Tarihi Miras ve Koruma konulu Adalar Dergisi makaleleri - Adalı Dergisi
İBB Şehir Planlama Müdürlüğü, “Ada sakinlerine yönelik kamuoyu anketi” ile nabzımızı yokladı yeni yılın ilk ayında. İçimden “bir dokunan bin ah işitir” diye geçirsem de meramımı çevrimiçi anketin öneriler bölümünde az ve öz sözcükle dile getirmeye gayret ettim. Özetle “şehirleştirmeyin” çağrısı yaptım.
Stratejik planlamanın olmazsa olmaz koşulları kültürel mirasın muhafazası, yavaş şehir olan özelliklerinin muhafazası ve Adayı İstanbul’dan ve dünyanın diğer benzeri adalarından farklı kılan orijinal ve otantik özellikleriyle muhafazasıdır.
28 Şubat 2021 Pazar 14:00'de YouTube kanalımızdan canlı yayınlanacak halka açık sohbete Feridun Çılı (Prof. Dr., İTÜ -Burgazada) ve Gülsün Tanyeli (Dr. Öğretim Üyesi, İTÜ -Burgazada) katılacak. Moderatörlüğünü Büyükada'dan Mimar Ali Erkurt'un yapacağı söyleşide Adalar'ın mimari mirasını doğal afetlere karşı güçlendirme konusu izleyicilerin katılımı ile tartışılacak.
Adalar Vakfı "Dünya Mirası Adalar Girişimi adıyla yapılan 3 Ekim tarihli ve “Kamuoyunun Dikkatine” başlıklı duyuru ile ilgili zorunlu açıklamamızdır" başlığıyla bir duyuru yaptı.
Adalar Vakfı "Dünya Mirası Adalar Girişimi adıyla yapılan 3 Ekim tarihli ve “Kamuoyunun Dikkatine” başlıklı duyuru ile ilgili zorunlu açıklamamızdır" başlığıyla bir duyuru yaptı.
Geçen ay büyük bir endişe ile duyurduğumuz tehdit bugün kalktı ve 2. Hamson Evi için İstanbul 5 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tescilleme kararı aldı.
10 Eylül 2020 günü Adalı dergisinde, “Adalar’ın güzel bir binasını daha kaybetmek üzereyiz” başlıklı bir haber-yazı çıktı. Yazıyı görünce merak ettim, bu bina kimlerindir, ne zaman yapılmış, içinde kimler yaşamış diye.
Adalar’ın UNESCO Dünya Mirası listesine girmesi hedefiyle yola çıkmış olan Dünya Mirası Adalar Girişimi’nin, bir girişim olarak ortaya çıkarak faaliyetlerine başlaması üzerinden dört seneyi aşkın bir zaman geçmiş bulunuyor.
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı, dünyada ve Türkiye’de verem milyonlarca insanı kırıp geçirdiği bir salgın hastalık dönemi olarak bilinir. Savaşlarla geçen, beslenme ve temizliğin büyük sorun olduğu o kıtlık yıllarında, savaşan neferler başta olmak üzere nüfusun önemli bölümü verem ve diğer hastalıkların pençesinde kalmış. 1924 yılında yeni cumhuriyetin nüfusu 13 milyon iken, 1 milyon insanın veremli olduğu biliniyor.
Bir süredir Adalarda hastane olsa ne iyi olur diye düşünüyordum. Malum pandemi süreci her bir adada nüfus artışına neden oluyor.