltd.Şti 2022 s.121, 124,125

Püzantion, no. 1046 (7 Temmuz 1902)

Rum Yetimhanesi: Rum Patrikhanesi Büyük Ada’da bulunan geniş düzlüğün üzerine bir yetimhane yapmak için izin istemiş ve izin veren irade-i seniyye çıkmıştır.

Saray mimarı Yanko İoanidis Efendi dün iradeyi Rum Patriğine sundu. Patrik hazretleri dün Zapion Kız Mektebi ödül törenini yönetirken törene katılanlara bu güzel haberin müjdesini verdi. Bu sebeple Sinod‘un orada mevcut üyeleri ile birlikte sultanın uzun ömrü için sıcak dileklerde bulundular. Sonra Patrik öğrencilere Haşmetmaab Sultana atfedilmiş bir şarkı söylemelerini emretti ve orada bulunanlar Padişahım Çok Yaşa diye bağırdı.

Püzantion, no. 1048 (9 Temmuz 1902)

Rum Yetimhanesi: Büyük Ada’da yapılacak olan Rum Yetimhanesi Prinkipo-Palas olup bunun 3600 altınını Rum Patrikhanesi, Zarifi ailesinin verdiği 5000 altınla ödemiştir. Kalan 1400 altın ise binanın iç bölümlerinin dönüştürülmesinde kullanılacaktır. Yetimhane’nin yıllık gideri ise Singaros’un miras bıraktığı 15000 altının faizi ile (600 altın) ve Yedi Kule Rum Hastahanesi mütevellileri tarafından bağışlanacak 1000 altınla ödenecektir. Yetimhane 800 yetimi koruyacak ve zanaatlar da öğretecektir.

Püzantion, no. 1052 (14 Temmuz 1902)

Rum Yetimhahesi: Beyan edildiği üzere, Büyük Ada’daki Prinkipo-Palas Oteli, Rum Patrikhanesi tarafından 3600 altına satın alınmış ve irade-i seniyye ile buranın yetimhaneye çevrilecektir. Bir irade-i seniyye de aynı otelin arazi vergisi için 1000 altın hibe etmiştir. Prinkipo-Palas oteli Sir Edvard Vincend tarafından 30000 altın masrafla inşa ettirilmiştir.

M.Salim Kaptan, Binbaşı Adil Mustafa Bey (1871-1904) Hayatı ve Objektifinden Seçmeler, Kazmaz Matbaacılık Sa ve Tic.Ltd.Şti 2022 s.121, 124,125

Püzantion, no. 2030 (5 Haziran 1903)

Prinkipo Rum Yetimhanesi

Yeni detaylar: Herkes Hristos Tepesi’ndeki o muazzam binayı bilir; çam ağaçları ormanının içinde, çok büyük masraflara yaz mevsimi için inşa edilmiş bir büyük otel. Talihin acı bir ironisi ile, talihin sevdiklerini kabul edecek olan bu görkemli binadaki lüksün bütün gösterişlerin üstü örtülecek, şimdi yetim oğlanlar için bir sığınağa dönüşüyor. Zarif sosyetenin balolar, tiyatro temsilleri ve diğer eğlenceleri için randevu mekânı olacak olan o geniş salonlar, önceki gün zavallı yetimlerin sıra halinde yürüyüşüne şahid oldu. Yetimler, kendilerini bu kadar görkemli bir şekilde bezenmiş bir yerin ortasında görmekten dolayı tamamıyla şaşırmış görünüyorlardı.

Yetimler, sabah saat 2’den (sabah 7:30) itibaren başlayarak, Yedi Kule’deki kendi eski binalarından ayrılmak için son hazırlıkları tamamlamak için kalkmışlardı. Hayırsever Con Avramides[1] tarafından Yetimhane’ye tahsis edilen Mahsusa’nın yirmi numaralı gemisi, Yedikule iskelesinde yetimleri Prinkipo’ya taşımak için bekliyordu. 125 yetim (17si hastalık sebebiyle eski yetimhanede kalmışlardı) vapura vardıkları zaman, haşmetmeab sultan için bir şükür duası okudular, bunu haşmetmeab sultan için çoşkulu zitolar[2] takip etti. Büyükada İskelesi’nde Zarifi ve geniş bir kalabalık tarafından karşılandılar ve hemen Hristos Tepesi’ne gittiler.

Rum Patriği, Sinod’undan altı metropoliti ve onlara eşlik edenlerle birlikte, M. L. Zarifi’nin Anemon gemisi ile epey zaman önce varmış ve bir zabtiye kumandanı tarafından askerî bir merasimle kabul edilmişlerdi.  Rum Patriği ve ona eşlik edenler Hristos Manastırı’na at arabalarıyla gittiler. Kilise muazzam bir kalabalıkla dolmuştu. Ayin IV Ioakim[3]’e adanan dini bir törenle başladı. ‘Arakelots’ sırasında Rum milletinin velinimetleri olarak Zarifi, Singros, Evenidis ve Mavrokordato alilerinin isimleri özel olarak anıldı. Ayinden sonra, tören alayı halinde Yetimhane’ye gittiler. Yetimhane’nin kapısında Patrik iki sıra halindeki yetimlerin arasında durdu, bir nutuk verdi. Konuşmasında özellikle yetimlere seslenerek ‘himayesine sığındığınız Kilisenin sizi iyi hristiyanlar, iyi vatandaşlar, yani haşmetmeap Sultan’ın sadık ve fedakar tebaası yapmak vazifesi vardır’ dedi ve sözünü imparatorluğun ebed-müddet olmasını temenni ederek bitirdi.

M.Salim Kaptan, Binbaşı Adil Mustafa Bey (1871-1904) Hayatı ve Objektifinden Seçmeler, Kazmaz Matbaacılık Sa ve Tic.Ltd.Şti 2022 s.121, 124,125

Ara verdikten sonra, yeni bir nutukla Yeni Yetimhane’ye katkıda bulunan herkesten, özellikle de yarım asırdır durmaksızın hayır ve eğitim kurumlarına hayırseverlikte bulunan Zarifi ailesine şükranlarını dile getirdi, şimdi isimleri yetimlerin kaplerine altın harflerle kazınmıştı.

Müteveffa Singros’un Yetimhane’nin ihtiyat akçesi olarak miras bıraktığı 15000 altını ve binanın alınması ve tamiratının masrafını karşılayan Elena Zarifi Hanımefendi’nin adını andı.

Nihayetinde de şöyle dedi: “Burada bulunan herkesle beraber, Yüce Tanrıya, binanın tamirat masrafları ve birikmiş vergileri için 3000 altın bağışlamayı kabul eden haşmetmeap Sultanımıza uzun ömürler ihsan etmesi için kalpten duayla ellerimizi yukarıya doğru (cennete) yükseltmek vazifem var. Sultan’ın teveccühünün geçmişte olduğu gibi gelecekte de bizim hayır kurumlarımızın üzerinde genişleyerek devam edeceğini ümid ederim.”

Yetimler sonra Sultan’a adanmış Bizans müziği makamında notalanmış bir şarkıyı söylediler. Yetimhane’nin asıl açılış töreni önceden bahsedilen tiyatro salonunda gerçekleşti. Salon duruma uygun şekilde süslenmişti. Arkada, defne dalları arasında, Yetimhane’nin kurucusu Patrik Grigorios IV’ün,[4] Singaros’un, Yorgios Zarifi’nin ve  III. İoakim’in resimleri görülüyordu. Yetimlerden biri arkadaşlarının kalplerini bu hayırseverler için dolduran şükranı ifade eden sözler söyledi. Bir diğeri Hristos için bir şiir okudu. Organizasyon heyetinin başkanı, Niksar metropoliti Yetimhane’nin inşası hakkında konuştu. Törene Sultan’a adanmış bir şarkı ile son verildi.

Patrik, Adalar kaymakamı Salahattin Bey’den Sultan’a kendisinin ve bütün Rum toplumunun, Rum hayır kurumlarına durmaksızın yaptığı ihsanlardan dolayı şükranlarını iletmesini rica etti. Aynı anda saray başkatibi Tahsin Paşa’ya telgraf yollayarak, Rum toplumunun şükran duygularına tercüman olmasını rica etmiştir. Kaymakamın da katıldığı bir öğlen yemeği verilmiştir.  Patrik sultanın sağlına kadeh kaldırdı.

Saray başkatibi Tahsin Paşa dün Fener’e bir telgraf yollayarak Rum Patriği’nin bir önceki gün Büyükada Yetimhanesi’nden gönderdiği şükranları için Haşmetmağab Sultanın memnuniyetlerini iletti.


[2] Yunanca “Yaşa!; Varol!” nidası.

[4] Patrik IV Grigorios IV değil Büyük Ada’daki yetimhanenin öncülü olan Yedikule Rum Yetimhanesi’nin kurucusu İstanbul Ekümenik Rum Patriği IV Germanos olmalı.


Yayınlanma Tarihi: 07 Kasım 2025  /  Son Güncellenme: 10 Kasım 2025


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.