Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 247 - Ocak 2026      Yapay Zekâ

Yapay Zekâ


Yılın son günlerinde ‘yapay zekâ’ kavramı artık iyice oturdu. Soru: Oturdu da nereye? Cevap: Sorunlarımızın orta yerine. Soru: Oturdu da ne oldu? Cevap: Kel başa şimşir tarak oldu. Ve/ya, ayranı yok içmeye tahtırevanla gider şey etmeye… Bu durum size ne hissettiriyor? Valla beni epey korkutuyor. Üç kuruşluk bilgisi ya da yeteneği olmayan zır cahiller bile o yapay zekâ denen şeyle neler beceriyorlar neler. Beste yaptırıyorlar, şarkı sözü yazdırıyorlar –bizzat tanık oldum- birinin sesini taklit edebiliyor, herhangi bir şeyi o söylüyormuş gibi kaydedebiliyorlar. Sonra sen istediğin kadar yırtın “ben öyle bir şey söylemedim” diye. Bakar mısınız? Ne biçim ülkeler arası sorunlar yaratılabilir istenirse. Görseniz, bi parmak veletlerin bile neler becerdiğini bilseniz şaşarsınız… Tehlikeli, çok tehlikeli. Hele bizim gibi eğitim sistemi iyice aşağı çekilmiş ülkelerde ne kadar riskli bir durum.

Bunun farkındasınız değil mi? Eğitim sistemi resmen aşağı çekiliyor. İnsanımız cahil kalsın diye uğraşılıyor. Malumunuz cahil insan, sömürülen inançla daha kolay yönetilir. Yüzyıllardır böyle olmuş ya… Biz de ileri gideceğimize geri gidiyoruz ya. Neyse, seçtiğim asıl konu bu değil.

Kabataş Erkek Lisesi’nde yapay zekayla çalışan, etkileyici bir kadın sesiyle konuşan komik bir robotla ciddi ciddi ders yapılıyor. Canlı bir insan yani bir öğretmen falan gerekmiyor. Ne uğraşacaksın, bilmem kaç tane öğretmenin maaşıyla, tatiliyle, hasatlığıyla, gelecek endişesiyle filan falan… Bastır parayı, al bir robot, bitti gitti.

Geçenlerde bir kurumun bilmem kaçıncı kuruluş yıldönümüne gittim. İlk günden bugüne tüm emek verenleri tek tek andılar dev ekranda yapay zekâyla oluşturulmuş, sanki canlıymış gibi el kol hareketleri de yaptırarak konuşturdular. Valla inanılmazdı… Ben daha bunun şokunu atlatamadan, bir başka etkinlik için konuşma yapması istenen ve de konuyla ilgili yeterli bilgisi olmadığı için kabul etmek istemeyen bir arkadaşımın, birkaç dakika içinde, kendi sesiyle tüm detayları içeren bir konuşmasını dinlettiler.

Orada bulunan ve her türlü teknolojiye hâkim yeni yetmelerden biri, bir an içeri gitti geldi, iş bitti. İnanılır gibi değil. Elindeki telefonda söylediği şeyler hakkında hiçbir fikri olmayan arkadaşımın son derece kendinden emin sesi vardı. Düşünün, bu imkanlarla daha ne tehlikeli şeyler yapılabilir…

O sosyal medyada izlediğimiz, kimi duygusal, kimi öfkelendiren kimi acındıran, kimi güldüren, kimi tahrik eden biiiir dolu şeyin birçoğu, belki de hepsi sahte… Ayrıca bu teknolojik beleşçilikle ahkam kesen ve de bilumum, adını bile söylerken saygı duyulacak üniversiteye giden günümüz gençlerinin birçoğu genel kültür açısından zır cahil. Yarışma programlarını izleyin. Göreceksiniz, şaşıracaksınız. Bizim ilkokulda öğrendiğimiz öyle şeyleri bilmiyorlar ki vallahi aklınız durur. Üstelik hepsi konuşma özürlü. Kelimeleri yutuyorlar, eksik söylüyorlar, yanlış söylüyorlar, anlamsız ve özenti kelimeler uyduruyorlar. Süratli yazdıkları gibi süratli ve kırparak konuşuyorlar. Aay pek dolmuşum demek. Yılın bu son yazısı böyle olsun istemezdim ama inanın bu aralar başka bir şey düşünemez oldum. Zaten siz bu yazıyı okuduğunuzda yeni yılın ilk yazısı olmuş olacak. Hıımm bu daha beter… Olsun. Ben yine de herkese mutlu yıllar diliyorum. Umarım…


Yayınlanma Tarihi: 11 Ocak 2026  /  Son Güncellenme: 11 Ocak 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.