KORUNAda Bültenleri

KORUNAda Bültenleri

Adalar C-19 Danışma Kurulu editörlüğünde hazırlanmakta ve Adalı Dergisi tarafından desteklenmektedir.

İstanbul başta büyük şehirlerde vaka sayılarında gözlenen tırmanış sonucu, sağlıkla birlikte eğitim sorunu da büyüyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın aldığı kararlar tartışılıyor. Uzaktan eğitim alacak olan geniş bir öğrenci kesiminin yeterli teknik donanıma sahip olmadığı gerçeği, önümüzde çözülmesi gereken büyük sorunlar olduğuna işaret ediyor. Yaz boyunca bu konuda ne hazırlık yaptığı merak edilen kamu yönetiminin, önümüzdeki süreci nasıl yöneteceği merak ve kaygıyla izleniyor. Sivil toplum, meslek kuruluşları ve yerel yönetimler sağlıkta olduğu gibi eğitimde de işbirliğinden uzak tutuluyor.
Pandemi ülkemizde İstanbul merkezli başladı. Yaz aylarında merkez İç ve Güneydoğu Anadolu’ya kaydı. Ağustos sonundan itibaren Ankara öne çıktı. Şimdi dikkatler yeniden İstanbul’da. Son bir hafta içinde İstanbul’daki hastanelerde pandemi kaynaklı yatışlarda %20-25 artışlar olduğuna ilişkin duyumlar alıyoruz. Tatil dönemi bitti. Covid-19 şehre, İstanbul’a yeniden dönüyor. Korkulan olmasın. Mülki idare - yerel yönetim - sivil toplum, hiç değilse bu konuda el ele verelim.
Bugünlerde toplum sağlığı her şeyden daha önemli. Adalar sağlık altyapısı açısından İstanbul’un en fakir ilçesi. 100 yıl önce Adalar’ın üçünde tam teşekküllü sanatoryum varken, bugün sadece Büyükada’da, taşıma hekimlikle yürütülen eksik gedik bir hastanemiz var. Bu ayıbı daha fazla taşımayalım. Heybeliada sanatoryumu sağlığımızdan ve geleceğimizden koparılmasın.
Adalar’da aile hekimlikleri 65+ ve kronik hastalığı bulunanlara zatürre aşısı yapıyor. Randevu aldınız mı? Aşı olmayı ihmal etmeyin. İçinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle risk büyük.
Salgının etkisini yaz aylarında yitirmesi bekleniyordu. Öyle olmadı. Şimdi yaz dönemi sonuna, grip sezonuna adım atıyoruz. Yaz döneminde azalması beklenen vaka sayısı, nisan-mayıs aylarındaki ilk pik noktasına doğru ilerliyor. Eylül ile birlikte risk daha da büyüyecek. Pandemi hastaneleri ve sağlık ordusu yorgun. İşimiz başlangıca göre daha da zor. Her şey bize bağlı. Dikkati ve önlemleri elden bırakmayalım.
İstanbul’da metrekare başına en düşük nüfus yoğunluğu veren ilçelerin ilk sıralarında Adalar geliyor. Bu yoğunluk sonbahar ile birlikte iyice azalıyor. Adalar öte yandan İstanbul’un ve Türkiye’nin en temiz havasına sahip ilçeleri arasında. Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından yapılan son dört yılın ölçümleri bu gerçeği geçtiğimiz hafta basına taşıdı. Adalarımızın kıymetini bilelim. Şansımızı ve mesafemizi zorlamayalım.
Pandemi koşullarına rağmen Kurban Bayramı’nda tarihin en yüksek düzeyine çıkan Adalar’a günübirlikçi ziyaretçi akışının sonuçları görülmeye başlandı. Covid-19 şüphesiyle takibe alınan, aralarında yüksek temaslı işyerleri - dağıtım noktalarında çalışan görevlilerin de bulunduğu vaka haberleri geliyor. Adalar C-19 Danışma Kurulu, mesafeyi korumanın mümkün olmadığı açık-kapalı tüm ortamlardan bugünlerde uzak durmayı tavsiye ediyor.
Adalar C-19 Danışma Kurulu, "Ülkenin her yanından gelen yüksek günlük vaka sayıları, hastanelerde ve yoğun bakımlarda yer kalmadığı haberleri sağlık sistemimizin limitlerine yaklaştığını gösteriyor. Bu günlerde COVID-19 olmak iyi fikir değil. Sosyal mesafeye uymalıyız, özellikle kapalı ortamlarda maskemizi uygun şekilde takmalıyız" açıklamasını yaptı.
Adalar C-19 Danışma Kurulu, Adalar’ın sağlık altyapısının iyileştirilmesini bir numaralı öncelik olarak gördüğünü açıkladı. Sonbahar-kış dönemini Adalar’da geçirmek isteyenlerin sayısında artış beklendiği dile getirilen açıklamada “Bu yeni durumda kalıcı nüfusu artabilecek olan Adalar’ın sağlık altyapısının iyileştirilmesi, hiç değilse aile hekimliklerinin hem sayıca ve hem de ekipman-malzeme açısından takviye edilmesi Danışma Kurulumuz tarafından bir numaralı öncelik olarak belirleniyor.” denildi.
Geçtiğimiz hafta yaşanan Heybeliada yangını da gösterdi ki, Adalarımızda afet koşullarında bile devlet kurumları ile yerel kurumlar arasında işbirliği ve koordinasyon yok. Merkezi yönetim organları ile yerel yönetim ve Adalılar arasında giderek açılan mesafe kaosu doğuruyor. Orman yangınına müdahaleden, orman alanlarının kiralanmasına, Yassıada örneğinden Büyükada’daki 100 metrelik bir sahil şeridinin bile İBB ve yerel belediye yetki bütününden koparılıp Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün tepeden inme hazırladığı 1/5000 ve 1/1000’lik plan değişikliği ile hiç de kamu yararı olmayan bir şekilde iskele-heliport amaçlı doldurulmasına, ulaşım araçlarından bireysel akülülere kadar bir dizi alanda yaşananlar, en küçük soruna bile ortaklaşa çözüm bulmayı olanaksız hale getiriyor. Gördük ki, pandemi koşulları sorunları daha da ağırlaştırıyor. Halbuki hep birlikte olursak, birbirimizi dinlemeye ve anlamaya çalışırsak korunacak, yaşam alanımız olan çevreyi de koruyacağız.
Adalar, eski yaz günlerine döndü. Temmuz ayının ilk cumartesi akşamı, hemen tüm adalarda, lokantalar, marketler, sahilller tıka basa görüntü verdi. Korunması gereken mesafeler zaman zaman kayboldu. Sokağa ve kıyıya taşmalar da geçen yılları hatırlattı. Esnafın bir bölümünde, “zaten kaç cumartesimiz var ki” düşüncesi hakimdi. Ama iyi örnekler de az değildi.