Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 247 - Ocak 2026      Azmanbüs Adalar’ı Nereye Taşıyor?

Azmanbüs Adalar’ı Nereye Taşıyor?


6 Şubat 2026’da Adalar Adliyesi’nde iki ayrı davanın duruşması var.

Saat 10:30’da bir davanın 3. duruşmasında sekiz Adalı komşumuz için, saat 14:00’da ise diğer davanın 4.duruşmasında on komşumuz için karar verilecek. Komşularımızın bir kısmının avukatı yok, bir kısmının avukatı da gönüllü olarak vekillik yapıyor.

Davalarda Savcılık tarafından Türk Ceza Kanunu 223/1, 53/1, 63 maddelerine göre, “Kara Ulaşım Araçlarını Kaçırma veya Alıkoyma” suçu iddia edilmiş ve hapis cezası ile cezalandırılmaları, TCK’nın 53. Maddesi gereği belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaları vb talep edilmiştir

Her iki dava da kısaca “azmanbüs davaları” olarak bilinen davalar…

Peki sadece azmanbüs davaları olarak mı okumalıyız?

Ya da sadece davada “sanık” durumunda olanların davası olarak mı görmeliyiz?

Ya da “Adalar’da azmanbüs olmamalı” denilince “hareket kabiliyetleri kısıtlı yaşlıları, hastaları Adalar’da istemiyorlar” diye mi düşünmek lazım?

Çok eskiye gitmeden ve Adalar’daki tüm ulaşıma değinmeden kısaca azmanbüs davalarına değinmek doğru olacaktır. Bu yazıda davaların duruşmalarındaki ifadelere davalar sonuçlanmadığı için yer vermedim.  Tüm duruşmalara katılıp not alan biri olarak davalar sonuçlandıktan sonra ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum.

7 Kasım 2022‘de Büyükada sokaklarında kocaman bir mavi minibüs görüldü. Adalılar “bu minibüsler Adalar’da kullanılacak” söylentileri üzerine isyan etti.

Bunun üzerine Adalar Belediyesi, resmi sosyal medya hesabından Büyükada’ya getirilen ve yollarda görülen elektrikli kocaman minibüse “performans ölçümü” için test sürüşü yaptırıldığını ve ada içi ulaşımda kullanılmasının söz konusu olmadığını yazdı.

Bir minibüsün performansının Büyükada’da test edilmesi herkese tuhaf geldi ama minibüs gidince ve uzun süre bir daha görülmeyince üzerinde pek duran olmadı.

9 Kasım 2023′de İETT Genel Müdürü İrfan Demet, resmi X (Twitter) hesabından Adalar’da kullanılacak olan büyük minibüslerin üretimde olduğunu, testlerini yaptıklarını açıklayarak fotoğraflarla yayınladı. Minibüsler 2022’deki mavi minibüse çok benziyordu.

27 Mart 2024‘te Adalı iki komşumuz söylentilere dair net bilgi almak için İETT Yolcu Hizmetleri ve İletişim Dairesi’nde yetkililerle görüştüler. Kendilerine Adalar için yeni bir araç projeleri olmadığı söylendi. Aynı gün WhatsApp gruplarında yeni büyük minibüslerin İBB İkitelli Garajı’na geldiği haberleri yazıldı. Ama yetkili ağızlardan yeni araç diye bir şey olmadığı bilgisi alınmıştı ve yetkililere inanıyorduk. Bize doğru bilgi verilmediğini hem o günlerde hem de sonrasında maalesef gördük.

 

3 Nisan 2024‘te şu an Bayrampaşa Otogarı’na dönen Fayton Meydanı’ndaki duraklar sökülmeye başlandı. Durakları söken çalışanlara neden söküldüğünü sorduğumda “yeni büyük minibüsler için düzenleme yapılacak” cevabını aldım. Meydanda duraklar sökülürken paralel çarşıdaki caddede aynı anda yeni seçilen Belediye Başkanı mazbatasını almış, Belediye binasına doğru yürüyordu.

Duraklar sökülüp yeni büyük araçlara hazırlanırken ve bu bilgi tüm gruplarda konuşulup isyan edilirken hiçbir yerden resmi bir açıklama gelmedi.

Bunun üzerine 9 Nisan 2024‘te Beyaz Masa aracılığıyla İETT’ye sorulmak üzere şöyle bir resmî yazı yazdım:

Adalar SİT alanı olup caddeleri yaya yoludur. Son yıllarda Adalar’da UKOME kararlarına uyulmuyor ve her yer akülü araç doldu. Belediye, Kaymakamlık, Emniyet, İBB Koordinatörlüğü tüm yazılı / sözlü şikayetleri görmezden gelmektedir. Belediyenin adabüs ve adataksileri tüm Adalılar için yeterli haldedir. Yazları korkunç bir turist kalabalığı olmakta ve turistler adabüslere yönlendirildiği için adabüs sayısı yetersizmiş gibi görülmektedir. Halbuki dünyanın birçok yerinde olduğu gibi turistler yaya yolu olan bir adaya geldiğinin bilincinde olmalıdırlar. Ve adabüslere / korsan araçlara yönlendirme yapılmamalıdır. Bunlar için de daha vapurlarda yerli / yabancı turistlere yönelik bilgilendirme yapılmalıdır.

Adalar’a geleceği söylenen ve görselleri paylaşılan yeni minibüsler ise Adalılar için değil turistler için gelmektedir. Ve 5 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün ilgili kararına göre sit alanı olan, yaya yolu ilan edilen, korunması gereken Adalar’a hiç bir şekilde uygun değildir. “İBB ihalesini yaptı. Mecbur gelecek” şeklinde bir mazeret duyuyoruz. Adalılar olarak bu minibüsleri istemiyoruz… Bu kararı veren / verecek olanların gelip Adalar’da birkaç gün sıradan vatandaş gibi vakit geçirmesini isteriz.”

Bu yazıma tam üç ay sonra, 8 Temmuz 2024‘te yani tüm azmanbüsler tüm ada sokaklarında vızır vızır dolaşmaya başladıktan sonra, “Bugüne kadar Adalar’da kullanılan araçların yasal müeyyideleri aşamamasından dolayı 30.04.2024 tarihinde kullanım izin süreleri bitmiştir. Ada ruhunu ve ada dokusunu yansıtacak araçların temini ve kullanılması için çalışmalarımız devam etmektedir. Adalarda toplu taşıma konusunda hizmet verme mecburiyetimiz olduğunu ve bunu da şu anda bu araçlarla sağlama mecburiyetinde olduğumuzu bilmenizi istirham ederiz.” şeklinde cevap geldi.

Bu cevabın üzerinden çok geçmeden daha önce kullanılan, ada yollarına daha uygun olduğu bizzat İETT müdürü tarafından da kabul edilen küçük adabüslerin tescilleri bir yıl uzatıldı, buna rağmen bir daha Büyükada’da sefere konmadılar.

8 Mayıs 2024‘te Adalar Sivil İnisiyatifi tarafından bir Basın Açıklaması yapıldı, Saat Meydanı’nda okundu ve Adalılar’ın isteğiyle imza toplanmaya başlandı.

20-21-22 Mayıs 2024‘te Dört-beş gün içinde toplanan yetmiş bir sayfalık 1386 imza 20 Mayıs’ta Adalar Belediyesi’ne, 21-22 Mayıs’ta İETT Ulaşım Dairesi Başkanlığı’na, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na, İBB’ye verildi. Bu ilk toplanan 1386 imza Adalar’da yaşayanlara aittir ve imzalayanlar arasında Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı, Belediye Meclis Üyeleri, Muhtar, Eski Belediye Başkanı ve Yardımcısı da bulunmaktadır. İlerideki haftalarda on bine yaklaşan imza toplanmış ve yine aynı yerlere teslim edilmiştir.

23 Mayıs 2024‘te sabah çok erken saatlerde, 6 gibi yürüyüşe çıktığımda dokuz-on adet azmanbüsün Büyükada’ya getirilip garajlara götürüldüğünü gördüm ve video kaydı alıp gruplarda paylaştım.

Adalılar bu görüntülere isyan etti, özellikle azmanbüslerden birinin arkasında bir at kafası fotoğrafı olması çok üzücüydü.

Aynı gün Adalılar Saat Meydanı’nda toplanıp azmanbüsleri protesto etti ve meydandan ayrılmaya başlamışlarken, saat 17 civarı, duraklarda bir-iki yolcu varken, üç-dört azmanbüs Fayton Meydanı’na getirildi. Adabüslerin yerine sefere konulmak istendi ancak henüz alandan ayrılmamış olan Adalılar ile azmanbüslerin geldiğini öğrenerek gelen Adalılar azmanbüslerin çalışmasını istemediklerini söylediler. Bazı kişiler belediye başkanıyla yardımcısını aradı. Bu arada azmanbüsler de dar alanda manevra kabiliyetine sahip olmadıklarından birbirlerinin yolunu kapattılar ve diğer araçların da geçişine engel oldular. Sonrasında İETT amirlerinden biri gelip tüm azmanbüslerin Büyükada’daki garaja gideceğini söyledi ve azmanbüsler garaja gitti.

24 Mayıs 2024′te Adalar Belediyesi resmi hesaplarından bir toplantı duyurusu yayınladı ve İETT ile halka açık bir toplantı yapılacağını duyurdu.

27 Mayıs 2024‘te Çelik Gülersoy Kültür Merkezi’nde yapılan toplantı çok kalabalıktı. Neredeyse Adalar’daki tüm dernek, oluşum ve kuruluşların temsilcilerinin temsil ettikleri kişileri de sayacak olursak yüzlerce kişinin toplantıda olduğunu söyleyebiliriz.

Herkes azmanbüslerin Adalar’a uygun olmadığını, Koruma Kurulu kararlarına göre zaten Adalar’ın yollarının yaya yolu olduğunu, araçların yollardan daha geniş olduğunu, yollardaki yayalara, kedi, kirpi ve köpeklere zarar vereceğini, bisiklet kullanımının tehlikeye gireceğini vb. farklı şekillerde dile getirdiler.

Toplantıda herkesin karşı olduğu ve yasal olarak da azmanbüslerin sefere konulmaması gerektiği belirtilince Adalar Belediyesi ve İETT ortak açıklama yaparak toplantıyı bitirdiler.

Toplantıda alınan kararlar Adalar Belediyesi tarafından şöyle açıklandı:

1- İETT tarafından getirilen araçlar, İETT üst kurullarında konu görüşülene kadar hizmete alınmayacak

2- UKOME toplantısında mevcut tescilsiz araçların kullanım süresinin 1 yıl daha uzatılması için teklif yapılacak

3- Sürecin her aşamasında Adalı yurttaşların kendi aralarından seçtiği temsil heyeti bilgilendirilecek

4- Sorunun paydaşlarıyla eşit ilişki çerçevesinde çözümü için bir çalıştay yapılacak

5- Bu çalıştayla birlikte yeni bir aracın üretimi, tescili ve hizmete alınması ya da mevcut tescilsizlerin tescillenmesi ve sıfırdan üretimi için hep birlikte çok çalışacağız.

Bu toplantı sonrası Belediye, İETT ve İBB yetkililerin birlikte verdikleri söz üzerine Adalılar Basın Açıklaması yapmayı ve protestoları bırakıp resmî açıklamaları beklemeye başladılar.

Bu arada 4 Haziran 2024‘te Adalılar’ı çok umutlandıran bir duyuru yaptı Adalar Belediyesi… Adalar’da Ulaşım Çalıştayı yapacaklarını ve tüm sivil toplum kuruluşlarından, sivil dayanışma gruplarından, kamu kurumlarından ve siyasi partilerden temsilci istediklerini belirttiler. Herkes temsilci listesi gönderdi ama o günden bugüne yaklaşık bir buçuk yıldır hiçbir gelişme olmadı.

15 Haziran 2024‘te bir Cumartesi günü, bayram arifesinde Büyükada sokaklarında aniden azmanbüsler görüldü. Adalılar olarak şaşırmıştık çünkü daha on beş gün önce uzlaşı içinde bir süreç olacağı söylenmişti. Azmanbüs fotoğraflarını WhatsApp gruplarında görenler, azmanbüslerin görüldüğü sokaklara gittiler. Bu sokaklardan biri de Mehmetçik Sokak’tı.

Azmanbüs içinde resmi görevliler vardı ve Adalılar sokakta tepki gösterip protesto ediyorlardı. Herhangi bir gerginlik vb. yokken ve azmanbüs geri geri gidebilecekken gitmiyor, hatta ardından gelen çöp toplama aracı gibi kamu araçlarına, üstelik adalılar defalarca yol vermesini söylemesine rağmen yol vermiyordu. Aynı anlarda Emniyet Müdürlüğü önündeki diğer azmanbüs kalabalık nedeniyle geri geri gidip sokaktan çıkıp gitmişti.

Sonra bir anda çevik kuvvet geldi, neden ve neye istinaden olduğu anlaşılmadan on kişiyi gözaltına alıp Emniyet Müdürlüğüne götürdü. Neye istinaden dememin sebebi, örneğin yan yana duran eşlerden sadece birinin, hep kaldırımda durup sadece video kaydı alan birinin de zorla alınması vb.

Tam bu noktada başka bir bilgiyi de eklemekte fayda var. Aynı gün emniyet güçlerinin de “görevi yaptırmamak için direnme” nedeniyle şikayetçi olduğunu ve bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığının da gözaltına alınan on komşumuzla ilgili Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesinden soruşturma başlattığını sonradan öğrendik. 13 Ocak 2025’de Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından özetle, “Somut olayda kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere şüpheliler tarafından kolluk kuvvetlerine yönelik olarak cebir içeren herhangi bir davranışta bulunulmadığı, şüpheliler tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen beyanların kaba söz/ağır eleştiri kapsamında kaldığı ve bu sözlerin de muhatabının kolluk kuvvetleri olmadığı, açıklanan nedenlerle görevi yaptırmamak için direnme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılarak; şüpheliler haklarında üzerine atılı suçtan dolayı suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle CMK. 172/1 maddesi hükmü uyarınca kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir” denilmiştir.

Emniyet’te ifadeler alındıktan sonra Savcılık iddianame hazırladı ve duruşmalar başladı. Bu girişte sözünü ettiğim 1. dava ve 6 Şubat’ta 4. duruşması yapılacak.

Bundan sonra da Anayasal hak çerçevesinde protestolar devam etti. Atların ahırlarının olduğu, şimdi ise İETT garajlarının olduğu kıyıdaki alanda yine Adalılar’ın bir araya gelmesi ve yoldaki kalabalık nedeniyle garajdan çıkamadıklarını iddia edip şikayetçi olunması nedeniyle sekiz kişi hakkında iddianame hazırlandı. Bu da 2. dava diyoruz ve 6 Şubat’ta 3. duruşması yapılacak.

Her iki dava da İETT’nin şikâyeti üzerine açılmış olup İETT sonradan şikayetinden vazgeçmiş olsa da kamu davası devam etmektedir ve Adalı komşularımız duruşmalarla boğuşmaktadır.

Adaların tüm yolları, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun hâlâ yürürlükteki 1999, 2009 ve 2013 tarihli kararlarına göre yaya yolu statüsündedir. Yaya yolunda İETT’nin sefere koyduğu dev motorlu araçlara karşı yapılan barışçıl gösterilerden dolayı İETT görevlilerinin suç duyurusuna maruz kalındı. TCK’nın 223. maddesindeki suçu işledikleri iddia ediliyor. Bu nedenle Adalar Savcılığı gözaltı kararı çıkarttı ve barışçıl gösteri hakkı fiilen engelledi.

Adalılar’ın büyük bir bölümü farklı şekilde protestolarına devam etti. Duraklarda hem adabüs hem azmanbüs varken, azmanbüse binmediler ve adabüsün sırasını beklediler. Bunun üzerine adabüsler Büyükada’da seferlerden tamamen çekildi. Hem yazılı olarak hem de sözlü olarak sorulduğunda, adabüslerin akülerinin yetersiz olduğu, yokuşları çıkamadığı, tehlikeli olduğu vb. cevaplar verildi.

Ancak 24 Temmuz 2024’te Sayın Özgür Özel ve 9 Ocak 2025’te İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu Büyükada’ya geldiğinde onlarca bürokrat, İETT yöneticileri, memurlar hepsi Büyükada’nın her yerine sadece adabüslerle taşındı. Ortada tek bir azmanbüs bile görülmedi.

Davası olsun olmasın tüm Adalılar azmanbüslerin ada yollarını tamamen trafiğe açmaya neden olacağını, bir trafik kaosunun yaşanacağını, yollardaki yayaların, bisikletlilerin, korkusuzca sokaklarda oyun oynayan çocukların, sokak hayvanlarının tehlikede olacağının farkındaydı. Ve maalesef bu geçen sürede Adalar’da her yönüyle bir trafik kaosu yaşanmaktadır. Adalar gittikçe trafiksiz yaya yolu özelliğini kaybetmektedir. “Ya gelsin azmanbüsler, isteyen yürür istemeyen yürümez” diyen bazı Adalı komşularımız şu anda yolların yürünmez ve tehlikeli hale geldiğini de gördü.

Şimdi 2026’dayız.

Teslim edilen binlerce imza, protesto, gösteriler, hemen her kanalda yapılan haberler, her parti ve görüşten kişilerin açıklamaları, yazarların sanatçıların basın açıklamaları, derneklerin- sivil toplum kuruluşlarının bildirileri, İETT dahil yerel yöneticilerin sürekli olarak “bunlar Adalar’a uygun değil, gidecekler merak etmeyin” sözlerine rağmen gitmediler, gitmiyorlar. Ve gittikçe büyüyen bir sorun yumağı haline geliyor azmanbüsler…

Ada taksilerin kabul edilemez fahiş fiyat artışları ve azmanbüs dışında bir ulaşımın olmaması komşularımızı azmanbüse mahkûm ediyor. Öte yandan azmanbüsü istemediği halde binmek zorunda kalanların şikâyet etmesi kınanıyor, mahalle baskısı oluşturuyor. Bu da Adalar’ımızda hep övündüğümüz komşuluk ilişkilerini zedeliyor.

Sorumuz “Adalar’da azmanbüs olsun mu olmasın mı” değil, “Nasıl bir Adalar istiyoruz?” olmalı sanırım:

İstanbul’un diğer ilçelerindeki gibi trafik keşmekeşine mahkûm, hızla betona boğulan, yollarının asfaltlandığı, ormanda bile sessizce, huzurla, arkadan minibüs geliyor mu korkusu olmadan yürümenin mümkün olmadığı bir Adalar mı yoksa trafiksiz, korna sesi olmayan, yollarında güvenle okuluna giden oynayan, bisiklete binen çocukların olduğu, sokaklarında köpeklerin, kedilerin, kirpilerin ezilmeden rahatça dolaştığı bir Adalar mı istiyoruz?


Yayınlanma Tarihi: 11 Ocak 2026  /  Son Güncellenme: 12 Ocak 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.