
Cihan Yiğin and Rozi Asa
Şehrin imar planını hazırlamak üzere zamanın en bilinen şehir plancılarından Henry Prost İstanbul’a davet edilmişti. Fransız Mimar 1930’lu yıllarda uzun süre çeşitli işlere imza atmıştı. Bu çalışmalarından pek çoğu daha sonra şehrin tarihsel hafızasının silinmesine yol açan işler olarak değerlendirilmiş ve yoğun eleştirilere konu edilmişti. Prost’un yardımcılarından birisi olan Scherer ile de 1940 yılında Büyükada’nın imar planının hazırlanması için bir anlaşma imzalanmıştı. Scherer’in yaptığı hazırlık çalışmalarının sonuçları 1940 Eylül ayında gazetelere yansıyor. Mimar yaptığı çalışmalar sonucunda belediyeye sunduğu önerilerin Avrupa’daki bazı sayfiye yerleşimlerinde yapılacak incelemelerle derinleştirilmesi gereğinden bahisle kesin önerilerini hazırlamak üzere bir yıllık ek süre talep ediyor. Belediye de bu talebi kabul ederek Bakanlığa bildirimde bulunuyor.
1940 Eylül ayında İstanbul milletvekillerinin ilçelerde yapılan hal toplantılarında görüş ve önerileri topladığını öğreniyoruz. Toplantılarda öne sürülen taleplerin “makul görünenlerin” uygulanacağı belirtiliyor.
1940 Eylül ayının gazetelerindeki gezimize buyurun…

Belediye, Büyükadanın imarına karar vermiştir. Bunun için evvelâ Adanın imar plânı hazırlanacaktır. B. Prostun muavini B. Şerer Büyükadada tetkiklerde bulunmuş ve bir proje müsveddesi hazırlamıştır. Bunun esaslı hatları şunlardır:
Büyükadada dört vapur iskelesi bulunacaktır: Şimdiki iskele Maden Nizam ve Dil iskeleleri. Bunlardan şimdiki vapur iskelesi, yine Adanın esas iskelesi olacak, diğer üç iskele sayfiye mevsimlerinde deniz münakalatına açık bulunacaktır.
Büyükada sahillerinde yeniden üç iskele tesis edilmesinden maksad, halkı vapur iskelesine gidip gelmek için araba tutmak külfetinden kurtarmaktır. Ayni zamanda Adadaki emlâk kıymetleri arasındaki nisbetsizlik de ortadan kalkacak, bugün kıymeti az olan emlâkin kıymeti artacaktır.
Adada bir tramvay hattı da inşa edilecektir. Şimdiki Ada telefon binasının bulunduğu mevkiden İsa tepesine (Hristos) kadar uzanacak olan bu elektrikli tramvayın yokuş yerlere inip çıkmak için bir çarklı tekerleği de bulunacaktır. Bu suretle Adanın yüksek tepelerine halkın külfetsizce çıkabilmesi temin edilecektir.
Tramvayın güzergâhı plânın tafsilatı hazırlanırken tesbit edilecektir.
Sahildeki gürültülü eğlence yerleri sahillerden kaldırılacak ve Adanın bütün eğlence müesseseleri çamlıklara, yüksek yerlerdeki kırlara nakledilecektir. Bu suretle çamlıklardaki ahşap kahveler, gazinolar yıktırılarak yerlerine modern, zarif gazinolar yapılacaktır.
Yollara gelince: Büyükadanın şimdiki rıhtımı bir kat daha genişletilecek, bundan başka dahilde bir korniş yolu daha yapılacaktır. Bu yol, Dilden Madene kadar uzatılacaktır. Bu yolun güzergahı ve genişliği bilahare tesbit edilecektir.
Bundan başka Nizamla Maden arasında kati yeri bilahare tesbit edilecek bir pazar mahalli daha ayrılacaktır.
Adanın yüksek kısımlarile sahiller arasındaki düzlüklerde münasip meydanlar tesis edilecek, bu meydanlarda yeşil sahalar bulunacaktır. Büyükadadaki mekteplerin, resmi dairelerin, müstakbel otellerin mevkileri henüz tesbit edilmemiştir. Proje tamamlanınca B. Prost tarafından tetkik edilerek kati bir şekil alacaktır.
Akşam, 16 Eylül 1940, Pazartesi

Büyükadanın imarı için B. Prost’un muavini B. Şerer’in yaptığı projenin esaslarını yazmıştık.
Büyükada, şehrimizin en güzel bir sayfiye yeri olduğu için B. Şerer, ada halinde olup da sayfiye olarak kullanılan diğer memleketlerdeki yerlerin ne suretle imar edildiklerini tetkike lüzum görmüş ve bu yerlerin şehir plânlarını da gördükten sonra Büyükadanın imar projesini ikmal etmek lüzumunu hissetmiştir.
Diğer taraftan belediye, B. Şerer’in mesaisinden çok istifade ettiğinden bilhassa Büyükadanın imarı plânını hazırlamağa başladığından mukavelesinin bir müddet daha uzatılması için vekâletten müsaade istemiştir.
Akşam, 22 Eylül 1940, Pazar

Büyükadaya neler de yapılmıyacakmış neler?.. En başta hani şu Lübnan’da veya Monbilânda olduğu gibi dişli ve elektrikli şimendiferler mi, çeşitli iskeleler mi, eğlence yerleri mi, neler ve neler?.
Nanemollaya da bu haberi verdim de gülerek:
-Ömrümüz vefa ederse onu da görürüz ..
Diyerek ilave etti:
-Hayırlısı ile hele şu Eminönü ve Taksim meydanlarının tam bittiğini hele bir görelim!..
İkdam, 19 Eylül 1940, Perşembe

Büyükadanın imarı için şehircilik mütehassısı Prost tarafından bir proje müsveddesi hazırlamıştır. Bu müsveddeye göre, şimdiki telefon santralının bulunduğu mevkiden Hristosa kadar yokuşu çıkmak üzere bir elektrikli ve dişli tekerlekli tramvay yapılacaktır.
Sahildeki gürültülü eğlence yerleri kaldırılacak ve Adanın tekmil eğlence yerleri çamlıklar arasına toplanacaktır. Büyükadanın Dil, Nizam ve Maden mevkilerinde üç yeni vapur iskelesi inşa olunacaktır. Şimdiki vapur iskelesi de modern bir şekle konulacaktır.
Son Telgraf, 16 Eylül 1940, Pazartesi

Yeni imar planının, Büyükadayı ne hale koyacağını, gazeteler dallandıra, budaklandıra yazıyor. Adamız. adeta bir cennete dönecekmiş!. Yeniden iskeleler, yollar, parklar yapılacak, meydanlar açılacak, hulâsa imar ve tezvin edilecek.. En güzel şey, Büyükadanın yüksek ve dik tepelerine yapılacak olan dişli tramvaylar.. Hani, şu, İsviçre dağlarında olduğunu duyduğumuz tramvaylardan..
Adada, yüksek tepelere çıkmak için dişli tramvaya ihtiyaç görülüyor. Halbuki, akşamları Eminönünden tramvaya binip Taksime çıkmak için de dişler yolcu olmak lâzım geliyor.
Son Telgraf, 18 Eylül 1940, Çarşamba

Belediye, yardımcı mimarlarından Şerere ait mukavelenamenin bir sene müddetle temdidini Dahiliye Vekâletine yazmıştır. Mimar halen Büyükadanın imar plânını hazırlamakla meşguldür. Şerer, şehrimiz için, Avrupa sayfiye yerlerinin imarına ait plânlarını da tetkik etmeyi faydalı bulmuştur.
Vatan, 22 Eylül 1940, Pazar

Cumhuriyet Halk Partisi Adalar kongresi, evvelki gün Adalar belediye hekimi doktor B.Kenanın reisliği altında toplanmıştır. Kongrede delegelerden başka Adalar kaymakamı B. Şevket, umumi vilâyet meclisinde Adaların mümessilleri B. Avni Yağız ve B. Kâzım Şinasi Dersan hazır bulunmuşlardır. Kongrede idareeyetinin geçen seneki faaliyetine aid rapor okunup tasvip edildikten sonrs B. Avni Yağız, verdiği izahatta mesire yerlerinin, bilhassa çamlıklardaki istirahat mahallerinin biran evvel tesbit edilmesini ve bu kabil yerlerin bankalarla milli emlâk idaresi tarafından satılması işinin önüne geçilmesini istemiştir.
Kongre bu dilekleri tasvip etmiş ve yapılan intihap neticesinde geçen seneki idare heyeti ipka edilmiştir.
Akşam, 24 Eylül 1940, Salı

Adaların Parti kongresinde, Ada çamlıklarının milli emlâk idaresi tarafından satılmasının önüne geçilmesi de temenni edilmiş.
Anlıyamadık, ne oluyor?. Ada çamlıkları, yangın yeri arsaları gibi, parça parça satılığa mı çıkarılmıştır. Herhalde, bu işte bir yanlışlık olacaktır. Eğer, hakikaten, Ada çamlıkları satılıyorsa, derhal önüne geçmelidir. Halkın gezmesi, hava alması için ayrılması lazım gelen güzelim ada çamlıkları şuna buna satılır mı?
BURHAN CEVAT
Son Telgraf, 26 Eylül 1940, Perşembe

Emniyet müdürlüğü altıncı şube memurları, dün Büyükadada ani bir belediye kontrolü yapmışlardır. Bu kontrol neticesinde Çankaya, Santral, Orman lokantalarile, Yani, Dimitri ve Halilin fırınları, bunlardan başka iki kasap, iki tavukçu, bir sütçü cezaya çarptırılmışlardır.
Akşam, 29 Eylül 1940, Pazar

Adada, şimdiye kadar en lüks ve kibar zannedilen gazino ve lokantalar da teftiş edilmiş. Bir de ne görülsün? Pislik içinde.. .
Artık lükse de itimat kalmadı. Ayol, pislik dediğimiz bu şey, sari bir itiyat, bir zevk midir, nedir?. Böyle, İstanbulun her tarafını sarmış!.
Ben, evvelce, yalnız, bizim evin yanındaki arsada pislik var zanneder, ve arasıra gazeteye yazardım.. Demek, bundan sonra, zahmet etmemeli!.
Son Telgraf, 30 Eylül 1940, Pazartesi

Büyükadada oturan okuyucularımızdan B. Sirondan aldığımız bir mektupta sabahları Denizyolları idaresinin vapurlarının güvertelerinde oturmanın gayrikabil olduğu bildirilerek şöyle denilmektedir:
-Geceleri yağan çığlar arka güvertedeki kanepelerin minderlerini sırsıklam ediyor ve hiçbir vapurda minderler sabahları silinmiyor. Sabahları temiz havadan istifade etmek istiyen halk bu yüzden kamaralarda kapalı kalmağa mahkûm oluyor. Müşterilerinin istirahatini teminle mükellef olan idare bu hali niçin görmüyor?”
Son Telgraf: denizyolları umum müdürlüğünün ehemmiyetle nazarı dikkatini celbederiz.
Son Telgraf, 30 Eylül 1940, Pazartesi

Sonbahar adalar tarifesinde 9,45 de Büyükadadan kalkarak bütün adalara uğrayan bir vapur var. Bu sefere tahsisi edilen vapur küçük olduktan başka göç eşyası da alıyor. Halbuki havalar iyi gittiği için adalarda oturanlar henüz pek çoktur. Bu seferi yapan vapurun küçük olması, bütün adalara uğraması ve bir de yük alması yüzünden halk çok bizar ve şikâyetçidir. Halbuki bu postayı büyük ve rahat bir vapur yapsa mesele kalmıyacak.
İdare, bu kadar ehemmiyetsiz ve izalesi kolay bir sebep yüzünden velev bir gün için olsun, halkın bu şikâyetine meydan vermemeliydi. Umumi hizmetleri ifa eden idarelerimiz maalesef bu noktaları daima ihmal ederler; gazeteler şikâyetleri neşredince düzeltilir, ertesi sene ayni hal tekerrür eder gider.
Akşam, 24 Eylül 1940, Salı

Yazan : Selami İzzet Sedes
Bir Yamaçta, ıssız bir ağacın gölgesinde, tek başımayım. Etrafıma bakıyor, düşünüyorum:
Plâj mevsimindeyiz!
Kavaklardan kopup gelen güzel kokular, ıtriyat fabrikalarının her esansına bedel: hangi krem şu mavi göğün havasından yumuşatıcıdır? Çamlıca tepesinden doğan güneş sevda kadar aydınlık doğar, ve gökler de nurdan bir aşk yaratır…. Marmara ufuklarında son kızıllıklarını dindiren gün, göklerin de hicranını dindirir.
Plâj mevsimindeyiz!
Yeşil dallar serpeleniyor, yaprakların arasında çiçekler, meyvalar birer emel gibi, kalplerde emeller uyandırıyor; toprakta bir sevinç var… Mavi gökten yere neş’e yağıyor, mavi sulardan göğe neş’e yükseliyor. Tepemde koşuşan beyaz bulutlar birbirlerini kovalıyorlar: Neş’e içinde… Kuşlar kanat çırpıyor, kalpler çırpınıyor: Sevinçle, neş’eyle, zevkle …
Plâj mevsimindeyiz!
Güler bir genç kız siması gibi pırıldıyan sahillere, bir sevgilinin koynunu andıran denize, rüzgârın ılık okşayışına kapıldım; Kavaklardan kopup gelen güzel kokular beni çekti, mavi göğün havasile gönlüm yumuşadı, doğan güneş kalbimde sevda uyandırdı, ruhumda bir emel var: Plâjdayım!..
Kulağıma sesler geliyor:
Ve bu kalın seslere, ince sesler cevap veriyor:
Plâjda çıplak dolaşanların hepsi birer Tarzandır!.. Kimi göbekli, kimi sıska, kimi levent, kimi ufak tefek birer Tarzan… Seslerinden başka onların hepsine âşinayım. Bu beyaz kumların üstünde, vahşi çöl insanlarının hecelerini acaip bir ahenkle besteliyenler, bir zamanlar, ağaç diplerinde, kumrular gibi dem çekip:
Ne olmuş bu benim eski âşinalarıma?..
Batan göğün kızıllığı önünde güreşen, kan ter içinde çırpınan bir kızla bir erkeğe ufku gösterdim:
Gözlerini dört açıp yüzüme baktılar. Erkek “do, re, mi, fa” ahengi ile öttü:
Kız, aynı ahenkle mukabele etti:
Plâjlardaki dil ile benim dilim ayrı artık: Anlaşamıyoruz!..
– Vurma ulan ..Şimdi sinsilenden başlarım..
– Cadı lâf anlıyor mu ya.. Şartomu görüpte böyle dolaşacağımı anlayınca, takunyemi kaldırıp kafamda patlattı!..
– Monşer, artifisiyel kavmin şarmi yok!..
– Froylaynden hiç memnun değildim, yeni tuttuğum mis şimdilik fena değil… Bu da olmazsa tekrar matmazeli getireceğim!…
– Garsoncu yavrum, daha ne kadar bekliyeceğiz?..
Bütün bu muhavereler ortalığa yayılıyor, sulara çarpıyor, sonra denizden gelen sesler gibi kulaklara aksediyor. İşte bugün Yürükalide duyulan sesler, denizden gelen sesler bunlar.. Tâ ötelerde “Viranbağ”, şairin özlediği:
Adalardan yaza ettik de veda,
Sızlıyor bağrımız üstündeki dağ
Seni hatırlıyoruz Viranbağ!
Diye inlediği o cennet, bugün sırtına yüklenen meyhane çardağı ve meyhane peykeleri altında, zamana uymuş:
Bana ne oldu da ben bilemem,
Eski halimi hiç göremem!..
Diye türkü çağırıyor!.. Bir akşam, Viranbağ’dan dolaşarak Âşıklar yoluna çıkmış, oradan Dile inmiştik. Güzel kadın Dilde, büyük bir kayanın üzerine oturarak kirpiklerinden süzülen elâ bakışlarını, güneşin sulardaki kızıllığında demlendirerek:
– Hakkımda herkes bir şey söylüyor demişti, fakat Adaya geldikten sonra Dile gelmemek kabil mi? .. Adanın asfaltlanmış yüz karası yolunda, çıplak ayak mantara basan, dudakları kankırmızı, tırnakları aşı boyalı, dört peşli basma entarisini şort yapıp giymiş bir bayancık, “bob stil” bir gence sırnaşıyor:
-Mısmısım (Mustafa olacak) ne istersen yaparım. Amma, doğrusu Dile gelemem! .. diyor du.
Gençlerle denize yakın bir tepede oturuyordum.
İlkbaharın zengin günlerinden, Sonbaharın solgun akşamlarına kadar, her günü ve gecesi bin bir maceranın yuvası olan Ada hatıraları gönlümde canlanıyordu.
Kıvrak kahkahaların dindiği, şen şarkıların sustuğu demlerde, Ada sahillerinin kayaları, Ada çamlarının dalları dile gelir…
Bir akşamdı, diye söze başladım, gençler “bob stil” gençler dinliyorlar:
-Bir akşamdı, gene bu oturduğumuz tepede oturmuş denizi seyrediyorduk.. O zaman biz de gençtik. İçimizden biri kalktı, ellerini alnına siper yaptı, aşağıya seslendi:
– Leylâ!..
Aşağıdan cevap geldi:
-Efendim!..
Ve bir güzel kız geldi yanımıza, bir şairin sesi duyuldu:
Tepelerden, dedi: Leylâ!..
Hemen ses verdi;
Bize bir inci elâ gözlü,
Prenses verdi!..
“Bob stil” gençlerden biri he men kalktı, dudaklarını boru gibi uzattı, nârayı attı:
-Fatma!..
Ses yok… Bir daha bağırdı:
-Fatma!..
Ses alamayınca sabırsızlandı:
-Fatma!..
Aşağıdan nihayet şu cevap gel geldi:
-Patlama!..
Ve biraz sonra mayosunun yuğuramadığı vücudunu bıngıldatarak yürüyen bir hatun yanımıza geldi. Gençlerden biri derhal mısralarını cevher gibi yumurtladı:
Fatma, Fatma!..
Patlama!..
Taştan taşa atlama!..
Tarzanlaşarak çağırdı,
Aylak aylak…
Bir kadın geldi bize çırıl
Çıplak!.
Plâj mevsimindeyiz: Denizlerden sesler geliyor:
A, ba, a, da, ka, hu … Ve kumrular dem çekiyor. Kızıma:
-Dinle diyorum, bak: “Üsküdara gidelim, Üsküdara gidelim!…” diyorlar.
Kızım gülüyor:
-Hayır baba, Holivuda gidelim, Holivuda gidelim! diyorlar.
SELÂMİ İZZET
İkdam, 12 Eylül 1940, Perşembe

Adalar – Anadolu – Yalova Hattı Tarifesi
Adalar -Anadolu -Yalova hattında 20 Eylül 940 tarihinden itibaren sonbahar tarifesi tatbik olunacaktır.
Yeni tarife iskelelere asılmıştır. (8877)
Akşam, 19 Eylül 1940, Perşembe

İki gün evelki şiddetli lodos fırtınası esnasında Büyükada Yürükali plâjının ahşap iskelesi parçalanmıştır.
Bu yüzden artık Yürükali plâjına vapur yanaşamamaktadır.
Denizyolları idaresi bu iskeleye seferleri tatil etmiştir.
Son Telgraf, 6 Eylül 1940, Cuma
Yürükalide vapurumuzun yanaşdığı dubaların bağlı olduğu ahşap iskele evvelki günkü lodos fırtınasından parçalanmıştır. Bu yüzden, esasen mevsim sonu olmak itibarile Yürükali plâj seferleri tatil olunmuştur. (8234)
Akşam, 5 Eylül 1940, Perşembe

Belediye Yeşilköyde ve adalarda semt deposu açılmasına müsaade etmişti.
Fakat buralarda depo açılmamıştır. Halk bu yerlerde kömürün tonunu 28 liraya almaktadır. Belediyeye bu hususta yapılan şikâyetler üzerine tetkikler yapılmış, buralara nakliye ücreti olarak verilen 180 kuruşun azlığı yüzünden de semt deposu açılmadığı anlaşılmıştır. Bir ton kömür ancak üç liraya naklolunabilmekteymiş? Belediye bu vaziyet karşısında nakliye fiyatlarının arttırılması yolunda incelemeler yapmaktadır.
Vakit, 18 Eylül 1940, Çarşamba

Evvelki gün başlıyan yağmur, gece sabaha kadar fasılalı olarak devam etmiştir. Yağmur, dün sabah da durmamış ve öğleden sonra çıkan fırtına yağmurun tesirini arttırmıştır.
Birdenbire çıkan fırtına daha evvel kestirilemediği için bazı kazalar olmuş, tesadüfen denizde bulunan Akay vapurlarındaki yolcular tehlikeli saatler geçirmiştir.
Şiddetli esen lodos rüzgârı tesirile kabaran Marmarada Adalar ve Anadolu yakası seferleri bir müddet tehir edilmiştir.
Adalardan biri elli geçe kalkan vapur, Köprüye yirmi beş dakika rötarla gelmiş ve vapurun sallanmasından ürken bir kadın vapurda bir erkek çocuk dünyaya getirmiştir.
Adalardan, bu vapurdan sonra hareket eden Ülev vapuruna kimse binmek istememiş, yalnız muhakkak surette İstanbula gelmek mecburiyetinde olan birkaç yolcu ile hareket edilmiştir. Ada açıklarında pek fazla sallanan Ülev vapuru köprüye vaktinden yarım saat sonra gelmiştir. Adalarda istirahat etmekte olan Münakalat Vekili Ali Çetinkaya da bu vapurdan çıkmıştır. Ülev vapurundan sonra adadan vapur hareket ettirilmemiştir.
Vatan, 3 Eylül 1940, Salı

Köprü ile Adalar. Yalova ve Anadolu iskeleleri arasında son bahar vapur tarifesi yarın sabahtan itibaren tatbike başlanacaktır.
Yeni tarife ile Anadolu hattı seferleri lâğvedilmektedir.
Yalova seferlerinde değişiklik yoktur; Ada seferlerinde mühim tâdilat yapılmış, bilhassa adalardan köprüye pazar ve âdi günlerde son seferler daha erken saatlere alınmıştır.
Vakit, 19 Eylül 1940, Perşembe

Büyükadada Abdullah adında birisi ile metres oturan Fatma adındaki bir genç kadının çocuğunu düşürmek üzere verdiği bir ilâçla ölümüne sebep olan doktor Vasil ile Fatmayı doktora götüren Marikanın muhakemelerine dün ikinci ağır cezada devam olunmuştur.
Doktor da Marika da inkâr etmişler muhakeme şahitleri çağırmak üzere başka bir güne bırakılmıştır.
Vakit, 20 Eylül 1940, Cuma

Yirmi gün kadar evvel Heybeliadada, çamların altında işlenen cüretkârane bir tecavüz hâdisesi adliyeye intikal etmiş bulunmaktadır.
İddia olunduğuna göre, hâdise şöyle cereyan etmiştir:
Yusuf, Muammer ve Ali adında üç arkadaş bir müddet evvel Beyoğlunda oturan Anna Marya adında bir Alman kadınile tanışmışlar ve yirmi gün evvel de bir gezinti yapmağı kararlaştırmışlardır.
Üç erkek ve Anna sabahtan buluşmuşlar ve yiyecek içecek aldıktan sonra bir vapura atlayarak Heybeliadaya gitmişlerdir. Adada bir müddet dolaştıktan, denize girdikten sonra çamların altına oturmuşlar ve içmeğebaşlamışlardır.
Alem neşe içinde devam etmiş ve hepsi sarhoş olduktan sonra Yusuf ve diğer iki arkadaşı Annaya yaklaşmış kendisine elle tecavüzde bulunmak istemişlerdir.
Kadın, bütün kuvvetile mümanaat etmiş, bunun üzerine erkekler meramlarına eremiyeceklerini anlamış ve işi zora bindirerek kadını dövmeğe başlamışlardır.
Neticede Annanın feryadını işitenler koşuşmuş ve kadını baygın bir halde mütecavizlerin elinden kurtarmışlardır.
Anna, muayeneye sevkolunmuş, mütecaviz erkekler de adliyeye teslim edilmiştir. Dün sorgu hâkimliğinde isticvap edilen Yusuf tevkif olunmuş, Muammer ve Ali haklarında da adreslerinde bulunamadığından araştırılması için müzekkere yazılmıştır.
Vakit, 26 Eylül 1940, Perşembe

Devlet Denizyollarının Adalar, Yalova ve Anadolu iskeleleri arasındaki sonbahar tarifeleri yarından itibaren başlıyacaktır. İdare yeni tarifeleri hazırlamıştır.
Yeni Sabah, 19 Eylül 1940, Perşembe

Şehir Tiyatrosunun kıymetli sanatkârları içlerinde Behzat, Hâzım, Bedia, Şaziye bulunduğu halde 22 Eylül pazar günü sanatoryomun tiyatro salonunda “Bir Müsahib Aranıyor” piyesini pek muvaffakiyetli bir surette temsil ederek hastalara çok neş’eli saatler geçirtmek suretile onların ıztırablarını unutturmuşlardır. Memleketin bu çok kıymetli sanatkârlarının bu lütufkâr alâkaları sanatoryomun baş hekimi ve hastaları üzerinde büyük bir şükran hissi uyandırmış ve kendilerine karşı esasen mevcud olan derin sevgi ve sempati bir kat daha artmıştır.
Yeni Sabah, 25 Eylül 1940, Çarşamba
ADLİYEDE
Adalar Emniyet amirliği
Dördüncü şube müdür muavini Nâzım Erbaş Adalar emniyet âmirliğine tayin edilmiş ve dün yeni vazifesine başlamıştır.
Yeni Sabah, 13 Eylül 1940, Cuma

Tilla
Bütün bu hafta dahi açık bulunacaktır. Meşhur Orkestrası, Bermutad her akşam sizi eğlendirecektir. Cumartesi, VEDA SUARESİ ve Pazar günü de
Mevsimin SON SÜRPRİZ – PARTİSİ verilecektir.
Tan, 25 Eylül 1940, Çarşamba

Mahkememizce terekesi tasfiye edilmekte olan ölü Sefer oğlu Nikolakinin hissedar olduğu Büyükadada Nizamda eski Fabrika yeni Yahşi Bey sokağında eski 32 yeni 16 kapı, 132 ada, 1 parsel No. lu arsanın nısfı açık artırmaya konulmuştur.
Arsanın heyeti umumiyesi 678 metre murabbaından ibarettir. Dere sokağından deniz kıyısındaki yola kadar imtidat etmektedir. Arsanın yarısına 762 lira 75 kuruş kıymet takdir olunmuştur. Tellâliye, ihale pulu ve yirmi senelik taviz bedeli müşteriye aittir. Vergi, belediye rüsumu bedeli ihaleden tenzil olunur. Müzayedeye iştirak edenlerin yüzde yedi buçuğu nisbetinde pey akçesi vermeleri veya milli bir bankanın teminat mektubunu ibraz etmeleri müktezidir. Birinci arttırma 3 birinci teşrin 940 tarihine müsadif salı günü saat on dörtten on altıya kadar mahkemede icra olunacaktır. Birinci arttırmada kıymeti muhamminenin yüzde yetmiş beşini bulmazsa en çok arttıranın taahhüdü baki kalmak üzere on gün daha uzatılıp ikinci arttırma 18 birinci teşrin 940 tarihine müsadif cuma günü ayni saatta icra ve en çok arttırana ihalei kat’iyyesi yapılacaktır.
İpotek sahibi alacaklılarla diğer alâkadarların ve irtifak hakkı sahiplerinin gayrimenkul üzerindeki haklarını hususile faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbitelerile birlikte ilân tarihinden nihayet on beş gün zarfında bildirmeleri lâzımdır. Aksi takdirde hakları tapu sicilile sabit olmıyanlar satış bedelinin paylaşmasından hariç kalırlar.
Daha fazla malûmat almak istiyenlerin ilân tarihinden itibaren yirmi gün zarfında herkesin görebilmesi için açık bulundurulacak arttırma şartnamesile 925/25 sayılı dosyaya müracaatları ilân olunur. (29079)
Vatan, 17 Eylül 1940, Salı

Büyükadada 23 nisan caddesinde güzel bir köşk satılıktır. Üç katlıdır. 600 lira icarı vardır. Apartıman tarzındadır. Satış bedeli 6000 liradır. Güzel nezaret ve konfor. Galatasaray lisesi karşısında 184 No. Emlâkiş. Telefon: 49010
Akşam, 28 Eylül 1940, Cumartesi

Çok güzel bir yerde arsalar satılıktır. Beyoğlu Galatasaray lisesi karşısında No. 184 Emlâkiş. Telefon: 49010 Mutavassıt kabul edilmez.
Akşam, 24 Eylül 1940, Salı

Nizam ciheti Haskalfa S. No. 16 kısmen bağ ve kısmen yemiş ağaçları havi 55 metre cepheli 2324 murabba metre arsa satılıktır. Telefon 56 … 91.
Akşam, 7 Eylül 1940, Cumartesi

Büyükadada maruf Hacı Necip Köşkü satılıktır. Gezmek için iskele başında Gazinocu Yaniye, görüşmek için Galatasarayda Örücü Saim Örene müracaat.
Tan, 9 Eylül 1940, Pazartesi

Büyükada Yılmaztürk caddesinde 97 numarada küçük Emine Gülşene Adalar kadastro fen memuru Nüzhet Esen’in vasi tayinine karar verildiği medeni kanunun 360 ve 371 inci maddelerine tevfikan ilân olunur. 940/32
Son Posta, 26 Eylül 1940, Perşembe

Adalar askerlik şubesinden: 336 doğumluların son yoklamaları Eylülün ikinci günü başlanarak 5 günü akşamına kadar devam edeceğinden mükelleflerin nüfus cüzdanlarile birlikte şubeye müracaatları ve tecile tabi mektep talebeleri de okudukları okullarından tahsil vesikası alarak birlikte getirmeleri ilân olunur.
Tan, 2 Eylül 1940, Pazartesi

Büyükada Gülistan caddesi 2 numarada sakin iken 4·5·940 tarihinde ölen Yani Delakoridinin terekesine vaziyet edilmiş olduğundan müteveffa zimmetinde gerek asaleten ve gerek kefaleten alacakları olan ve mumaileyhe borçları bulunanların ilân tarihinden itibaren bir ay zarfında mahkememizde açılan defteri mahsusuna kayıt ve tespit ettirmeleri lüzumu M.K. 561 inci maddesine tevfikan ilân olunur. ( 21946)
Tan, 7 Eylül 1940, Cumartesi

940/511
Ankarada mukim Elazığ mebusu Fuat Ziya ile Büyükada Maden caddesi Alpaslan sokağında mukim Lütfiyeye izafetle vekilleri avukat Kadriye Abacı oğlunun Beyoğlunda Tepebaşı Perapalas otelinde mukim Bodosaki Anastasyadise gösterilen adreste olmadığı ve bu namda kimse bulunmadığı namına gönderilen dava arzuhali üzerine tebliğe memur posta memuru tarafından verilen meşruhattan anlaşılmakla H.U.M.K. nun 141 142 ve 144 üncü maddeleri mucibince İstanbulda münteşir Türkçe gazetelerinden biri ile ve bir ay müddetle ilânen tebliğine 7.9.940 tarihinde karar verilmiş ve istida suretinin bir nüshası da mahkeme divanhanesine talik edilmiş bulunduğundan esas davaya karşı muayyen olan müddet zarfında cevap vermesi lüzumu tebliğ makamına kaim olmak üzere ilân olunur. (33452)
Vakit, 14 Eylül 1940, Cumartesi
~ Rozi Asa ~

Geçen hafta yapılan 78 kilo metrelik “Şampiyon Pedallar” yarışını 20 puanla Ali Hüryılmaz kazanmıştır. İstanbul Bisiklet Ajanlığınca düzenlenen ve Büyükada’da yapılan şampiyonada ikinciliği 7 puanla Garbis Bora, üçüncülüğü 4 puanla Derviş Ünlükaçar elde etmişlerdir.
Agos, 21 Mayıs 1968, Salı

30 Temmuz’da Heybeliada’da yapılan Dekatlon ve Pentatlon karşılaşmalarında Yunanistan (büyüklerde 17.234 puan, gençlerde 16.778 puan) Türkiye (büyüklerde 16.840 puan, gençlerde 15.656 puan) yi yenmiştir.
Şalom, 9 Ağustos 1967, Çarşamba

İstanbul’un en güzel sayfiyesi olan Heyeliada’daki eski Panorama Oteli 15 Mayıs 1967 tarihinden itibaren “Alman Misafirhanesi” namı altında pansiyon olarak hizmetinize girecektir.
Rezervasyon Tel. : 51 85 43 – 63 41 08
Şalom, 1 Mayıs 1967, Pazartesi

22’si Cumartesi geç saatten itibaren siz saygıdeğer müşteri ve dostlarımıza sunar DAMLALAR Orkestrası ve Yeni bir repertuar ve çeşitli sürprizlerle birlikte Tel Aviv’den yeni dönen DUO HENİ VASİLAKİ Rezervasyon için : 55 45 69

Çok değerli sanatçılar turnelerden döndüler Her akşam büyük onurla sunarız HENY VASİLAKİ Dans ve Orkestra Gösterisi DAMLALAR Sempatik Sanatçı NEŞET ÖZERGİN Değerli Oryantal Dansöz LEYLA SABAH En son, değeri ölçülemez sanatçı SEVİM ÇAĞLAYAN Her Perşembe Döner Kebabı eşliğinde sürprizler HENY-VASİLAKİ ikilisinin neşeli sunumları ile POKER DANSI Yarışması Adalar ve İstanbul’a Ulaşım için motor seferleri düzenlenmiştir. Rezervasyon için : 55 39 65
Yayınlanma Tarihi: 06 Eylül 2025 / Son Güncellenme: 07 Eylül 2025
Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.
Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.