Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 248 – Şubat 2026      İyi Niyet

İyi Niyet


Prens Adalı olmanın ilk şartı Adalar’ı sevmektir. Seven insan bağlanır, sevdiğini kıskanır, kıskançlık sevgiyi güzelleştirir, aşkı korur, imkansızı bile yaşanacak hâle getirir. Kötü kıskançlık huzur bozar. Saygı ve nezaket elden gidince ada halkına ve Adalar’a zarar verir.

Ada kültürüne uymak insanları yormazken, dünyadaki toplumsal değerlerin değişmesi ile Prens Adaları da bu düşüşten nasibini aldı. Artık her yerde bir kültür çatışması var. Baskın olmaya çalışan yeni insan profili yaşamı değiştirmeye çalışıyor. Bir kişiyi mest eden şeyler başkasına itici gelmeye başladı.

Kınalıada’da yine aynı rüzgâr esiyor fakat bazen ferahlık veriyor bazen de insanları rahatsız ediyor.  Deniz yine bizi mavisine davet ediyor ama tüm adalılar bu nimetten yeterince faydalanamıyor. Adalı eskiyi anmakla kalmıyor, adalı olmanın yaşattığı kan bağını özlüyor. Dil ve din farkı gözetmeksizin çocukluk arkadaşlarımızın sevgisini hâlâ yüreğimizde taşıyoruz.

O dönemin aile bağlarını, komşuluğunu, büyüklerimizin asaletini, gençlerimizin zarafetini özlüyoruz fakat fazla nostalji yapmayalım çünkü o yılların ada şartları daha zordu. Sarnıçlarımızı doldurabilmek için zorluk çekiyor, su sorunu yaşıyorduk. Kanalizasyon taşabiliyor, sinek ve sivrisineklerle mücadele ediyorduk. Haşarat da mütasyona uğradı. Tarım Bakanlığı’nın insan sağlığını etkilemeyecek haşere ilaçları artık etkili olmuyor. Kendi imkanlarımızı kullanmamız gerekiyor. Yaşlılarımız, engellilerimiz, hastalarımız çaresizlik çekiyorlardı. Taşımacılık ilkel şartlarda yapılıyordu. İnşaat sektöründe yorgun eşekler kullanılıyor, yüklerimiz ise el arabaları ile yapılıyordu fakat iskelede hamal seçme sorunu yaşamıyorduk.

Adamızda büyük marketler yoktu ama yollarımız işgal edilmiyordu. Kınalıada’da pazar kurulmadan önceki yıllarda Bostancı’ya alışverişe gitme modası hanımlara değişik bir gün yaşatıyordu. Şimdi Kınalıada toprağının rengini bile bilmeyenler var. Kınalıada Prens Adaları’nın ilk adası olduğu için adı ilk anlamına gelen Proti olmuştu. Neden Kınalı adını almış? Kaç kişi merak edip bunu sormuştur? Kaç kişi çocuğuna Kınalıada ile ilgili bir kitap okutmuştur.

Hayatımızın en anlamlı yıllarını yaşadığımız adalarımızı bir anne baba sevgisi ve şefkati ile sevmeliyiz. İnsan evladının sorunu olduğunu fark edince onu kötülemez aksine elinden tutar, durumu anlamaya, derdini çözmeye çalışır, fikir üretir, çare arar. “Benim çocuğum böyledir, siz kendi evladınıza bakın” veya “Bu çocuktan artık adam olmaz “demek yüreksizliktir.

Ada ile ilgili hiçbir sosyal faaliyete katılmadan sosyal medyada sürekli tenkit yorumları üreten, hiçbir şey vermeden sürekli isteyen “Ben daha iyisini yaparım, daha iyisini bilirim, daha iyisini yaşadım” psikolojisini narsistliğe kadar yükselten, tarafsız olmayı beceremeyip, yasaları bilmeden, takip edemeyen, kural tanımayan, disiplin uygulayamayan kişiler mi olduk biz? Sevgisiz mi kaldık?

İnsanlık, ihtiyacı olana saygı göstermek demektir. Unutmayalım ki zaman değişti ve biz artık 21. yüzyılda yaşıyoruz. Hizmet amaçlı akülü araçlar sit alanına arz-ı endam etti ama adalının bitmek tükenmek bilmeyen isteği ve şımarıklığı yüzünden durum kaosa dönüştü. Keskin bir kılıç gerekiyordu. O kılıç kendiliğinden gelmedi. Onu adalara adalılar getirdi.

Adabüsler ada hizmetine girdi. Bu kez araçlar ada yokuşlarını tırmanamayınca hizmette yeni bir sisteme geçme zorunluluğu doğdu. Bu da hoş karşılanmadı. Bir grup adalı arkadaşlar doğru mercilere baş vurmadan yanlış mercileri suçlamakla zaten hazırlanmış ve bitmiş olan düzeni bozamadılar.

İETT araçlarını ben de kullanıyorum. Kınalıada’da IETT sürücülerinin saygı ve nezaketini takdirle karşılıyorum. Araçlarını dikkatle kullanıyorlar. Hayvanseverlikleri ile ilgili zaten daha önceki yazılarımda örnekler vermiştim. Kedileri eziyorlar genellemesi doğru değildir. Kedileri boğup katledenler aslında tasmasız köpeklerdir. Bahçede beslediğim hamile bir kediyi yaklaşık beş yıl önce bir özel araç ezip kanlar içinde Nar Çiçeği sokağına bırakıp arkasına bile bakmadan bırakıp gitmişti. Eve dönerken komşularım dehşet içinde olayı bana anlatmışlardı. Keşke üzülmesek, keşke hiç kaza olmasa ama maalesef adada da kaza olabiliyor, şehrin göbeğinde de oluyor.

Başka büyük bir sorunumuz daha var. Çocuklarımız artık yürümek istemiyorlar. Spordan uzak kalan çocuklarımız göbek bağladılar. Orta yaşlı adalılarımız yaşlılar kadar yürüme zorluğu yaşıyorlar. Tembellikten kaynaklanan yarı engelli bir hayat yaşamaya başladılar.

Kınalıada, sporda basketbol, futbol ve adalar arası yüzme yarışları ile ünlenmiştir. Kınalıada Su Sporları Kulübü’nde yüzme ve su topu yarışlarını ilgi ile takip ediyor, dereceye giren gençlerimizi alkışlıyoruz. Adaya ayak basan her çocuğa üç tekerlekli bisiklet alınırdı. Son dönemde o yavruların sokakta bisiklete binmesi tehlikeli hale geldi. Bisikletle dolaşmak günlük sporumuzdu fakat şimdi gittikçe artan bisiklet kiralamaları ile pedalı zor çeviren kişiler caddelerde çılgınca hız yaparak akrobatik hareketlerle yokuşlardan aşağı inerek veya ani fren yaparak bu sporu bisiklet terörüne dönüştürdüler.

Adamızda gelişigüzel bahçesine ağaç dikenler bugün ağaçlarını budamak yerine gövdesinden kesmeyi uygun buluyorlar. Asırlık ağaçlarımızı Orman Bakanlığı’nın kontrolüne bırakıyoruz. Tepelerdeki makilikler ve aralarından yükselen ağaçlarımız da yazın çok kuru kalıyor ve yangın tehlikesi arz ediyor. Her ne kadar ağaçlandırma yapılıyorsa bile Kınalıadamız’ın akasya ağaçları azaldı. Akasya ve mimoza ağaçları adamızın süsüdür yeter ki dikilecekleri yerler binaların konumuna uygun seçilsin.

Kınalıada sahili halka açılıyor. Yeni sistem nasıl yürüyecek şu anda bilemiyorum ama herkes için hayırlı olmasını diliyorum. Ada çarşısına gelince, dükkanlar oldukça alan kapladılar. Olması gereken yerde olmadan halka açılan dükkanlar var. Kaldırımlar artık kullanılamıyor. Çarşının içinde masa, sandalye, şemsiye, tente ve çeşitli ızgara kokuları, Mahmut Paşa manzaraları, marketlerin pazara dönüştürdüğü kaldırımlar herkesi rahatsız ediyor. İskele ve civarına ise restoran, kafe-restoran ve pastane yakışıyor. Marketlerin pazar yolunun devamına taşınması uygun olur kanaatindeyim.

Binalarımızın giriş temizliği bizlere de aittir. Bahçe budanmasından sonra otları, dalları kapımızın önüne gelişigüzel atmak, çöpümüzü bağlamadan yığmak bize yakışmaz. Çöp kamyonu günde birkaç kez caddelerden ve sokaklarımızdan geçiyor ama torbalanmadan kapıya bırakılmayan bahçe artıklarını toplayabilmeleri için bizim de yardımcı olmamız gerekir. Adalı olmanın bir şartı da kapı girişini temiz tutmaktan geçer. Girişe bodur ağaçlar dikmek veya saksılarla süslemek de zevk meselesidir.

Patilerimiz candır. Onları beslemek, korumakla mükellefiz. Tanrının bize emanet ettiği sessiz canlara sahip çıkmak vicdani görevimizdir fakat beslerken yolları kirletmemeye azami dikkat etmeliyiz.

Kınalıadamız’ın hala bir kültür merkezi yok. Adamızla ilgili sanat ve kültür ile ilgili bilgi eksikliği yaşanıyor çünkü yakın zamanda adalarla ilgili bir yazı okurken yazarın Kınalıada’yı belki de hiç ziyaret etmediğini düşündüm. Adamızı anlamlı heykellerle süsleyelim. Sergi, konser, şovlar düzenleyebileceğimiz, provalar yapabileceğimiz, kütüphane kurabileceğimiz, kurslar verebileceğimiz bir binamızın olması gerekiyor.

Prens Adaları’nın en büyük sorunu sağlık sorunudur. Her ne kadar bazı gelişmeler oldu ise, adalarda sağlıkla ilgili çalışmalar bize güven vermiyor. Tam teşekküllü bir hastane bekliyoruz. Her adanın ihtiyacı karşılayan bir kliniği ve adalara ait yoğun bakım ünitesi olan bir hastane olursa, kış aylarında adalarda ikamet eden nüfus sayısı artar ve sorunlarımız buna bağlı olarak kolaylıkla çözülür. Kış mevsiminde ada esnafının ekonomisine de katkıda bulunuruz.

Görüyorum ki adalarımızın sorunları saymakla bitmiyor. Demek ki iyi niyetli adalıların el ele, gönül gönüle verip çalışmaları gerekiyor. Kolay gelsin, hayırlı olsun.


Yayınlanma Tarihi: 09 Şubat 2026  /  Son Güncellenme: 09 Şubat 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.