Adalı Dergisi

Adalı Dergisi

İki değerli yazar, Defne Suman ve Umur Talu ile, bu Pazar (27 Aralık) saat 14.00’de yeni çıkan kitapları “Yağmur’dan Sonra” ve “Senin Adın Corona Olsun” üzerinden “geçmişten geleceğe salgınları” konuşacağız.
Yılın son günlerinde KOVID-19'a karşı aşının geliştirilmiş olması, tüm dünyaya umut verdi. Ancak birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de aşılarla ilgili sorular cevap bekliyor. Herkese yetecek aşı yokken, pandemiyi durdurmak mümkün olabilecek mi? Bir çok ülke bu soruna çözüm bulabilmek için aşı takvimini değiştirerek tek doz aşı uygulamasını veya iki hafta yerine daha uzun aralıkla yapılmasını planlamaya başladı. Bizim ülkemizde sorun daha da karmaşık; pandeminin başından beri süreci güven vermeyen şekilde yöneten, gerçek verileri açıklamadığı ortaya çıkan Sağlık Bakanlığı'nın bu tavrı aşıya karşı bir güvensizlik yaratmış durumda. Yapılan araştırmaya göre halkın sadece %44'ü aşı olmak istiyor. Ancak toplumsal bağışıklık için toplumun en az %66'sının aşılanması gerektiği hesaplandığına göre bu orana nasıl ulaşacağız? Aşı konusundaki tüm tereddütlerin en kısa sürede giderilerek tatmin edici bilimsel verilerin, güvenilir kişiler tarafından açıklanması, sürecin şeffaf ve programlı şekilde yönetilmesi pandemiyi yenmek için elzem gibi gözüküyor. Yoksa aylardır beklediğimiz ve olağanüstü şekilde kısa sürede insanlığa sunulan aşı bile bize çare olamayacak...
Kovid-19'a neden olan virüsün Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkışı birinci yılını tamamlamadan, bilim üzerine düşen görevi yerine getirdi ve tarihte görülmemiş bir hızla insanlığa umut oldu. Bilim insanlarına ve yaşamı pahasına pandemi ile mücadelede eden sağlık çalışanlarına şükran borçluyuz. Kovid-19 aşıları 2021'e umutla girmemizi sağladı ama ülkemizde aşıyla ilgili sorular-sorunlar cevaplanmış değil. Diğer ülkelerde kimin hangi sırada aşı olacağı belli iken ülkemizde tek bildiğimiz sağlık çalışanlarından başlanacağı. Aşılamanın nerede ve nasıl yapılacağı, ikinci aşamaya ve sonrasına ne zaman geçileceği, yeterli aşı tedariği yapılıp yapılamayacağı netleşmedi. Grip aşısında yaşanan sorunlardan ders alınacağını umuyoruz sadece.
Adalar Pandemi Danışma Kurulu tarafından düzenlenen “Herkese Açık Sohbet” buluşmaları başlıyor. 20 Aralık Pazar günü saat 14.00’de Youtube üzerinden yapılacak ilk canlı yayında “65+ yasakları” konuşulacak.
Pandemi ile geçen neredeyse kaybedilmiş bir yılın ardından insanlık umutla 2021'i bekliyor. Ancak aşının geliştirilmiş olmasına karşılık, en azından 3-4 ay daha pandemi kuralları ile yaşamaya devam edeceğimizi unutmamak gerekli. Halen hastane ve yoğum bakım doluluk oranları üst seviyede. 2021'in ilk günlerini hastalıkla geçirmemek için yılbaşını çekirdek ailelerimizle kutlamalı, ailenin diğer üyeleriyle, komşularımızla, arkadaşlarımızla bir araya gelebilmek için 2022 yılbaşını beklemeliyiz. Sevdiklerimizle birlikte kutlayacak daha çok yılbaşı olsun diye...
Uzmanlar, birbiri ardına gelen aşı haberlerinin yaratabileceği rehavete dikkat çekiyor. Dünya çapında yayınlanan raporlar, istatistikler de gösteriyor ki, “salgın başlangıcına göre daha şiddetli devam ediyor. Daha önce 1-2 ayda ulaşılan vaka sayısına 1-2 günde ulaşılıyor. Ülkemizde de ağır hasta sayısı ve vefat oranları salgın başladığından beri en yüksek düzeyde. Yoğun bakım yatak doluluk oranları %72-80 aralığında.” Salgının kontrol dışı kaldığı ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde gelecek 4-5 ayın çok kritik olduğu, asgari 14 günlük kapanma başta olmak üzere yeterli önlem alınmadığı takdirde en yüksek sayıda ölümün bu dönemde gerçekleşeceği konuşuluyor.