Afetler konulu Adalar Dergisi makaleleri - Adalı Dergisi
Geçen ayki yazımızda salgınlarda kullanılan modellemelere, bu modellerdeki parametrelere bakmıştık. Dizinin bu ikinci bölümünde önlemlerin etkilerini inceleyecek ve Türkiye örneği üzerinden formülasyon ve tahmin denemeleri yapacağız.
Adalar’da gün gün pandemi döneminde yaşanan gelişmeler, alınan kararlar, buluşmalar, toplantılar.
Açıklamada “Alışveriş Merkezlerinin (AVM), kuaför ve berberlerin açılmasını ve futbol liginin başlatılması kararını erken, burada çalışanların, sporcuların ve halkımızın sağlığı açısından kaygı verici buluyoruz” denildi.
“Virüs salgınının yarattığı ekonomik ve sosyal travmanın giderilmesi adına atılabilecek aceleci ve hazırlıksız adımlar Adalar’da da tüm sezonu ve yılı da kaybetmek riski yaratabilecektir.”
Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara (A.K.), 1 Mayıs günü Bozcaada TV’nin (B.T.) konuğu oldu. Programa Bozcaada Belediye Başkanı (B.B.) Dr. Hakan Can Yılmaz da katıldı. Söyleşinin Ateş Kara ağırlıklı bölümünü, İstanbul Adaları için çok sayıda öneriyi de barındırdığı için yayımlıyoruz:
Konunun biz Adalıları en fazla ilgilendiren kısmı, sanırım adalarda sürecin uygulama ve özgün koşullara göre çözüm üretme tarafı. Komşuda ana kararlar merkezi hükümet tarafından alınıyor ve kriz yönetimi uygulanıyor.
Covid-19 salgını bütün ülkelerde insanların ilgi merkezlerini de değiştirdi. Virüs ve salgına ilgili gelişmelere ilişkin haberler ve konuya ilişkin bilimsel yaklaşımlar pek çok insanın merak odağına oturdu. Bu kapsamda tarihte yaşanmış benzer salgınlara ilişkin değerlendirmeler de öne çıkıyor. Tarihin en büyük salgınlarından sayılan Kara Veba salgınına ilişkin olarak Mustafa Özmat tarafından 2013 yılında yayınlanan bir çalışmayı biraz kısaltarak okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz...
Covid-19 Salgınında Adalar’da neler yaşanıyor? Hangi tedbirler alındı? Neler yapılması gerekiyor? Eksiklikler nasıl giderilebilir? Sorunlara nasıl yaklaşılmalı?
Bayram tatillerinde iskelelerde ezilenlerin bayılanların olduğunu gördük, çok yakın bir zamanda. Vapur sayısını azaltmak bir çözüm değil, tam tersine daha büyük bir risk. Peki ne yapılabilir? Bu verili duruma bakarak "hiç bir çare yok, ne başımıza geldiyse razı olmalıyız" mı diyeceğiz? Geçtiğimiz yıllarda yaptığımız tam anlamıyla buydu.
İstanbul’un yanı başındaki Adalar, tarihte İstanbul’u etkisi alan kolera, veba, tifo gibi salgınlarda sığınılan başlıca yerlerden biri olmuş. Dünyayı ve Avrupa’yı kırıp geçiren veba salgınlarından, İstanbul da çok büyük ölçüde etkilenmiş.