
Cihan Yiğin and Rozi Asa
Sofraların önemli besin kaynaklarından balık ülkemizde türlü sorunlarla karşı karşıya kalınan bir sektör oldu. Yıllar öncesine baktığımızda sorunun nasıl bu noktalara geldiğini gösteren ipuçları ile karşılaşıyoruz. Geçmişte balık ile ilgili haberleri düzenli olarak bu köşeye almaya özen gösteriyoruz. Aralık 1940 ayının gazetelerinde balık bolluğundan bahseden pek çok haber yer alıyor. Balığın bol olması da sorun olur mu demeyin. Aşağıdaki haberlere bir göz atarsanız bol balıkla nasıl sorunlar yaşandığını kolaylıkla görebilirsiniz. Asıl endişe verici olan ise bu kadar bol balık bulunan denizlerimizde şimdilerde yaşanan balık kıtlığına gelinmiş olması.
Bu arada Büyükada’da yaşanan bir hindi hırsızlığı haberinin nasıl detaylı verildiğini görmek de pek çoğumuza ilginç gelecektir.
1940 Aralık ayının gazetelerindeki gezimize buyurun…

İtalya ile ticaretin Bulgaristan yolu ile idamesine çalışılmaktadır. Her sene İtalyaya üç milyon lira tutarında balık sevkedilmekte idi. Araya İtalyan, Yunan harbinin girmiş olması İtalyaya balık sevkiyatını sekteye uğratmıştır. Balıkçılar, Bulgaristan yolu ile sevkiyat imkânları temin edilince ihraç mevsimi içinde bulunduklarından hemen İtalyaya balık göndermeğe başlıyacaklardır.
Boğazlarda ve Marmara denizinde torik avına çıkan altmıştan fazla gırgır takımı mevcuddur. Her gırgır takımında yirmi, otuz tayfa çalışmaktadır. Sevkıyat durmuş olduğundan gırgır takımları denize çıkmaz olmuştur. Balıkçılar, şehirde satılan ve Bulgaristana gönderilen balıkların bedellerini aralarında paylaşmaktadır.
Akşam, 2 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Pazartesi

Almanya ve İtalyaya Tuna yolu üzerinden balık sevketmek için tetkiklerde bulunmak üzere Bulgaristana gönderilen balıkçılar mümessili, şehrimize dönmüştür. İtalyadan ve Almanyadan soğuk hava tertibatını haiz vagonların Bulgaristana gönderileceği, ve oradan balık yükliyerek alıcı memleketlere götüreceği haber alınmıştır. Türk balıkçıları, kendi vasıtaları ile ihraç edecekleri balıkları Bulgaristan limanlarına göndererek oradan alıcı memleketlere sevkedeceklerdir. Almanyaya da balık satılabileceği anlaşılınca balıkçılar cemiyeti, şehrimizdeki balıkçılar arasında bir müsabaka tertip etmiştir. Böylelikle, ilk olarak bir torik tutup getirecek balıkçıya cemiyet yüz lira ikramiye verecektir.
Dün Çekoslovakyaya iki vagon tuzsuz balık satılmıştır.
Vakit, 7 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Cumartesi

İtalyaya Bulgaristan yolile taze balık satılma imkânını tedkik etmek ve alâkadarlarla bu hususta temaslar yapmak üzere Bulgaristana gitmiş olan balıkçıların murahhası İstanbula dönmüştür. Türk balıkçılarile İtalyan balık ithalatçıları arasında anlaşmaya varılmıştır. İtalyanların soğuk hava tesisatını havi vagonları Bulgaristanda bekletilecek, Türk balıkçılarının tedarik edeceği büyük motörlerle taze torik ve palamutlarımız Bulgaristana götürülecektir. İlk partide bu yoldan İtalyaya yüz bin liralık mal sevkedilmek üzere akreditif açılmıştır. Balıkçıların murahhası Bulgaristanda Alman firmaları ile de anlaşmaya varmıştır. Almanyaya yine bu yoldan mühim mikdarda taze balık sevkedilmesi temin edilmiştir.
Çekoslovakyaya balık sevkiyatı soğukhava tesisatını havi vagonlarla Sirkeciden yapılmağa başlanmıştır. Çeklere dün iki vagon balık gönderilmiştir.
Balıkçı mümessilin getirdiği havadisler balıkçıları ziyadesile memnun bırakmıştır. Balıkçılar birliği dün balık merkezlerine bir tamim yapmış, ilk ihracat toriğini tutup getiren gırgır reisine yüz lira mükâfat vadedilmiştir.
Akşam, 7 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Cumartesi

İtalyaya Bulgaristan yolu ile torik ve palamut sevkedileceği ve bu husus hakkında her iki taraf tüccarlarının aralarında anlaşmaya varmış olduklarını yazmıştık. Bu yoldan İtalyaya ilk balık partisi dün yollanmıştır. Balıklar Türk motörlerile Varnaya kadar götürülecek, Varnada bekliyen İtalyan balık vagonlarına yüklenecektir. Dün İtalyanlara satılan yedi bin çift toriğin çifti doksan kuruştan verilmiştir.
Yunanistana ve Bulgaristana taze balık ihracatı da devam etmektedir. Bulgarlar bu sene ilk defa taze balık almaktadır. Dün İstanbul balıkhanesine az uskumru getirilmiş, kilosu toptan 28 kuruşa satılmıştır. Balıkçılar, evvelki akşam palamut avına çıkmadıkları için, dün balıkhanede bu cins balığın alışverişi pek az olmuştur.
Balık ihracatçıları balık tuzlamak için buza ihtiyaç gördüklerinden ucuz fiatle buz almak üzere Belediyeye müracaat etmişlerdir. Belediye imal edilen buzla ancak şehrin normal ihtiyacını karşıladığından bahisle ucuz fiatle buz veremiyeceğini balıkçılara bildirmiştir.
Akşam, 15 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Cumartesi

Balıkçılar buz tedarik edemedikleri için evvelki gece balık avına çıkmamışlardı. İtalyan ve Yunan balık alıcılarından sonra Rumenler de balıklarımıza taliptir. Toriğin çiftine vasati olarak avuç dolusu para verdikleri halde balık bulamıyorlar. Balıkçılarımız da kayıkları ve ağlarile adamları hazır olup ve balık da bulunduğu halde bir türlü faaliyete geçilemiyor.
Havalar müsait gittiği için evvelki gece balığa çıkılsaydı yüz bin çift torik tutulabilecekti. Balıkçılarımızın bundan istifadesi yüz bin lirayı bulacaktı. Belediye amonyak bulamadığı için kâfi derecede buz yapamıyor ve buz bulunmadığından da balık ihraç edilemiyor, balıkçılar elleri kolları bağlı bir halde bekliyorlar.
Sayısı yüz bini aşan balıkçı ve balıkçı ailesinin beklediği mevsim bu mevsimdir. Bu mevsimde tutulan ihraç balıkları para edip satıldığı takdirde bu yüz bin balıkçının karnı doyacaktır.
Dün Tahtakaledeki buz imalathanesine müracaat eden balıkçılar şu cevabı almışlardır:
“- Buz imali inhisarı belediyenin elindedir. Bize belediye müsaade ettiği takdirde sizin ihtiyacınıza tekabül edecek buzu imal edebiliriz.” Bu cevaptan anlaşıldığına göre istenildiği takdirde pahalı dahi olsa amonyak tedarik etmek kabildir.
Balıkçılar dün tekrar belediyenin buz fabrikası direktörlüğüne müracaat etmiş, buz istemişlerdir. Fabrikadan şu cevap alınmıştır:
“- Belediye riyaseti bize tahriren tezkere gönderirse size buz veririz. Şifahi emirle hareket edemeyiz. Sonra mesul oluruz.” Belediyenin tahriri emri buz fabrikasına bu sabaha kadar gönderildiği takdirde fabrika balıkçılara bin kalıp buz verebileceğini bildirmiştir. Bin kalıp buzla on bin çift torik buzlanabilecektir. Balıkçılar cemiyeti dün balık mıntakalarına verdiği malûmatta denize çıkılmasını ve on bin çift torik tutulmasını bildirmiştir. Bugün Balıkhaneye on bin çift torikten ne miktar fazla balık gelirse derhal denize dökülecektir. Buz tedariki nisbetinde balık tutulacağından belediye buz fabrikası yarın için ne miktar buz verecekse bu akşam o kadar balık tutulacaktır.
Akşam, 26 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Perşembe

AIi – Denize iğilmiş, kimlerle konuşuyorsun Veli? …
Veli – Palamutlarla Ali!
Aliveli
Akşam, 31 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Salı

Dün palamut imzalı bir mektup aldım. Karadenizden Marmaraya geçerken, Boğaziçi balıkçıları tarafından yakalanan ve yakalandıktan biraz sonra , diğer birçok arkadaşları ile birlikte denize dökülmüş olan bu zavallı palamut, bakınız, mektubunda ne diyor:
“Vâkıâ, denizde yakalandıktan bir müddet sonra bizim, denize dökülmemiz “küllü şey’in yerciu ilâ aslıhi” yani, her şey aslına rücû eder kaidesine muvafıksa da bu hal bize hayli zahmet ve ıztırap veriyor. Mademki bizi, tuttuktan sonra, güzelce ayıklayıp, yıkayıp, ızgaramızı, tavamızı, fırınımızı, turşumuzu, lâkerdamızı yapmıyacaklar, şu halde neden oltalarla, ağlarla, ırıplarla yakalıyarak türlü zahmet ve eziyetler içinde kayıklara doldurarak harap ve perişan ettikten sonra, tekrar cumburlop denize dökerler? Bu işe, bir türlü aklımız ermiyor. Bu cihetin, gazeteniz marifetile balıkçılar cemiyetinden ve bütün balık sevenlerden tahkik edilerek neticesinin bildirilmesini, bütün diğer baık arkadaşlarım namına sizden rica ederim.”
Palamutun, işbu mektubunu Balıkçılar Cemiyetine gönderdik, oradan alacağımız cevabı ayrıca neşredeceğiz.
Osman Cemal KAYGILI
İkdam, 6 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Cuma

Balık ihracatçıları Belediyeye müracaatle kendilerine ucuz fiatla verilmekte olan buzdan fazla miktarda verilmesini istemişlerdir. Amonyak az olduğundan Belediye fazla miktarda buz istihsalinde güçlük çekmektedir. Bunun temini için hükümete müracaat edilmiştir.
Cumhuriyet, 16 Birincikânun (Aralık) 1940, Pazartesi

Son günlerde yeniden mühim miktarda balık avlanmıya başlamıştır. Son iki gün içinde 100 bin çift balık çıkarılmıştır. Bunların bir kısmı ihraç edilmiştir. Bir kısmı da dahilde istihlâk edildikten sonra geriye kalanı da denize dökülmüştür. Çıkarılan balığın hiç olmazsa yarısını ihraç etmek için mühim miktarda buza ihtiyaç görülmüştür.
Halbuki Bomonti fabrikasının elindeki amonyak miktarı az olduğundan istihsal edip balıkçılara tevzi etmekte olduğu buz miktarı ihtiyacın onda birine bile cevap verememektedir.
Bunu nazarı dikkate alan balık ihracatçıları alâkadar makamlara müracaat ederek buz teminini istemişlerdir.
Her sene 2 milyon liralık döviz temin eden balık ihracatının temini için faaliyete geçilmiştir. Bomontiden başka Tahtakaledeki buz fabrikasının da faaliyetini artırması kararlaştırılmıştır.
Yunanistandan, Bulgaristandan ve İtalyadan mühim miktarda talepler vuku bulmaktadır. Şehrimizde toriklerin çifti 90 kuruştan satılmaktadır.
İkdam, 29 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Pazar

Belediye, hergün balıkçılar tarafından satılmadıkları için denize dökülen balıkların Darülâceze, akıl hastanesi ve parasız yatılı okullara verilmesi hususunda Balıkçılar Cemiyeti nezdinde bir teşebbüs yapmıştır. Satılmıyan balıklar bundan sonra denize dökülmiyerek Darülâceze, akıl hastanesi ve yatılı okullara gönderilecektir.
Son Posta, 5 Birincikânun (Aralık) 1940, Perşembe

Balıkçılar cemiyeti, balık ihracatçılarının kâfi derecede buz bulamadıklarından şikâyet etmektedir. Cemiyetin idare heyeti âzasından bir zat diyor ki:
“- Esasen az balık çıkıyor., torik balığının çiftini 90 kuruşa veriyoruz, buna rağmen Romanya, Bulgaristan ve İtalyadan balıklarımıza karşı talepler artmaktadır. Fakat balığı buluyoruz, buz bulamıyoruz, çünkü belediyenin buz fabrikası günde 250 parça buz çıkarmaktadır. Bir hususi fabrika, bize buz vermeyi de taahhüt etmiştir. Fakat belediyenin elinde bulunan buz inhisarı buna mâni olmaktadır.”
Tan, 29 İlkkânun (Aralık) 1940, Pazar

Son günlerde şehirde balık bolluğu başgöstermiştir. Bu balıkların mühim bir kısmına müşteri çıkmadığından denize dökülmek mecburiyeti de hasıl olmuştur.
Belediye bu hususta yeni bir karar ittihaz ederek bu balıkların denize dökülmiyerek, Darülâcezeye, akıl hastanesine ve leylî okullara verilmesini bildirmiştir.
Kararın tatbikine bugünden itibaren başlanacaktır.
Vakit, 5 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Perşembe

Son günlerde balık ihracatının temin edilmesi, balıkçılığımızı yeniden canlandırmıştır. Balıklarımıza talip olan memleketler arasında Romanya ve Bugaristan baş mevkii işgal etmektedir. Evvelce Yunanistan ve İtalya birinciliği muhafaza etmekte idi. Bir iki gün zarfında Romanyaya yalnız taze balık gönderilmekle kalınmamış, mühim miktarda da tuzlu torik lâkerdası ihraç edilmiştir.
İhraç ettiğimiz balıklar arasında torik en ehemmiyetlisidir. Filistine mühim miktarda ihracat yapılmıştır.
Son birkaç gün zarfında limanda çok miktarda lüfer, çinekop tutulmasına başlanmıştır.
Bir gün zarfında 40.000 liraya yakın balık ihracatı yapılmıştır.
Vatan, 13 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Cuma

Dün, Büyükadada, adliyeye intikal eden garib bir bindi hırsızlığı olmuştur.
Büyükadada, Yılmaztürk caddesinde 104 sayılı evde oturan Hüseyin adında biri, ötedenberi hindi meraklısıdır. Ve bu sebeble de bahçesinde ileride kesip yemek üzere bir de semiz hindi beslemektedir.
Fakat evvelki gün karısile birlikte bir iş için sokağa çıkan Hüseyin, evine döndüğü zaman sevgili hindisinin bahçede olmadığını görerek büyük bir teessür ve telâşa düşmüştür.
Hüseyin, son günlerde bir hayli beslenen ve gelişen hayvanın bu gaybubetine fena halde sinirlenmiş, karısını hindiyi araştırıp bulması için komşu evlere yollamıştır. Bu maksadla komşuları birer, birer dolaşan Hüseyinin eşi, komşularından Adilin evine uğradığı zaman mutfakta büyük bir tencerenin içinde semiz bir hindinin kaynamakta olduğunu görmüştür. Vaziyeti Adilin karısına hissettirmeden kadın, bir bahane ile evden çıkmış, koşa koşa evlerine gelerek gördüklerini Hüseyine anlatmıştır.
Adillerin evinde pişen hindinin kendilerine aid olduğunu tahmin eden karı koca derhal zabıtaya müracaat ederek hadiseyi bildirmişlerdir. Bu şikâyet ve iddia üzerine zabıta memurları Adilin evinde bir araştırma yapmışlar, tencerede kaynamakta olan hindiyi müsadere etmişlerdir. Karakola getirilen Adil, hindinin komşusu Hüseyine aid olduğunu itiraf ederek:
“-Ne yapalım, semiz hindi bizim bahçeye atlamış, biz de dayanamadık, göz ve komşu hakkına güvenerek pişirmeğe başladık.”
Demiştir.
Adil dün hindi hırsızlığı suçundan Büyükada cürmümeşhud hâkimliğine sevk edilmiştir.
Son Posta, 12 Birincikânun (Aralık) 1940, Perşembe

Noel yortusunun yaklaşması dolayısile, bilhassa Adalardaki çamların dallarının kesilerek satılmasına mâni olmak üzere şimdiden tedbirler alınmaktadır. Her sene Adalardan çam keserek Beyoğlunda yüksek fiatlarla satan, fakat, bu suretle çamların kanına girerek çamlıklara suikast eden kimseler hakkında şiddetle ceza tatbik olunacaktır. Bazı kimselerin, çam dalı satmak üzere şimdiden faaliyete hazırlandıkları da anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, şehrin ağaçlandırılması ve mevcut ağaçların hüsnü muhafazası için de lâzım gelen bütün tedbirler alınacaktır. Mevcur ağaçların budanması işinde mütehassısların mütaleaları alınarak fenni usul dahilinde hareket edilecek, budama işine âzami itina sarfolunacak, bu yüzden ağaçların zarar görmesine veya kurumasına meydan verilmiyecektir
Evvelce mevcut. olan ağaç seferberliği hakkındaki kararın tatbikinde de çok dikkatli hareket edilecektir. Ağaç seferberliğinde, şehre civar köylerdeki halk, tayin edilecek yerlere birer ağaç dikmek ve bu ağaca bakarak büyütmekle mükellef tutulacak, bu suretle korular vücude getirilmesi de temin edilmiş olacaktır.
Şehrin içinde vücude getirilecek park ve ağaçlıklı mahallerin yerleri şehir plânında gösterilmiş bulunmaktadır. Plânın tatbiki sırasında, bunlar tedricen tesis olunmakla beraber, lüzum görülecek sair yerlere ve bulvarlara ağaç garsına ve mevcut bulvarlardaki kurumuş ağaçların yerlerine yenilerinin dikilmesine de önümüzdeki mevsimde başlanacaktır.
İkdam, 13 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Cuma

25/12/1940 günü Büyükadalılar pek garib bir sahneye şahid oldular
Dördü erkek ve dördü kız, sekiz kişilik bir kafile, ellerlnde 20-25 santimetrelik birer kocayemişi dalı, ve tüfekli muhafızlarla çevrili olarak hükümet konağına getirildiler. Suçları, kocayemişi dalları kesmiş olmalarıdır. Tabiidir ki, orman muhafızlığı müdürü, bu gençleri hemen, aynı dakikada serbes bıraktı, hattâ nezaketi daha ileri götürerek gençlerden özür bile diledi.
Adamızın her tarafında, asılı levhalarda “çam kesmek, çamlık yerlerde ateş yakmak yasaktır” denmesine göre ve bu yasağa kocayemişi de dahil tutulmadığı halde, bu sekiz gencin mahcubiyetine meydan vermekte ne mânâ var? Koruculara bu kadarcık bir şeyi anlatamaz mıyız?
Akşam, 31 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Salı

İstanbul çöplerini denize dökme işini üzerine alan müteahhit kış mevsimi dolayısile çöpleri Hayırsızada açıklarına kadar götürüp dökmekten kendisinin affedilmesini belediyeden istemiş ve buna sebep olarak ta banyo mevsiminin geçtiğini vaziyeti hazıra dolayısile yedek malzeme bulunduramadığını ve elindeki vesaitin mümkün mertebe çok zaman muhafazasını istediğini bildirmişti.
Belediye vaziyeti incelemiş ve öğrendiğimize göre bundan böyle gene eskisi gibi çöplerin Hayırsızada açıklarına dökülmesi icap ettiğine dair bir karar ittihaz ederek vaziyetten müteahhidi de haberdar etmiştir.
Vatan, 29 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Pazar

Salı günü hava biraz lodostu, fakat hiç bir zaman vapurların mutad seferlerini tatile uğratacak kadar müessir değildi.
Büyükadadan 18,50 seferini yapacak olan Heybeliada vapurunu iskelede bekledik vapur Büyükadaya yanaştı, ve yolcularını çıkardıktan sonra Kartal, Pendiğe gitmiyeceğini söyliyerek Heybeliadaya ayrıldı.
Yalovadan gelmiş yolcularla her gün Kartal, Pendikten Büyükadaya gelmiş olan süt, sebze ve tavuk satıcıları iskele üzerinde mütehayyır kaldılar ve nihayet çareyi İstanbula saat 19 seferini yapacak olan Erenköy vapuruna binerek Haydarpaşaya çıkmakta bulduk ve Haydarpaşadan trenle evimize döndük. Erenköy vapuru Heybeli vapuruna nisbetle çok küçük olduğu için denizden fazla müteessir olması icap ederken Kınalıada açıklarında iki, üç hafif sallantıdan başka bir deniz göremedik. Vapur kaptanı acaba ne gibi bir düşünce ile Kartal, Pendiğe sefer yapmamıştır? Yolda bir tehlike varsa bu tehlikeden Heybeli, Büyükadanın kıymetli yolcularını neden dolayı esirgememiştir. Kartal iskelesi lodosa fazla maruz ise yolcuları Pendiğe çıkarmak kabildi.
Pendikde oturan bir okuyucu
Akşam, 15 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Pazar

Bundan evvel, Maarif Vekâletinin Preventorium binasını ve tesisatını büyülteceğini yazmıştık. İstanbul verem mücadele cemiyeti de Heybeliada sanatoryomundaki mevcut doksan iki yatağa bir buçuk ay zarfında altmış yatak ilâve edecektir. Cemiyet, ayrıca fakir halk için bir poliklinik açacaktır.
Vatan, 25 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Çarşamba

Bu sabahtan itibaren Köprü Adalar ve Yalova arasındaki vapur seferlerinde kış tarifesinin tatbik olunmasına başlanılmaktadır.
Diğer taraftan Şirketi Hayriyenin yeni tarifesinde Köprüden Üsküdara son vapurun saat 20,30 a alınması uzak yerlerdeki iş sahiplerini müesseselerinden akşamları daha erken çıkmıya sevketmiştir.
Şirketi Hayriyece yeni yapılacak olan kış tarifesi ile bu son vapur biraz daha geçe alınacaktır.
İkdam, 2 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Pazartesi

Adalar – Anadolu – Yalova hattında 1 Birincikânun 940 tarihinden itibaren kış tarifesi tatbik olunacaktır. (11380)İkdam, 1 Birinci Kânun (Aralık) 1940, Pazar

Apartıman tarzında denize fevkalâde nazır bir köşk 3000 liraya satılıktır. Kayıd numarası 244 Galatasaray lisesi karşısında 184 No. Emlâkiş. Telefon: 49010.
Akşam, 7 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Cumartesi

Bahçe içinde biri 6 odalı biri 2 odalı güzel evler satılıktır. Satış bedeli 5000 liradır. Galatasaray lisesi karşısında No. 184 Emlâkiş Telefon:49010
Akşam, 17 Kânunuevvel (Aralık) 1940, Salı
Hazırlayan: Rozi Asa

Yazan: Moise Alboher
Milli Eğitim Bakanlığının 28.5.1973 tarihli, 660 sayılı Tamimi gereğince ilgililere duyurulması kabul ve tasvip edilmiştir.
Türk Edebiyatının ve Şiirinin Fransızca yazılmış seçme örnekleri
Renkli resimli 136 sayfa: 15,- TL
Haşet- Sander- Kohen Hemşireler – Sirgiadis Kitapevler (Beyoğlu – Osmanbey) Arkın Kitapevi (Ankara Caddesi) – İskele Kitapevi (Büyükada)
Şalom, Haziran 1973

Az para ile çok yemek
Nefis yemekler, Taze Balıklar ve envai çeşit soğuk sıcak yemekler. Temiz servis.
FİATLAR
Karışık et 10.- TL
Sıcak yemekler 3.50 TL
Bonfile 10.- TL
Şiş kebabı garnitürlü 6.50 TL
Soğuk mezeler 2.- TL
Biralar 2.50 TL
İskele Cad. No.7 – BÜYÜKADA
Şalom, 12 Temmuz 1972, Çarşamba
Yayınlanma Tarihi: 30 Kasım 2025 / Son Güncellenme: 09 Aralık 2025
Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.
Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.