Paylaş
Tüm Sayılar      2025      Sayı 242 – Ağustos 2025      Takas ve Mezat: Adada Dayanışma ve Birbirine Dokunmak

Takas ve Mezat: Adada Dayanışma ve Birbirine Dokunmak


Dayan, dayanabilirsen. Hava sıcak ve yağmur yağmıyor, deniz bile ferahlatmıyor. Bu ne felaket yaz! Politik sahadaki sıcaklık hem ülkede, hem dünyada dayanılmaz biçimlerde vicdanları vuruyor. Dayanılmaz! Adalar’da ise dayanılmazı dayanılır kılan bazı şeyler oluyor. Gerçek bir serinlik mi geliyor?

Şakıyan bir kuşun ıslık sesi benzeri enfes bir serinlik, tadına doyamadığımız karpuzun serinliği, kokusu ve renkleriyle bir gülün, hem koku duyumuzu hem gözleri büyülemesi gibi bir serinlik. Her duyuya ulaşan bu serinlik nereden geliyor? Adalar’dan geliyor, yazın poyrazı gibi esiyor.

Esiyor, güzel bir duygu gibi esiyor ama bu esintinin adı “Dayanışma”. Hani bildiğiniz o protestolu olanından değil, öyle sakin, sakin, belki o kadar değil, oturmalı, kalkmalı, yemeli, içmeli, söylemeli, söyletmeli, serin serin…

Dayanışmanın gücünü kim ilk fark etti, icadı ne zamandı, mucidi kimdi bilemem ama ruhu aramızda dolaşıyor ve bağırıyor. Yok mu 150’si? Neyin 150’si. Neler oluyor? Yok, yok bir şey olmuyor ya da çok şey oluyor, yok fiyatına güzelim ürünler gidiyor. Kime gidiyor? Sana, bana, konu komşuya, adalıdan adalıya gidiyor. Nereden gidiyor? Adada ara ara yeri değişen herhangi bir mekânda, evlerde, kimi zaman kafelerde, restoranlarda gidiyor. Adalarımızın mezatı, pahalığın tezatı, fazla gelenlerin, artık benim evimde çok oturdu, başka evlerde, mekanlarda ve insanlarda yine yeniden yaşamaya başlasın denilen, başlaması dilenenlerin mezatları, takas pazarları kuruluyor.

Sevgili Natali’nin şehirde profesyonel, adalarda profötesi mezatı, en az üç yazdır Büyükada’da devam ediyor. Her cinsiyet, çocuk, ergen ve yaştan katılımcısı olan, herkesi içine alan endamıyla raks ediyor. Mezattayız. Arkadaşımın henüz epey küçük oğlu Atlas, Natali’nin, meşhur fiyat belirtme “100 Lirası var mı” ifadesini bir oyun sanarak hemen ortama dahil oluyor ve annesine dönüp, “Anne 100 Liran var mı” diye soruyor. Annesi evet deyince de, kazandığını düşünerek bizde 100 Lira var diye bağırıyor. Gülüşmeler kadar, kıyasıya çekişmelerin de yaşandığı mezatta, hiç ummadığımız bir ürünün fiyatı birdenbire tırmanmaya başlıyor. 150’si geldi, 200’ü var mı? 300’ü var mı derken satıcısında, belirlediği değerin üzerine çıkmasına sevindiren, alıcısında, bende kaldı memnuniyeti yaşatan bir sükunete varılıyor. Arkadan dedikodusu da olmuyor desem, olmaz olur mu bittabi oluyor. “İyi fiyata aldı, falanca mezatta bu kadara gitmişti”, “valla çok para verdi, demek çok istediği bir şey”, “ben olsam devam etmezdim ama o almayı çok sever”. Natali ürünlerin değer kaybı yaşamamasını da gözetiyor, o ayrı, sanırım onu özel kılan da bu. Hep alıcı olarak mezatlara giden ben, son mezata ürün de götürdüm ve ilk defa verdiklerim aldıklarımı götürdü ve adeta bir takas oldu.

Takas demişken Heybeli’de kadınlar arası bir Takas Pazarı başladı. Hayırlı olsun, daim olsun. Pazar deyince sokaklar ve çadırlı tezgahlar aklınıza gelmesin. Birimizin evinin çatısı çadırımız, yatakları tezgâhımız, soyunma kabinimiz banyo veya diğer boş odalar (kimi giyinme diyor ama soyunmadan giyinmek de olmaz, soyun/giyin kabini deseler daha iyi olur sanki), işte size konforlu bir pazar. Konforu da mekânın sadece giyinmeye değil, yemeye içmeye göre düzenlenmesinden geliyor. Her gelenin getirdiği bir meze, salata ve yiyeceği yerleştirdiği güzel bir masa. Tabaklar, bardaklar, çatallar, bıçaklar ve inanılmaz bir sofra. Sofrayı mükemmel kılan sohbetler ise eşlikçisi.

Sürekli birileri geliyor, kimi küçük bir torba, kimi bavul, kimi dağa çıkar gibi sırtladığı sırt çantasıyla. Herkes kıyafetler getirmiş, her getiren başlıyor çıkarmaya, seriyor tezgâhın(!) boş köşesine. Pantolonları buraya alayım, elbiseler, bluzlar, aa ne güzel çanta, kimi daha bavuldayken yeni sahibini buluyor. “Bavulu açtığı an, o rengi görünce bu ben dedim” diyor biri. Ötekini ise bir grup el vermiş ikna etmeye çalışıyor, “çook güzel oldu, bence bundan sonra hep bu rengi giy”. “Neden bilmiyorum hep V yaka alıyorum” diyor bir başkası, “omuzların dar ondan, V yaka omuz darlığı ve düşüklüğünü kamufle ediyor” diye yanıtlıyor hemen yanındaki. Ooo yeni bir bilgi daha edindim. Enine çizgili, boyuna çizgili, bisiklet yaka, degaje yaka, japone kol, İspanyol paça dünyaya birer selam gönderip, hummalı giyip çıkarmalara, elden ele geçirmelere devam ediyoruz. Kaotik görünen ortamın armonisi hepimizi sarıyor.

Sonra bir mola, yemek, içmek, sigara tüttürüyoruz Büyükada’ya bakarak. Yiyeceklerin çoğu vegan ve lezzetinden şifa bulunacak derecede enfes. Haydi başlasın tarifler, ya da yemeği yapma hikayesi, kuru kuruya yemeği nasıl yaptığın anlatılır mı? Malzemesinin yolculuğu da bir hikâye. Tıpkı kıyafetlerin hikayesi gibi. Meğer değiştirdiklerimiz, sadece giydiklerimiz, taktıklarımız değil, bizimle yaşadıkları da ayrı ayrı belleklere yerleşen yeni anlatılarmış.

Takas sonrası baktım, verdiklerimden çok almışım, eşya azaltmaya çalışırken bir artış var. Evime döndüğümde aldığım kadar kıyafeti dolaptan ayırdım. Yenilerini yerleştirdim. Ayırdıklarımı bir sonraki takas veya mezat için topladım. Şimdi dolabımı her açtığımda göreceli eski ama hikayesi yeni kıyafetlerimi alıp alıp giyiyor, takıp takıştırıyorum. Her defasında aldığım kişiyi ve hikayesini anarak…

Dayanışma deyince sizin ilk aklınıza gelen neydi bilemem, benim aklıma, tanıştığım insanın tanıdıklıktan çıkması, teklikten çokluğa dönüşmesi geliyor. Hikayesiyle evimde ve benim de onun, onların evinde bir kuş sesi serinliğinde olmam. Ötesi de zaten bu hikayelerle başlamıyor mu?

Birbirine dokunmanın, dayanmanın ilk adımı, mezat, takas, bak ne güzel geçiyor bu yaz.


Yayınlanma Tarihi: 12 Ağustos 2025  /  Son Güncellenme: 12 Ağustos 2025


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.