Tarih konulu Adalar Dergisi makaleleri - Adalı Dergisi
Beton yığını büyük şehirden doğası hala bozulmamış adalara yeni gelenler de var, kuşaklar boyu adalı olup ilk kez kışı geçirmeye hazırlananlar da...
Depremler ve “gavur” karalaması, coğrafyanın İzmir’e yazdığı bir kader. Depremler hiç değişmeden, dünya döndükçe sürüp gidiyor da, Cumhuriyetle birlikte özü yok olan “gavur”un adı kaldı yadigar(!).
Bu yıl 6- 7 Eylül olaylarının 65. yıldönümü. Türkiye’de yaşayan bizler için bu olaylar çok uzun bir geçmişte kalmış gibi gelebilir.
Dr. Akillas Millas’ın İstanbul Adaları ile ilgili konuşması, “Kuzey Yunanistan’da yerleşmiş İstanbullu Rumlar Derneği” tarafından tertip edildi. Derneğin lokalinde, Selânik’te, 12 Şubat 2020 tarihinde gerçekleştirildi.
Kıyıya paralel, beyaz badanalı yemyeşil bahçe içinde zakkumların süslediği unutulmuş tek katlı bir ev. Bu evin sahibi; adalıların gönlünde taht kuran uzun yıllar tüm sevenlerine İstanbul Radyosu’ndan seslenen Eşref Şefik’ten başkası değildir...
Covid-19 salgını bütün ülkelerde insanların ilgi merkezlerini de değiştirdi. Virüs ve salgına ilgili gelişmelere ilişkin haberler ve konuya ilişkin bilimsel yaklaşımlar pek çok insanın merak odağına oturdu. Bu kapsamda tarihte yaşanmış benzer salgınlara ilişkin değerlendirmeler de öne çıkıyor. Tarihin en büyük salgınlarından sayılan Kara Veba salgınına ilişkin olarak Mustafa Özmat tarafından 2013 yılında yayınlanan bir çalışmayı biraz kısaltarak okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz...
İstanbul’un yanı başındaki Adalar, tarihte İstanbul’u etkisi alan kolera, veba, tifo gibi salgınlarda sığınılan başlıca yerlerden biri olmuş. Dünyayı ve Avrupa’yı kırıp geçiren veba salgınlarından, İstanbul da çok büyük ölçüde etkilenmiş.
Ağaçlar ayakta ölür sözü ne kadar da doğrudur... Tarihi yüzyıllara dayanan çınar ağaçları, dallarının altında nice medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Prinkipo, artık ütopik nostaljik bir yer, tarih öncesinden başlayan, eski Yunan, Roma, Bizans, Osmanlı dönemlerini kapsayan, Cumhuriyet'in ilk yıllarını 60'ları 70'leri içine alan 80'lerin başında biten bir dönem, bir zaman ve bir mekân.
TTK neden böyle bir toplantı düzenleme gereği duydu, neden içeriği yansıtmayan bir başlık kullandı, neden bunu bir lisede ve lisenin öğrencilerinin zorla konferansa getirildiği bir ortamda yapmayı tercih etti, bilinmiyor. Ancak, kitapçıkta Ruhban Okulu’na dair metinde çok tartışmalı, şüpheli hatta açıkça yanlış ifadeler mevcut.