Paylaş
Tüm Sayılar      2026      Sayı 247 - Ocak 2026      Hatıralarla Ayakta Kalan Bir Yer: Ksidas

Hatıralarla Ayakta Kalan Bir Yer: Ksidas

Gazeteci-Yazar


Bazı mekânlar vardır, kapısından her girişinizde size kendini anlatmaz.
Siz ona zamanla kulak verirsiniz.
Ksidas Kitabevi benim için tam olarak böyle bir yer.

18 Aralık’ta, TÜYAP Kitap Fuarı’nda yönettiğim “108 Yıllık Bir Mirasın Hikâyesi” başlıklı söyleşide, daha ilk dakikada şunu hissettim:
Biz burada yalnızca Ksidas Kitabevi’ni değil, Büyükada’nın belleğini konuşuyorduk.

Bir Vasiyetin İzinde

Vapurdan adaya indiğinizde, Mihran Azaryan’ın imzasını taşıyan zarif iskele binasının içinde, en sondaki dükkânın adıdır Ksidas.
Yüz sekiz yıldır yerinden hiç kıpırdamamış bir dükkân.

Ne adını bağırır ne de şaşalı vitrinler kurar.
Ama bilir ki gelen, giden zaten onu arıyordur.

Bu hikâyeyi anlatırken aslında kendi tanıklığımı da anlatıyorum.

Ksidas’ın öyküsü 1917’de başlar.
Sakız Adası’ndan Büyükada’ya gelen Dede Nikolas Ksidas, burayı önce eczane olarak açar.
Ancak denizin rutubeti ilaçlara izin vermez.
Dükkân kısa sürede gazeteciliğe ve kitapçılığa dönüşür.

Henüz Cumhuriyet yoktur, her şey Osmanlıca’dır.
Ama kitap vardır.
Ve o günden sonra da hiç eksik olmaz.

Nikolas’tan sonra oğlu Hrisafi, ardından Büyükada Rum Okulu öğretmenlerinden kızı Vasiliki (Vaso) Hanım dükkânı yaşatır. Vaso Hanım, hem okul hem kitapçı derken yorulunca, 1978 yılında Ksidas’ı çok güvendiği bir isme emanet eder.

1955’te Antakya’nın Cineydo köyünde doğan Mihail Paşa, bu emaneti bugün ailesiyle birlikte taşımaktadır.
Eşi Meri, çocukları Eleni Paşa Yıldırım (Lena)Engin Paşa ve torunlarıyla birlikte dededen kalan söze sadık kalırlar:

“Bu dükkânda hiçbir zaman kitap eksik olmayacak.”

Mihail Paşa söyleşide bu sözü nasıl tuttuklarını, dükkânda yaşanmış nice küçük ama kıymetli hikâyeyi sakin mizacıyla anlattı.
Anlattıkları, Ksidas’ın insanların kalbinde nasıl yer ettiğini gösteriyordu.

En büyük yardımcılarından olan Ressam Ferruh Ertürk’ün Ksidas için yaptıklarını da unutmayalım. Söyleşide de gündeme gelen gazete dağıtıcılarındandı Ferruh Bey 1932 doğumluydu. On-on bir yaşlarındayken babası onu Ksidas’a çalışması için getirmiş.

Babası Bilal Efendi Ada’da elli seneden fazla muhtarlık yaptı. Fakat Dede Nikolas da birinci azaymış. Ferruh Ertürk’ü Dede Nikolas’a emanet etmişler. Dükkanda eskiden yirmi beşe yakın çocuk çalışıyormuş. O kadar çocuk bu küçücük dükkanda ne yapıyordu diyeceksiniz. O zamanlar gazeteler geç geldiği için dağıtıma çıkarlardı, herkesin bir mahallesi vardı. Çocuklar böylece birkaç kuruş harçlık kazanıyorlardı. Ferruh Bey de onlardan biriydi. Bu çocuklardan bazıları hala yaşıyor. Ferruh Bey vefat etmeden önce de dükkana uzun süre yardım etti.

Ada Değişirken Ksidas Nasıl Sabit Kaldı?

TÜYAP’taki yöneticiliğini yaptığım söyleşi sırasında bu soruyu, Büyükada’nın yaşayan belleği olan Münir Hamamcıoğlu’na yönelttim.
9 Şubat 1943 doğumlu Münir Bey, Hamamcıoğlu Müessesesi ve Splendid Palas, Galatasaray ile özdeşleşmiş olsa da, aslında adanın değişimine tanıklık etmiş bir hafıza insanı.

1948’den itibaren anılarındaki iskele kitapçısını anlatırken şunu söyledi:

“Biz Ada çocukları yabancı dilleri okullardan çok, Ksidas’tan aldığımız gazete ve dergilerle öğrendik.”

Paris Match, Stern, Time, Newsweek
Ksidas yalnızca kitap satan bir yer değildi;
dünyaya açılan bir pencereydi.

Ada değişti. Yazlıkçılar geldi, kalabalıklar arttı, ses yükseldi.
Ama Ksidas sabit kaldı. Çünkü tutunduğu şey zamana değil, insanlaraydı.

Yahya Kemal’den Nurullah Ataç’a,
Reşat Nuri’den Yakup Kadri’ye,
Orhan Pamuk’tan Ahmet Ümit’e uzanan bir uğrak yeriydi burası.

Çelik Gülersoy’un tabiri ile MELCE-İ ÜDEBÂ (Edebiyatçıların sığınağı)

Bir Emek Ödülü, Bir Vefa Anı

Cumhuriyet’in 100. yılında verilen Türkiye Yayıncılar Birliği Kitabevi Emek Ödülü,
Ksidas için geç kalmış ama çok yerinde bir selamdı.

Ödül, TÜYAP’ta Türkiye Yayıncılar Birliği eski Başkan Yardımcısı, Büyükadalı Fahri Aral tarafından takdim edildi. Bu ödül raflara değil, sadakate, emeğe ve belleğe verilmişti. Fahri Bey, sağlık nedeniyle söyleşiye katılamasa da, Ksidas’ın tarihsel değerine tanıklık etmiş önemli isimlerden biriydi.

Birlikte Dinlenen Ada Hafızası

Beylikdüzü TÜYAP Kitap Fuarı’ndaki Büyükada Salonu’nda yalnız değildik.
Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat,
Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk,
AGOS yazarı Bülent Aydın, sanatçı Ali Rıza Binboğa, yazar Meri Çevik Simyonidis,
Zeynep Özcan ve daha birçok yazar, yayıncı ve adalı bizimleydi. Sohbet, salon süresi dolunca bitmedi. Dışarıda kurulan masalarda, çay ve kahve eşliğinde devam etti.
Çünkü Ksidas’ın hikâyesi, anlatıldıkça büyüyen bir hikâyeydi.

Raflardan Çok İnsanlar

Bugün Ksidas’a her gittiğimde,
Mihail Paşa ve ailesinin güler yüzüyle karşılanırım.
Sadece ben değil, bütün adalılar aynı sıcaklıkla karşılanır.

Bu dükkân yüz sekiz yıldır ayakta.
Dönerci olmadı.
Dondurmacı olmadı.
Çünkü burası bir ticarethane değil, emanet.

Ksidas belki bu uzun tarihinde ilk defa TÜYAP kitap fuarında stant açtı. Güzel bir söyleşiye de imza attı. Bundan sonrasını Mihail Paşa’nın kızı Eleni Paşa Yıldırım (Lena)’nın bilinçli ve zarif dokunuşlarını da görmeye başlayacağız. Ksidas’ın TÜYAP Kitap Fuarı’na katılımı stant açması ve “108 Yıllık Bir Mirasın Hikâyesi”  söyleşisi, o dokunuşların ilk işaretlerindendi.

Benim için Ksidas,
bir kitabevinden çok daha fazlası.
Bir hafıza mekânı.
Bir dostluk durağı.
Bir ada hikâyesi.

Dilerim bu hikâye, kitap kokusuyla birlikte
daha nice kuşaklara ulaşır.

Çok yaşasın Ksidas.


Yayınlanma Tarihi: 11 Ocak 2026  /  Son Güncellenme: 11 Ocak 2026


Bu yazı hakkında yazarımıza ve editörlerimize iletmek istedikleriniz mi var?
Aşağıdaki formu kullanarak kendisine ulaşabilirsiniz.
(Bu formdaki bilgiler, yazarımız ve editörlerimizin mail adreslerine iletilecektir.)


Çerezleri Yönetin!

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet verebilmek, güvenlik ve sizi tanımak adına çerezler kullanmaktayız, detayları öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Gizlilik Politikanızı ve KVKK Aydınlatma metnini okumak için buraya tıklayınız.

Eğer sitede gezinmeye devam edersiniz politikamızı onaylamış sayılacaksınız.