Ada konulu Adalar Dergisi makaleleri - Adalı Dergisi
Ağaçlar ayakta ölür sözü ne kadar da doğrudur... Tarihi yüzyıllara dayanan çınar ağaçları, dallarının altında nice medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Bozcaada’nın film platosu olarak kullanılmasından sonra turizm alanında büyük gelişme kaydettiğini düşünürsek, belki Marmara da bu şekilde makûs talihini yener ve içinde bulunduğu kısır döngüden sıyrılır.
Kültürel Mirası Koruma Derneği Proje Koordinatörü Arkeolog Mustafa Akçaöz ile Söyleşi
Çocukluğumun Marmara Adası’na dair hatırladığım sahnelerden birisi de 5 yaşındayken evimizin hemen arkasında yükselen dağın yamaçlarına tüm okul öğrencileri ile ağaç dikmemizdir. Geçtiğimiz günlerde ise o ağaçların büyük bir bölümü yandı...
Zamana ve doğanın yıpratıcı koşullarına direnebilen çok az sayıda ev kaldı Marmara Adası’nda. Tarihi eser statüsüne alınıp restore edilebilen yapıların sayısı ise parmakla sayılabilecek kadar az.
Yunan adası Leros’ta 2. kez yapılan ve AB sefirinin de katıldığı barış etkinlikleri üç gün sürdü. Defne Derneği Başkanı Yalım Eralp, bu yılki etkinliği, “Önceki etkinliklerden farklı katılımlarla, zengin bir barış buluşması oldu” diyerek değerlendirdi.
İstanbul’a döndükleri gün okulda kahramanlar gibi karşılanan genç Turgutlar amaçladıkları gibi Okulun ismini çok iyi bir şekilde duyurmuş, üniformasını giymenin haklı gururunu yaşamışlardı.
2. Barış Buluşması için geri sayım: Leros adasında 12-14 Temmuz tarihlerinde yapılacak görkemli kutlamaların ana teması "Barış ve Sağlık"
Oral Çalışlar’ın yazısı ve dergimize gönderdiği fotoğrafları incelerken, Unesco Dünya mirası listesindeki Robben Adası ile Yassıada’nın karşılaştırmalı öyküsünü çıkarmak geldi aklımıza. Buyurun.
Öğrendiğim en önemli şey, çözüm konusunda umudu yitirmemek. Çözüm sırasında uzlaşma adımları atarken, barışa ulaşırken, gösterilen "ihanet", "sattınız" gibi suçlamalara kulak tıkamak. Bir gün önce yapılan barışın, bir insanın bile ölümden kurtulmasına hizmet edebilmesinin öneminin, bilincinde olmak.