Paylaş
Tüm Sayılar      2025      Sayı 245 – Kasım 2025      Suç Kimde

Suç Kimde


2025 yılı yaz mevsimi çok sıcak geçti. Genelde günümü geç saatlere kadar denizde geçiriyordum. Eve dönüş yolumda insanlarla selamlaşmak, bir-iki alışveriş yapmak, ada konularına ve sorunlarına yabancı kalmamak için etrafı gözlemlemek hep hoşuma gider. İskele meydanına yaklaştıkça bisiklet ile dolaşan bir beye rastlıyordum. Yaşlıca bir bey gayet dikkatli ve ağır ağır pedal çeviriyordu. İkinci görüşümde arkasına itina ile şık giyimli küçük bir çocuk aldığını gördüm. Ne güzel dedim, dedesi torununu gezdiriyor. Üçüncü rastlayışımda hayretle torunun elinde bir cep telefonu gördüm. Dede keyif ile torununu gezdirirken küçük çocuk hiçbir güzelliği ve yaşadığı nimeti fark etmeden sanal aleme dalmıştı. Ufacık çocuğu cep telefonuna kim alıştırmıştı? Cep telefonu niye gezmeye çıkarken bile çocuğun eline verilmişti? Şaşırdım.

Dün, geç sayılabilecek bir saatte adaya vardım. İETT durağına yöneldim. Baktım ki adabüs kaldırıma yanaşıyor. Kapısı yolculara açılana kadar banklarda oturdum. O esnada adalı bir hanım da başka bir bankta oturdu. Benden önce harekete geçip açılan kapının önüne geçti. “Buyurun sıra sizin” dedi. “Rica ederim siz buyurun, hepimize de yer bulunur” diye cevap verdim. “Olmaz, sıra sizin” dedi ve yolcular içeri girip yerlerini aldılar.  Sarışın hanım Korkut sokağında indi. Keşke her adalı o hanım kadar disiplinli ve görgülü olsaydı, adalarda çözüm gerektirecek sorun kalmazdı. Eskiden normal saydığımız bu davranış şimdi başkasına örnek teşkil eder oldu. Ben bir kez daha şaşırdım ama yüzüm güldü, mutlu oldum.

Televizyonda sabah programlarını izlemem. Yaz boyunca sadece haberleri dinlerim. Sanılanın aksine çok az dizi izlerim fakat her nedense sosyal medyada bir video gözüme takıldı. Konu korkunç derecede seviyesiz, konuklar cahil ötesi, ahlak yerin dibine çökmüştü. Bu tarz programları dinleyenlerin hayattan ders alacaklarını sanmıyorum. İnsanlar yetiştiremedikleri evlatlarını niçin dünyaya getiriyorlar diye düşündüm. Eminim kendilerini de yetiştiren ebeveynleri olmamıştır. Bu çocuklar ülkeye ziyan, topluma ziyan, ailelerine ziyan insanlar olarak yaş alacaklar.

Videodaki kadın üç tane yavrusunu terk edip kocasının arkadaşına kaçmış. Bu vicdansızlığın nedeni aşkmış. Çaresizmiş çünkü aşkı çocuklarını istememiş. Tüm bunları da gülümseyerek anlatıyordu.

Yıllarca bir kırlangıç yuvası ile yakın komşuluk yaptım. Martıları ve kargaları, serçeleri izledim. Kedilerle kırklı yaşlarımda tanıştım. Köpekler, kaplumbağalar ve karıncalar hep ilgi alanımda oldular. Yuvalarına olan düşkünlüklerini, yavrularına sevgilerini, onları korumak, beslemek ve doğaya alıştırmak için harcadıkları emeğe tanık oldum. Ben bu canlara kıyamazken, bir anne nasıl dünyaya getirdiği evladını bir aşk uğruna terk edebilir? Hiç mi Allah tanımaz bu kadın, hiç mi sevgisi, vicdanı yokmuş. Bir kez daha şaşırdım.


Yayınlanma Tarihi: 07 Kasım 2025  /  Son Güncellenme: 07 Kasım 2025


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.