Salı, 18 Ağustos 2020 21:36

KORUNAda – Adalar’da tek şansımız, korunabilecek mesafemizin olması. Şansımızı zorlamayalım. – 19 Ağustos 2020

Ögeyi değerlendirin
(0 oy)

Bu bülten Adalar C-19 Danışma Kurulu editörlüğünde hazırlanmakta
ve adalidergisi.com tarafından desteklenmektedir.

 

İstanbul’da metrekare başına en düşük nüfus yoğunluğu veren ilçelerin ilk sıralarında Adalar geliyor. Bu yoğunluk sonbahar ile birlikte iyice azalıyor. Adalar öte yandan İstanbul’un ve Türkiye’nin en temiz havasına sahip ilçeleri arasında. Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından yapılan son dört yılın ölçümleri bu gerçeği geçtiğimiz hafta basına taşıdı. Adalarımızın kıymetini bilelim. Şansımızı ve mesafemizi zorlamayalım.

İyi haftalar…

 

Covid-19

Adalar - İstanbul

  • Adalar C-19 Danışma Kurulu haftalık toplantısını 16 Ağustos Pazar günü yaptı. Danışma Kurulu üyesi ve aynı zamanda İBB Sağlık Dairesi Koordinatörü Bilal Yıldırım, toplantıda pandemide ikinci dalgaya doğru İstanbul’da alınması planlanan önlemler hakkında bilgi verdi. Bu önlemler arasında açılan ve açılması planlanan Kent Ormanlarının kullanımı dikkat çekiyor. İBB tarafından halkın kullanımına sunulan kent ormanı alanı 5.5 milyon metrekareyi buldu. Kent ormanlarına paralel olarak, özellikle 65 yaş ve üstü vatandaşların nefes alabileceği alanların yaratılması da gündemde. Adalar ve Adalılar bu açıdan şanslı. Sessiz sedasız ve gürültüsüz elden geçirilen atıksu kanalizasyon boruları, vektörle biyolojik mücadele gibi çalışmalar, Adalar’da salgınla mücadelede destekleyici İBB çalışmaları olarak kendisini gösteriyor.
  • Adalar Kent Konseyi Acil Dayanışma Çalışma Grubu toplantısı

    Adalar’ı tehdit eden üç afet koronavirüs, yangın ve deprem. Adalar Kent Konseyi Acil Dayanışma Çalışma Grubu’nun çağrısıyla çalışma grubu üyeleri, 18 Ağustos Salı günü Büyükada Çelik Gülersoy Kültür Merkezi’nde, ilgili İBB ve yerel belediye temsilcileri ile bir araya geldi. Koronavirüs pandemisi üzerine Prof. Dr. Benan Müsellim, yangın üzerine Zeynel Meriç ve deprem üzerine Prof. Dr. Haluk Eyidoğan’ın sunumları ardından katılanlarla görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıya Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Engin Çelik, Adalar İtfaiye Şefliğinden Yaşar Gençkurt, İGDAŞ Adalar Şefliğinden Ali Fuat Kayar katıldı. 17 katılımcının bulunduğu toplantıda kamu kuruluşları temsilcilerinin davetli olmalarına karşın katılmamaları büyük bir eksiklik olarak hissedildi.
  • Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Yüzme Suyu Takip Sistemi kayıtlarına göre yaz aylarında her 15 günde bir yapılan tahlil sonuçlarının son 5 yılı değerlendirildiğinde, Adalar’daki plajlardan alınan sonuçlar ışığında Adalar denizi en temiz dönemini yaşıyor. Son tahlil 13 Ağustos’ta yapıldı ve ada plajlarındaki kirlilik, geçen yılın aynı dönemine göre oldukça düşük seviyede kaldı.

Türkiye

  • Yüzyüze eğitim 21 Eylül’de, aşamalı ve seyreltilmiş başlayacak! Milli Eğitim Bakanlığı ve Bilim Kurulu’ndan merakla beklenen okulların açılıp açılmayacağı sorusuna yanıt 13 Ağustos’ta geldi. Bakanlık yaptığı açıklamada “Türkiye'de okulların internet üzerinden eğitime 31 Ağustos'ta, yüz yüze eğitime de 21 Eylül'de aşamalı geçilmesine karar verildiğini” duyurdu. Böylelikle okulların fiili olarak açılması 1 ay ertelenmiş oldu. 21 Eylül’de başlayacak yüzyüze eğitim ise "aşamalı ve seyreltilmiş” olacak.
  • 12 Ağustos bültenimizde “Önlemler ülke çapından bölge ve il düzeyine kayabilir” haberini vermiştik. Bu hafta peş peşe, vaka sayılarının artış gösterdiği ve kontrolün elden kaçırılmaya başladığı illerde valiliklerden bölgesel önlem duyuruları geldi. Siirt, Şanlıurfa, Malatya, Düzce ve Kahramanmaraş'ta korona virüsü salgınında yüksek risk grubunda olan 65 yaş üstü yurttaşlar için bazı kısıtlama kararları alındı. Kabak yine 65 yaş ve üstüne patladı bir başka deyişle. Bu illere son olarak Ankara da eklendi: “Ankara'da yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele tedbirleri kapsamında 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olanların düğün, cenaze, taziye, pazar yeri, sosyal faaliyetler gibi alanlara girişleri kısıtlandı.”
  • İçişleri Bakanlığı'ndan 'İzolasyon tedbirleri' genelgesi: Yükümlülüklerini ihlal edenlere yaptırım uygulanacak. Valiliklere gönderilen genelgede,İlgili birimler arasında koordinasyon tesis edilerek, test sonuçları pozitif olan ve evde izolasyona alınan kişilerin Sağlık Bakanlığınca belirlenen izolasyon koşullarına uymaları, elektronik imkanlar da olmak üzere her türlü tedbir alınarak muhakkak sağlanacak.” Takip için kullanılacak araçlar arasında, “İl Salgın Denetim Merkezleri bünyesinde ‘Mahalle Denetim Ekipleri’ oluşturulması” da var.
  • Yine 12 Ağustos bültenimizde, “Vaka sayısı 10, ölüm sayısı 1.47 ile çarpılmalı” başlığını kullanmıştık, MIT- Sloan School of Management'dan 3 bilim insanının, 86 ülkenin şu ana kadarki COVID-19 resmi raporları üzerinden yaptıkları modellemeye dayanarak. Türk Tabibler Birliği (TTB), “Covid-19- 5. ay değerlendirmesi” üst başlığı ile yaptığı açıklamada başlığa Türkiye’de “Aktif hasta sayısı açıklanın 10 katı” cümlesini çıkardı ve grip mevsimine dikkat çekerek, “Kapsamlı grip aşısı çalışması başlatılmalı'' dedi.
  • Geçtiğimiz hafta en çarpıcı açıklama, Türk Toraks Derneği’nden geldi. Dernek, tüm ülkeye dağılmış Göğüs Hastalıkları Uzmanı üyelerinin verdiği bilgilere dayanarak ülke genelinde Covid-19 tanısı alan, hastaneye yatan, yoğun bakım tedavisi gerektiren hasta sayısında ciddi bir artış olduğunun altını çiziyor ve bu bilgiler doğrultusunda salgının kontrolünün kaybedildiğine dikkat çekiyor. Derneğe göre birinci dalganın ikinci pikine doğru hızla ilerliyoruz.
  • Geçtiğimiz haftanın en konuşulanı ve tıp camiasında tartışma yaratanı ise, Türk Toraks Derneği'nin dernek adına üyelerinin imzalarını taşıyan “COVID-19 ve Bilim” konulu bilimsel yazısının dünyanın en önde gelen tıp dergilerinden Lancet’de yayınlanmasıydı. Yazıda “Hastalara tanı koyarken PCR testinin yeterli olmadığı, yüksek klinik şüphenin de tanısal değer taşıdığı; PCR testi güvenirliğinin yüksek olmadığı; Dünya Sağlık Örgütü tanı kodlama rehberinin uygulanması gerekliliği; Resmi hasta ve ölüm kayıtlarının artık ölüm verileri ile farklılık gösterdiği; Başka ülkelerin verilerine ulaşılabilirken, ülkemizin verilerini bilinemediği; Bilimsel araştırma yapmanın anayasal hak olduğu, etik kurulların tarafından onay verilmesinin uygun ve yeterli olması gerektiği…” vurgulandı ve “Bütün bu çabalara, dernek üyelerimizin çalıştığı farklı merkezlerde izledikleri hastaların verileriyle bilimsel araştırma makalesi ekleme girişimimize izin verilmemesi bilim dünyası açısından önemli bir kayıp olmuştur” denildi.
  • Yazı son zamanlarda alışıldık olduğu üzere, Türkiye’yi “ülke dışında küçük düşürücü ve art niyetli” bulunduğu suçlamalarıyla gözden düşürülmeye çalışıldı. Dernek yönetimi bu suçlamalar karşısında yaptığı açıklamada, “yazı, derneğimizin beş aydır yaptığı paylaşımların özetidir; bilime, bilimsel özgürlüğe, bilim insanlarına saygımızın gereğidir." dedi.
  • Basında, "Almanya başta olmak üzere, Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve İsviçre, Türk vatandaşlarına Avrupa turist vizesi ya da ziyaretçi vizesini tamamen durdurdu" haberleri yer aldı. Haberlerde vize için randevu dahi verilmezken, son iki haftada Almanya'ya dönenlerin arasında Kosova'dan sonra en yüksek Covid-19 vaka sayısı ise Türkiye'den oldu bilgisi yer aldı. Ertesi gün çıkan haberlerde ise "AB'nin bu yönde bir komisyon teklifinden haberdar olmadığı" söyleniyordu.

Dünya

  • Örnek gösterilen Güney Kore'de vaka sayıları yeniden artmaya başladı. Başkent Seul'de bir kilisedeki 4 bin 500 kişiden 313'ünde virüs tespit edildi. Kilise ibadete kapanıp mühürlendi. Ayine katılan herkese karantina zorunluluğu getirilirken Sarang Jeil Kilisesi'nin bulunduğu bölgede de sokağa çıkma kısıtlamaları devreye sokuldu. Başkent Seul'de de toplu etkinliklere katılım sayısı 50 kişiyle sınırlandırıldı.
  • Almanya, salgın nedeniyle dijital öğretime ağırlık verecek. Koronavirüs salgını ile mücadelenin öğrenim hakkının kısıtlanmasına yol açabileceği endişesi, Almanya’yı dijital öğretimin güçlendirilmesine yöneltiyor. Bu kapsamda öğrencilere ucuz internet, okullara hızlı internet ve her öğretmene dizüstü bilgisayar tedariği gündemde.
  • Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, Başkent Wellington’daki Yeni Zelanda Parlamentosu’nda düzenlediği basın toplantısında, yeni koronavirüs (Covid-19) kısıtlamalarının seçim kampanyalarını etkileyeceği ve bu nedenle muhalefet partilerinin de yaptıkları çağrıları değerlendirdiklerini belirterek, seçimlerin 4 hafta ertelendiğini söyledi.

Covid-19 üzerine daha fazlasını günü gününe izlemek için tıklayın.

Ne var, ne yok?

Adalar

  • Ulusal ve yerel basında, internet ortamında yayımlanmış ve sizin için derlenmiş Adalar haberleri için bakın. Haberler için haftalık bülteni beklemenize gerek yok. Her gün burada. (Haber akışına verdiği destek için Marjinal Porter Novelli’ye teşekkür ediyoruz.)
  • Elektrikli ulaşım araçları, Büyükada’nın ardından Heybeliada, Burgaz ve Kınalı’da da hizmet vermeye başladı. Büyükada’da uzun süren yol düzenlemeleri, araçların güvenliği için konulan ama yaya ve bisikletliler için tuzak haline gelen, yaralanmalı kazalara neden olan duba ve hız kesiciler yap bozla değiştirildi; öte yandan, önce tek gidiş, ardından gidiş geliş olarak planlanan seferler yine tek yönle sonuçlandı. Büyükada’da test edilen sistem, üç adada da aynı anda devreye girdi. Hemen hepsinde de tek yön olarak. Tek yön seferler, özellikle Adalar’da yaşayanlar için kullanım zorlukları yüzünden eleştirilere neden oluyor. Her şeye rağmen Adalıların büyük bölümü yeni ulaşım sisteminden memnun.
  • Günlük basında Adalar için sakin bir haftaydı. Fazla gündem oluşmadı. Adalar başlığı ile gündeme gelen haberlerden biri, Adalar’ın temiz havasıyla ilgiliydi. Haberde, Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından hazırlanan rapora yer veriliyordu. Rapora göre Türkiye’de son 4 yılda havası en temiz iller Rize, Artvin, Ardahan ve Tunceli olurken havası en kirli iller olarak Iğdır, Bursa, Düzce, Afyon, Kahramanmaraş ve Manisa sıralanmıştı. “İstanbul’da ise Sultangazi, Alibeyköy ve Kağıthane’nin hava kalitesi alarm verirken Kandilli, Büyükada ve Şile temiz havası ile kayıtlara geçti.” deniyordu. Elbette Büyükada’yı Adalar olarak okumak gerekiyor.
  • Geçtiğimiz Pazar (15 Ağustos) Ermenilerin Üzüm Bayramı olarak da bilinen Meryem Ana (Surp Asdvadzadzin ) yortu günüydü. Yortu Adalar’da bu kez Kınalıada Kınalıada Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nde kutlandı. Salgına bağlı mesafenin korunma kaygısı nedeniyle katılım geçtiğimiz yıllara göre düşük kaldı.
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Kültür Daire Başkanlığı ve Kültür AŞ’nin, Ağustos ayı boyunca kentin farklı noktalarında müzik, tiyatro gösterimleri ile birlikte festivaller ve özel etkinlikler düzenleyeceği haberi geçtiğimiz hafta basına yansıdı. Haberde İstanbul’un farklı noktalarına paralel olarak Adalar’da açık hava etkinlikleri, festivalleri yapılacağı duyuruluyordu. Büyükada’da Çınar Meydanı’nda İstanbul Kent Orkestrası ağustos ayı boyunca her Cumartesi Pazar sahne alıyor. Haberde 16 Ağustos Pazar günü ise Kınalıada’da Üzüm Bayramı nedeniyle Kınalıada Festivali organizasyonu yapılacağından da söz ediliyordu. Ama Festival gerçekleşmedi. Ermeni Patriklik sekretaryası adına basına yapılan açıklamada, Kınalıada’da “oluşabilecek kalabalık nedeniyle pandeminin yayılabilirlik ihtimali” ve “çevrenin sağlık ve esenliği” dikkate alınarak “söz konusu festivalin yapılmasını uygun bulunmadığı” duyuruldu. Ve ardından da festivalin iptal edildiği haberi geldi.
  • Geçen hafta Büyükada’da sahillerde yapılan çöp toplama organizasyonu, bu kez ormanlarda sürdü. Yine torbalarca çöp toplandı. Aya Yorgi çıkışında ağaçlara asılan ve aralarında maskelerin de bulunduğu atıklar toplandı. Ve yine bir arada ikinci kez “Utanın” yazıldı, yanına 2 eklenerek. Gökhan Karakaş’ın Milliyet’te takip hüviyetindeki haberinin başlığı bu kez “Utanmıyorlar!”
  • Salgın nedeniyle açık ve kapalı ortamlarda yapılan çok sayıda spor organizasyonu iptal edildi ama yelken yarışları hız kesmeksizin sürüyor. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen 2020 TAYK Trofesi, İstanbul'da, Prens Adaları Kupası ile 15 Ağustos’ta başladı. Trofe, 12 Aralık’a kadar devam edecek. 22 Ağustos Pazar günü yapılacak ikinci yarış etabı ise Burgaz Deniz Kulübü Kupası. Organizasyon TAYK ve Burgaz Deniz Kulübü işbirliğiyle düzenleniyor.
  • Sadece yaz aylarında değil her mevsim sevilerek tüketilen dondurmanın mekanları, bugünlerde gündemde. Gazeteler ve dergiler sık sık en sevilen dondurmacıların adreslerini veriyorlar. Adalar’ın dondurmacıları da sık sık basına haber oluyor, Türkiye ve İstanbul’un aranan dondurmacıları listesine En çok da Büyükada İskele Caddesindeki Roma Dondurma.
  • Bu haftanın izlenebilecek sanat etkinlikleri arasında; perşembeden pazara her akşam Arabacılar meydanında sinema, cumartesi pazar akşamları Büyükada Çınar meydanında İstanbul Kent Orkestrası konserleri, 22 Ağustos Cumartesi saat 18.30’da ise Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merezi’nde de Nino Varon ile müzik sohbeti, Burgaz Cennet bahçesinde 21 Ağustos Cuma akşamı başlayacak progresive müzik günlerinde saat 19.00’da “Nilipek." ve “Direc-t" konserleri, 22 Ağustos Cumartesi akşamı ise RETROBÜS konseri olacak.

Türkiye

  • Türkiye’de geçen haftanın en çok konuşulanı, Amerikan seçimlerinde Demokrat Parti adayı olarak yarışan Biden’in 7 ay önce Türkiye’de iktidar ve muhalefete ilişkin sarfettiği sözlerdi. İktidara yakın medyanın en çok sevdiği politik haber malzemesi, başta Amerika olmak üzere batılı ülke liderliklerinin Türkiye yönetimi ve liderliği üzerine kimi zaman darbecilikle, kimi zaman ekonomik kuşatma ile ilişkilendirilen demeçleri oluyor. Haberlerin gündeme getirilmesinde zamanın da bir önemi bulunmuyor. Uygun koşullar, manidar zamanlama aranıyor. Şimdi de böyle oldu.
  • Ruhban Okulu ve Fener Rum Patrikhanesi de iktidar yandaşları için “Batı’nın Türkiye karşıtlığının” kullanışlı malzemesi. Akla geldikçe, uysa da uymasa da kabilinden sıkça bu malzeme boca ediliyor ortaya. Ayasofya Müzesi’nin camiye dönüştürülmesine tepki gösterenlerden biri de, önceki dönem Ruhban Okulu metropoliti olan ve ardından ABD Başpiskoposluğu’na atanan Elpidophoros idi. Aydınlık gazetesinde Mehmet Perinçek uzun bir yazı kaleme aldı ve Elpidophoros’un tepkisini 23 Temmuz 2020 günü Beyaz Saray’da Trump ile yaptığı görüşmenin “gizli ayrıntıları” başlığı ile yeniden gündeme taşıdı: “Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığının tanınması, dini bir adımdan çok, Atlantik cephesinin Rusya’ya karşı bir hamlesiydi. ABD’nin Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bir kurumu, bizzat Türkiye’ye ve stratejik müttefiki Rusya’ya karşı kullanıyor olması, Ankara açısından uyarıcı olmalıdır.” sonuç cümleleriyle.

Dünya Mirası Adalar

Vesayeti konusunda dava sürecinin devam eden Tiraje Dikmen günlüklerinin müzayedede satışa çıkarılması ve ardından Büyükada'daki evi ile ilgili çeşitli spekülasyonların yapılmaya başlaması ile birlikte, çağdaş sanatın önemli ressamlarından Tiraje'nin mirasının neden sahipsiz bırakıldığı sorusu acil bir şekilde karşımızda duruyordu. 2014 yılında vefat eden Tiraje Dikmen'in sanatçı kimliğini, çağdaş sanata bıraktığı eserlerini ve bir Büyükadalı olarak, adaların değerleri üzerinde titreyen kişiliğini Nergis Abıyeva ile konuştuk. Dinleyin

Edebiyatta ve Anılarda Adalar

Çok zor şartlardı

Bak Ahmet bu lafımı yanlış anlama! Düzenimizi bozanların Allah belasını versin diyorum, başka da bir şey demiyorum. Bizi yurdumuzdan ettiler.

Çok zor şartlarda okudum. Okumak istiyorum, İstanbul'a okula gidiyorum, iyi bir talebeyim, annem akşamları vapur iskelesine gelip beni alıyordu. Eve giderken yolda tacize uğramayayım diye. Her akşam vapurdan eve gelene kadar laf atılıyordu, çok kötü Ahmet, çok kötü. Hatırlamak bile istemiyorum. Gitmemiz için her şey yapıldı. Siyasi iktidar bizi çok sıktı. Okuma hakkımıza sınırlama getirdiler. Çok zor şartlarda okuyorduk. Biliyorsun, önceleri farklıydı. Dostluk, komşuluk, arkadaşlık, kardeşlik, yardımlaşma. On yedi yaşımda adadan ayrılmak mecburiyetinde kaldım. Okumak istiyordum ama engeller fazlaydı. Hem düşünsene Ahmet bir kız çocuğu olarak yeni gelenlerin ve siyasilerin kötü baskılarına ne kadar dayanabilirdim?

Atina'ya gelince ikinci bir travma daha yaşadım. Buradaki insanlar içinde sanki veba mikrobuyduk. İki arada bir derede kaldık. Orada hiç olmazsa siz vardınız ama sıkıntılarımızı size bile söylemeye çekiniyorduk. Burada devlet buyurun diyor, insanlar kapıyı kapatıyor.  Düşün artık sen bizim halimizi. Buradan başka yere gidemeyeceğimize göre katlanmaktan başka çaremiz yoktu. Direnmeyi öğrendik. Direndik ve kaldık, kök tuttu burada.

Atina’daki Büyükada – Ahmet Tanrıverdi, Adalı Yayınları, s. 49, 2007 Haziran

Göze - Kulağa - Kağıda - Mideye

Bu haftanın müzik ve kitap önerileri Rûhî Ayangil’den (Burgazada)

  • Kitap: Henüz Yolcuyum - Sohrap Sepehrî (Özyaşam öyküsü). Çeviren: Damla Anar, Meda Kitap
  • Müzik: Sedat Anar Santur Albümü, "Suyun Ayak Sesi".

Bu haftanın yeni Netflix film önerisi Margarit Biton / Magi (Burgazada)

Selin Kutucular (Büyükada) her hafta yemek tariflerine devam ediyor. Afiyet olsun.

ŞEFTALİLİ TART

Tart hamuru için: 2 su bardağı un, 1 paket vanilya, 1 yumurta, 4 çorba kaşığı buzdolabından çıkmış küçük parçalara bölünmüş tereyağı, 5 çorba kaşığı toz şeker, 1 tutam tuz

Tüm malzemeyi yoğurun ve 30 dakika buzdolabında bekletin. Tabanı 23 cm olan tart kalıbınızı yağlayın ve hafifçe unlayın. Hamuru kalıba yerleştirin ve kabarmaması için çatalla delin. 175 derecedeki fırında 10 dakika pişirin.

İç malzemesi için: 1 kg olgun şeftali, 1 paket vanilya, 2 yumurta, 2 silme çorba kaşığı toz şeker, 5 çorba kaşuğı toz badem, 5 çorba kaşığı file badem, 1/2 su bardağı kayısı reçeli, Pudra şekeri

Şeftalileri yıkayın, çekirdeklerini çıkartıp ay ay doğrayın.  İki yumurtayı çırpın, vanilyayı ve toz şekeri ekleyin. Toz bademi ilave edin. Bademli karışımı 10 dakika pişirdiğiniz tartın üzerine yayın. Şeftalileri düzenli bir şekilde üzerine dizin. Bir fırça yardımıyla şeftalilerin üzerine kayısı reçeli sürün. File bademle süsleyin. Fırının en alt rafında 45 dakika pişirin. Soğuyunca dilerseniz üzerine pudra şeker serpiştirin.

Anastasia Aslanoğlu (Burgazada) haftanın lezzetlerine, Rum mutfağından seçtikleriyle katılıyor. Yayamın Mutfağından

BALLI SUSAMLI FETA SAGANAKİ

Malzemeler: 2 dilim sert yağlı beyaz peynir (çok kalın kesilmiş olmamalı), 2 adet milföy hamuru, Un, Susam / çörek otu  (kullanmadan önce tavada biraz kavurursanız kokusu belirginleşir) , 1 yumurtanın beyazı

Beyaz peynir dilimlerini kestikten sonra, önce çok soğuk suya koyup şoklayın sonra dört bir tarafından iyice una bulayıp silkeleyin ve kenara bırakın. Milföy hamurlarının her birini merdane yardımı ile peynirin sığacağı kadar açın. Peyniri içine yerleştirin paket yapın kenarlarını da yumurta akı sürerek yapıştırın. 1-2 saat buzlukta bekletin. Sonra çözünmelerini beklemeden fetaları iyice kızdırdığınız yağa  (bu önemli çünkü kızgın yağ çıtır olmasını sağlar) atın. İki tarafı kızarınca (altın sarısı olmalı) kağıt serilmiş tabağa alın fazla yağı gitsin. Kağıtları çıkarın üstüne bal gezdirin sonra da kavrulmuş çörek otu ve susamı serpiştirin.

(Tarifi videodan izlemek için tıklayın)

Gülmek hakkımız

Korona günleri kasvetli günler. Henüz çıkabilmiş değiliz o havadan. Mizah en önemli ilacımız. Yüzümüzden gülümseme eksik olmasın.

mizah-0Mizah

mizah-1 mizah-2 mizah-3
mizah-4 mizah-5 mizah-6
mizah-7 mizah-8 mizah-9
mizah-10 mizah-11 mizah-12
mizah-13 mizah-14 mizah-15
mizah-16 mizah-17 mizah-18

Bu haftanın objektiflerine takılanlar

Bu alana her hafta bize ulaşan fotoğrafları koyuyoruz.  Siz de fotoğraflayın, mümkünse nerede çekildiğini yazın ve This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresine yollayın. Fotoğraflarınız haftalık olarak görüntüleneceği gibi, sonrasında da müze arşivinde saklanacak ve değerlendirilecek.

galeri-0

galeri-1 galeri-2 galeri-3

galeri-4

Son değişiklik Çarşamba, 19 Ağustos 2020 14:22
Yorum yapmak için oturum açın